I – Allah Dostlarının Huzurunda Durmak 150 Sene İbadetten Dahamı Hayırldır? Bu Gibi Sözler Kesinlikle İlmi Kitaplara Alınmamalıdır. Çünkü İlim Erbabı Haklı Olarak Yüz Yıllık Ve İhlasla Kılınan Namazdan Daha Efdal Sayılan Bir Şey İçin Ayet Ve Hadisten Delil İsteyecektir. Bu Konuda İse Ayet Ve Hadisten Bir Delil Mevcut Değildir.
ALLAH DOSTUNUN HUZURUNDA BULUNMAK
Efendi Hazretlerini görmeye gelen kalabalığa orada bulunan bir hocaefendi şöyle sesleniyor: “Allah dostunun huzurunda bir an bulunmak 150 yıl ihlasla kılınan namazdan daha efdaldir.”
Bu sözün aslını ve ne için nakledildiğini söylemeden önce şunu belirtmek isteriz. Bu gibi sözler kesinlikle ilmi kitaplara alınmamalıdır. Çünkü ilim erbabı haklı olarak yüz yıllık ve ihlasla kılınan namazdan daha efdal sayılan bir şey için ayet ve hadisten delil isteyecektir. Bu konuda ise ayet ve hadisten bir delil mevcut değildir.
Bu söz ne için ve nasıl söylenmiştir:
Bu sözün aslı Mesnevi’de şöyle geçmektedir. “yek zamani sohbeti ba evliya bihter ez sadsal ibadet bi riya”
Manası şöyledir: Allah dostunun sohbetinde bir zaman bulunmak, yüz yıl riyasız ibadetten daha iyidir”
Kaynak: http://www.ihvanlar.net/2015/01/05/tarikattaki-bazi-soylemlere-dikkat-etmek-gerekiyor/
II – …Bu Açıdan Söylenmiş Bir Sözdür. Yoksa İbadetin Sevabıyla Kıyaslanıp, Allah Dostunun Huzurunda Beklemeyi Daha Büyük Bir İbadet Sayan Bir Söz Değildir. Ayrıca Bu Bir Ayet Veya Hadis Değildir. Bu Söze Bir Ayetmiş Gibi İtikat Etmemek Gerekir. İnsanları Da Böyle Yönlendirmemek Gerekir.
Peki bu söz ne manaya gelmektedir?
Mevla’nın mesnevisinde namaz değil ibadet olarak geçiyor. Bu mana, tevile daha uygundur. Çünkü “ibadetin” karşılığı daha geniş bir saha olmakla birlikte namaz hususi bir ibadettir.
Bu sebeple “yüz yıl namaz kılmaktan efdaldir” sözü yanlış bir ifade olabilir.
Mevlana Hazretleri muhtemelen burada ibadet derken de zikretmeyi kasdetmiştir. Çünkü Kur’an-ı kerimde bir çok yerde Allah’ın zikredilmesi emredilmiştir. Biz Mevlana’nın sözünden yola çıkarak cevap vereceğiz:
Bu söz ibadet ile Allah dostunun huzurunda bulunmayı kıyaslamamaktadır. Yani Allah dostunun huzurunda bulunmayı bir ibadet olarak yansıtmamaktadır. Bu sözde ruhsal olgunluğa işaret vardır. Şöyle ki:
Bir insanın çektiği zikirler elbette onun sevap hanesine yazılacaktır. Ancak tasavvufun amacı olan ruhsal olgunluk ve nefis terbiyesi çok farklı bir durumdur.
Kişi yüz yıl zikir çekse lakin an itibariyle yaptıklarını beğense, ameline güvense veya ihlasla yaptığı bu ibadetleri bir kimseye anlatıp riya yapmış olsa zikirlerinden bir şey alamayacaktır. Ki, kuru zikir sahibine çok da fayda vermemektedir.
Allah dostunun sohbetinde olmak, onların sözünü dinlemek ise Allah ile beraber olanla beraber olmaktır. Bu sebeple ruhani olgunluğa kavuşturan bir an duruş, yüz yıllık zikirden iyi olabilir.
Bu açıdan söylenmiş bir sözdür. Yoksa ibadetin sevabıyla kıyaslanıp, Allah dostunun huzurunda beklemeyi daha büyük bir ibadet sayan bir söz değildir.
Ayrıca bu bir ayet veya hadis değildir. Bu söze bir ayetmiş gibi itikat etmemek gerekir. İnsanları da böyle yönlendirmemek gerekir.
Kaynak: http://www.ihvanlar.net/2015/01/05/tarikattaki-bazi-soylemlere-dikkat-etmek-gerekiyor/
III – Söylense Bile Şerh Üzerine Şerh İsteyen Bir Sözü, Alim Cahil/Avam Herkese Açık Bir Alanda Ve Ayetleri Bile Kendi Arzularına Göre Yorumlayan Sapkınların, Mutasavvıflar Aleyhine Fırsat Kolladığı Bu Ortamda Zikredilmesi Hiç De Uygun Değildir
SÖYLENMEMELİ
Söylense bile şerh üzerine şerh isteyen bir sözü, alim cahil – avam herkese açık bir alanda ve ayetleri bile kendi arzularına göre yorumlayan sapkınların, mutasavvıflar aleyhine fırsat kolladığı bu ortamda zikredilmesi hiç de uygun değildir. Tasavvuf düşmanlarını geçtik bu sözün hakikatini anlamayan insanların ve müritlerin bile yanlış itikada düşmesi ihtimaldir.
Bu söz söylendiği zaman müride bir şey kazandırmaz, söylenmediği zaman bir şey kaybettirmez. Her hâlükârda söylenmesi ve bir kitapta zikredilmesi uygun değildir.
Şöyle bir takdim yapılsaydı daha güzel olurdu: “Şimdi Allahu Teala’nın bir dostu geliyor. Sükunet ve vakar ile, bize yakışan edep ile bekleyelim”
Böyle olsaydı elbette çok daha makbul olurdu.
Kaynak: http://www.ihvanlar.net/2015/01/05/tarikattaki-bazi-soylemlere-dikkat-etmek-gerekiyor/
(Ayet) Allah’ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar
Bakara:
174. Allah’ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
175. İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)
176. Bu (azab) da, Allah’ın, Kitab’ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkâr etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise derin bir ayrılık içindedirler.