Yeminle Söylüyorum Gece Veya Gündüz Bir An Bile Allah Rasûlünden Perdelenmiş Olsam Kendimi Müslümanlardan Saymam. Eğer Rasûlullah (s.a.v) Bir Göz Açıp Kapayıncaya Kadar Bizden Uzak Olsa, Yani Görünmese, Kendimizi Müslümanlar Zümresinden Saymazdık

I – Efendim Eş-Şeyh Ebû’l-Abbâs el-Mursî “İçinizde, Rasûlullaha (s.a) Verdiğinde Selâmının Allah Rasûlü Tarafından Alındığını Bizzat Kulağıyla Duyan Var Mı?” Diye Soruyordu. Aramızda Böyle Biri Yoktur, Dediklerinde: Allah Ve Peygamberinden Perdelenmiş Gönüller İçin Göz Yaşı Dökünüz, Deyip Ekliyordu: Yeminle Söylüyorum Gece Veya Gündüz Bir An Bile Allah Rasûlünden Perdelenmiş Olsam Kendimi Müslümanlardan Saymam!

II – Eğer Rasûlullah (s.a.v) Bir Göz Açıp Kapayıncaya Kadar Bizden Uzak Olsa, Yani Görünmese, Kendimizi Müslümanlar Zümresinden Saymazdık

.

I – Efendim Eş-Şeyh Ebû’l-Abbâs el-Mursî “İçinizde, Rasûlullaha (s.a) Verdiğinde Selâmının Allah Rasûlü Tarafından Alındığını Bizzat Kulağıyla Duyan Var Mı?” Diye Soruyordu. Aramızda Böyle Biri Yoktur, Dediklerinde: Allah Ve Peygamberinden Perdelenmiş Gönüller İçin Göz Yaşı Dökünüz, Deyip Ekliyordu: Yeminle Söylüyorum Gece Veya Gündüz Bir An Bile Allah Rasûlünden Perdelenmiş Olsam Kendimi Müslümanlardan Saymam!
Yüz Kırk Bin Dokuz Yüz Doksan Dokuz Makam
Efendim eş-Şeyh Ebû’l-Abbâs el-Mursî -rahimehullah-bağlılarına (ashap):
-İçinizde, Rasûlullaha -sallallahü aleyhi ve sellem-selâm verdiğinde selâmının Allah Rasûlü tarafından alındığını bizzat kulağıyla duyan var mı? diye soruyordu. Aramızda böyle biri yoktur, dediklerinde:
-Allah ve peygamberinden perdelenmiş gönüller için göz yaşı dökünüz, deyip ekliyordu:
-Yeminle söylüyorum gece veya gündüz bir an bile Allah Rasûlünden perdelenmiş olsam kendimi Müslümanlardan saymam!
Ben burada şu noktaya dikkat çekmek istiyorum: Tasavvuf yoluna girmiş bir dervişle Rasûlullahtan doğrudan alan (direkt irtibat kuran), onun selâmına mukabelede bulunduğunu bizzat duyan kişinin makamı arasında 140.999 (yüz kırk bin dokuz yüz doksan dokuz) makam vardır. Allah Rasûlü ile doğrudan bağlantı kurduğunu iddia eden kişiden bu makamları tek tek tavsif etmesini isteriz, bilmediğim tespit edersek davasında yalancı olduğunu söyleriz.
Efendim Ali el-Marsafî -rahimehullah- hayatta iken bir grup bu makamda bulunduklarını iddia etmişlerdi. Efendim onları huzuruna getirtir. Gelirler.
Kendilerine, «Amacım, sizlerden, Allah Teâlâ’nın sizlere tahsis kıldığını söylediğiniz bazı makamlarla ilgili düşüncelerinizi dinlemek» der.
Hiçbiri ağzını açıp bir tek lâf söyleyemez. Bunun üzerine Efendim kendilerini azarlayıp huzurundan kovar. Bu grup bundan sonra çok kötü bir şekilde öldüler. Böyle bir duruma düşmekten Allah’a sığınırız.
Aman kardeşim ulaşamadığın makamlardan dem vurma sonra onlardan mahrum bırakılmakla cezalandırılırsın.
Kaynak: Gerçek Şeyhler Ve Sahteleri – İmam-ı Şarani, Bedir yay., İst-1997 (S.249)

.

II – Eğer Rasûlullah (s.a.v) Bir Göz Açıp Kapayıncaya Kadar Bizden Uzak Olsa, Yani Görünmese, Kendimizi Müslümanlar Zümresinden Saymazdık
Peygamberimiz (s.a.v) devam-ı müşahedesine sebep olan haslet budur. Zira fena fiş-şeyh olmak, Resûlüllah’da (s.a.v) fani olmaya ve neticede fena fillâha ulaşmaya vesiledir. Bu sebepten bazı Evliyaullah demiştir ki: “Eğer Rasûlullah (s.a.v) bir göz açıp kapayıncaya kadar bizden uzak olsa, yani görünmese, kendimizi Müslümanlar zümresinden saymazdık.”
Ne kadar manalı bir söz! Resûlüllah (s.a.v) her yerde ve her zaman mana gözünün önünden ayırmamalı ve onun en ufak bir sünnetini de ihmal etmemelidir. İşte o zaman Müslümanlığın ne demek olduğu anlaşılır ve lezzetine doyum olmaz. Vesselâm.
Kaynak: http://www.hizirbey.com/?aType=haber&ArticleID=84

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın