Gel Habibim Sana Aşık Olmuşam, Cümle Halkı Sana Bende Kılmışam!

I – Türk Tasavvuf Edebiyatı Açısından Mevlid’e Yaklaşıldığında Göze Çarpan En Mühim Özellik Aşktır. Bu Eser Allah Ve Rasülullah Aşkı Üzerinde Bina Edilmiştir Denilebilir. Süleyman Çelebi, Allah’ın, Peygamberimize, “Habibim: Sevgilim” Diye Seslendiğini Ve Ona Aşık Olduğunu Bir Mısrada İfade Edebilecek Kadar Büyük Bir Sanatkardır: Gel Habibim Sana Aşık Olmuşam.. Cümle Halkı Sana Bende Kılmışam
İLAHÎ AŞK
Mevlid’de pekçok tasavvufi ıstılah kullanılmıştır. Bunların başlıcaları şunlardır: Hayret, müştak, erbab-ı dil, eshab-ı dil, irfan, dert, çeşm-i evliya, raks, tefekkür, kurbiyet, vuslat, zikir, şükür, gözyaşı, firkat, dergah, sohbet, sakî, marifet, didar, gönül, hasret, keramet, sıdk, ilm-i ledün,,, Biz burada sadece aşk konusunu ele almak istiyoruz.
Türk tasavvuf edebiyatı açısından Mevlid’e yaklaşıldığında göze çarpan en mühim özellik aşktır. Bu eser Allah ve Rasülullah aşkı üzerinde bina edilmiştir denilebilir.
Aşk kelimesi ilk dönem süfîlerince pek kullanılmamıştır. Bu kelimenin yerine daha çok mahabbet terimini kullanmışlardır. Zamanla, Kur’an-ı Kerim’de de ifade edilen “…Allah’ın kullarını, kulların da Allah’ı sevmesi” (bk. Maide, 5/54) yanında kulun Allah’a Allah’ın da kula aşık olması ifadeleri kullanılmaya başlanmıştır. Bunun en güzel örneklerini Mevlid’de buluyoruz. Süleyman Çelebi, Allah’ın, Peygamberimize, “habibim: sevgilim” diye seslendiğini ve ona aşık olduğunu bir mısrada ifade edebilecek kadar büyük bir sanatkardır:
Gel habibim sana aşık olmuşam
Cümle halkı sana bende kılmışam
Vesiletü’n-Necat’a göre kişiyi Allah’a, maşuk ve mahbuba ulaştıran kuvvetin adı aşktır:
Kimde kim aşkın nişanı vardurur
Akıbet maşuka anı irgürü (2)

Mevlid’in yazarı son Peygambere aşık olmayanları “şaki” olarak nitelemektedir:
Bunda malum olur anun aşıkı
Ana aşık olmayanlar ha şakı
Yaradanından, ümmeti için cennet isteyen Peygamberimizin Allah Tealadan aldığı cevap Süleyman Çelebi’nin dilinde şu şekli alacaktır:
Ya habibim nedir ol kim diledin
Bir avuç toprağa minnet m’eyledin
Ben sana aşık olunca ey şerif
Senin olmaz mı du alem ey latif (3)

Şüphesiz Allah’ı sevebilmenin yolu Rasûlullah’ı sevmekten geçiyordu. Çünkü Kur’an-ı Kerim’in ifadesine göre Allah’ı sevmek ve O’nun tarafından sevilmenin tek yolu son Peygamber’e uymak ve tabi olmaktır. Tasavvufi hayatta da fena fi’r-rasülün neticesinde fena fillah vardır. Tasavvufi edebiyatta Hz. Peygamber Allah’ın aynası “Allah’ın aynası” gibi düşünülür. O aynaya bakan Yüce yaratıcıyı görür, O’nun cemalini müşahede eder
Zatıma mir’at edindim zatını
Bile yazdım adım île adını (4)

Dipnotlar: (1) M. Tayyib OKİÇ, Çeşitli Dillerde Mevlidler ve Süleyman Çelebi Mevlidinin Tercemeleri, AÜIİFD, l, 18 (Erzurum, 1976)
(2) Bir başka şair şöyle diyor:
Aşktır vasıta-ı vuslal-ı yar
Aşktır rabıta-ı kurb-i nigar
(3) Bu ifade Yunus’un şu mısralarını hatırlatmaktadır:
Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle bir kaç huri
İsteyene ver anları
Bana seni gerek seni
(4) Daha sonra Hüdayî şöyle diyecektir:
Ayinedir bu alem her şey Hakk ile kaim
Mir’at-ı Muhammedden Allah görünür daim.
Kaynak: Allah ve Rasulullah Aşkı, Prof. Dr. Mustafa Kara, 1989 – Ekim, Sayı: 044, Sayfa: 017
Kaynak: http://dergi.altinoluk.com/index.php?sayfa=yillar&MakaleNo=d044s017m1


(Ayet) Gökleri ve Yeri yaratmış olan Allahın kendilerinin mislini yaratmağa kadir olduğunu görmedilerde mi? Kendileri için de bir ecel ta’yin etmiş onda hiç şüphe yok? Fakat zalimlerin gâvurluktan başkasına baktıkları yok
İsra Suresi
99. Gökleri ve Yeri yaratmış olan Allahın kendilerinin mislini yaratmağa kadir olduğunu görmedilerde mi? Kendileri için de bir ecel ta’yin etmiş onda hiç şüphe yok? Fakat zalimlerin gâvurluktan başkasına baktıkları yok


(Ayet) Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.
Vakia Suresi;
(60-61) Ölümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın