Onun Her Yapdığını, Her Söylediğini, Yanlış Görünse Bile, Doğru Ve İyi Bilmelidir. O Herşeyi İlhâm İle Ve İzn İle Yapar. Bunun İçin, Hiçbir İşine, Birşey Söylenemez. İlhâmında Hatâ Olsa Bile, İlhâmda Yanılmak, İctihâdda Yanılmak Gibidir. Ayblamak Ve Karşı Gelmek Câiz Olmaz. Bu Yolda Vâsıta Olanı Seven Bir Kimseye, Onun Her Yapdığı Ve Her Sözü Sevgili Gelir

I – O Herşeyi İlhâm İle Ve İzn İle Yapar. Bunun İçin, Hiçbir İşine, Birşey Söylenemez. İlhâmında Hatâ Olsa Bile, İlhâmda Yanılmak, İctihâdda Yanılmak Gibidir. Ayblamak Ve Karşı Gelmek Câiz Olmaz. Bu Yolda Vâsıta Olanı Seven Bir Kimseye, Onun Her Yapdığı Ve Her Sözü Sevgili Gelir. Ona Karşılık Vermenin Yeri Olmaz.

II – Onun Her Yapdığını, Her Söylediğini, Yanlış Görünse Bile, Doğru Ve İyi Bilmelidir.

.

I – O Herşeyi İlhâm İle Ve İzn İle Yapar. Bunun İçin, Hiçbir İşine, Birşey Söylenemez. İlhâmında Hatâ Olsa Bile, İlhâmda Yanılmak, İctihâdda Yanılmak Gibidir. Ayblamak Ve Karşı Gelmek Câiz Olmaz. Bu Yolda Vâsıta Olanı Seven Bir Kimseye, Onun Her Yapdığı Ve Her Sözü Sevgili Gelir. Ona Karşılık Vermenin Yeri Olmaz.
O herşeyi ilhâm ile ve izn ile yapar. Bunun için, hiçbir işine, birşey söylenemez. İlhâmında hatâ olsa bile, ilhâmda yanılmak, ictihâdda yanılmak gibidir. Ayblamak ve karşı gelmek câiz olmaz. Bu yolda vâsıta olanı seven bir kimseye, Onun her yapdığı ve her sözü sevgili gelir. Ona karşılık vermenin yeri olmaz. Her işde, yimekde, içmekde, elbise giymekde, yatmakda ve ibâdetlerde, hep ona uymalıdır. Nemâzı onun gibi kılmalıdır. Fıkhı, onun ibâdetlerini görerek öğrenmelidir
Kaynak: Mektubat-ı Rabbani, Cilt 1-2, Çile Yay.Türdav Ofset, İst.1980, 3. Baskı, Çev.Abdülkadir Akçiçek (S.807-808)

.

II – Onun Her Yapdığını, Her Söylediğini, Yanlış Görünse Bile, Doğru Ve İyi Bilmelidir.
Kendi gölgesi, onun elbisesine veyâ gölgesine düşmiyecek bir yerde durmağa veyâ oturmağa dikkat etmelidir. Onun nemâz kıldığı yere hiçbir zemân basmamalıdır. Onun abdest aldığı yerde abdest almamalıdır. Onun kullandığı kardeşrı kullanmamalıdır. Onun yanında, birşey yimemeli, içmemeli ve kimse ile konuşmamalıdır. Hiç kimseye, hiçbir yere bakmamalıdır. O yok iken, onun bulunduğu yere doğru ayak uzatmamalıdır. O yere doğru tükürmemelidir. Onun her yapdığını, her söylediğini, yanlış görünse bile, doğru ve iyi bilmelidir.
Kaynak: Mektubat-ı Rabbani, Cilt 1-2, Çile Yay.Türdav Ofset, İst.1980, 3. Baskı, Çev.Abdülkadir Akçiçek (S.807-808)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın