I – İmam-ı Rabbani (ks.) Şöyle Buyurur: “Herhangi Bir Kimsenin, Bu Badata Muhabbeti Olduğu Zaman, Kalbinde Dağlar Gibi Zulmet Varsa Bile Hiç Korkmayın, Ondan Onun Akıbeti (Sonu) İyi Olacaktır. O Sadatın Muhabbeti, Onun Akıbetini İyi Neticelendirecektir. Eğer Kişide Bu Sadat’ın Muhabbeti Yoksa/ Veyahut Da -Neuzibillah- Bilakis Onlara Münkirse, (Onları İnkar Ediyorsa) Onun Kalbinde Dağlar Gibi Nurlar Olsa Da Ondan Korkun. Onun Sonu Tehlikelidir
.
I – İmam-ı Rabbani (ks.) Şöyle Buyurur: “Herhangi Bir Kimsenin, Bu Badata Muhabbeti Olduğu Zaman, Kalbinde Dağlar Gibi Zulmet Varsa Bile Hiç Korkmayın, Ondan Onun Akıbeti (Sonu) İyi Olacaktır. O Sadatın Muhabbeti, Onun Akıbetini İyi Neticelendirecektir. Eğer Kişide Bu Sadat’ın Muhabbeti Yoksa/ Veyahut Da -Neuzibillah- Bilakis Onlara Münkirse, (Onları İnkar Ediyorsa) Onun Kalbinde Dağlar Gibi Nurlar Olsa Da Ondan Korkun. Onun Sonu Tehlikelidir
Sadat-ı Kiram’ı bize nasip ettiğinden dolayı, ALLAH-u Zülcelâl’e karşı çok borçluyuz. Sadat-ı Kiram -eğer hakiki olarak birbirlerinden izin almışlarsa- izinli olan Sadat’ın her biri, zincirin halkaları gibidir. Zincirin halkaları vardır ve Şunlar birbirine geçmiştir. En sonda olan halkayı çektiğimiz zaman, bütün zincir bize doğru gelecektir, insan Sadatı sevdiği zaman, hayattaki Sadat’a (Sevda) muhabbet beslediği zaman, direk ALLAH’ın muhabbetini kazanmış olur. Çünkü, hayatta olan Sadat, zincirin son halkasıdır. Diğer Sadat-ı Kiram da son halkaya bağlanmış durumda olan zincirin di-ğer halkalarıdır. Bu zincir, Ebu Bekir Sıddik (ra)’dan, Hz.Peygamber (asv)’a ondan Cebrail’e (as). Cebrail’den de Âllah-u Zülcelâl’e kadar, halkalar şeklinde uzanır.
İnsan, Sadat-ı Kirama muhabbet beslediğinde, zincirleme şeklinde, bir saniyede ALLAH’ın muhabbeti insana gelir. Kişinin içinde bir ferahlık, bir huzur oluşur. Sanki dünya, ahiret cennet onun olmuştur. Nasıl son halkayı çektiğimiz zaman, bütün zincir, geliyorsa, biz de hayatta olan Sadat’ı (beyda) sevdiğimiz zaman, bu sevgimiz, zinciri harekete ge-çirerek, kişiye ALLAH muhabbeti getirir. Bu fırsat elimizdeyken, onu değerlendirmeli, kıymetini bilmeliyiz. Sadat’in muhabbeti, kalbimizden biraz eksildiği zaman. ALLAH’a olan muhabbetimiz de eksilir. Hiç kimse buna karşı çıkmamalıdır. Çünkü bu, çok tecrübe edilmiştir.
İmam-ı Rabbani (ks.) şöyle buyurur: “Herhangi bir kimsenin, bu badat a muhabbeti olduğu zaman, kalbinde dağlar gıdı zulmet varsa bile hiç korkmayın, ondan onun akıbeti (sonu) iyi olacaktır. O Sadatın muhabbeti, onun akıbetini iyi neticelendirecektir. Eğer kişide bu Sadat’ın muhabbeti yoksa/ veyahut da -neuzibillah- bilakis onlara münkirse, (onları inkar ediyorsa onun kalbinde dağlar gibi nurlar olsa da ondan korkun. Onun sonu tehlikelidir.”
Kaynak: Sohbetler 3 – Şeyh Muhammed Konyevi (S.161-162)