I – Şeyh Es’ad Efendi (k.s) Hazretlerimiz Başka Sırlar İfşa Ederlerdi. “Oğlum Bunu Kimseye Söyleme” Buyurdukları Da Vaki İdi. «Efendi Hazretlerinin Manevî Sehaveti O Derece İdi Ki, Bunu Size Şöyle Arzedelîm: Her Gördüğüne «Beraber… Beraber…» Buyururlardı. Demek İstediğimiz, Zamanın Kutbu Ve Mutasarrıfı Olduğu Halde, Onlar İlgi Gösterirdi. Tek Kelime İle, Çok Büyük Olduklarını Anlatabilmek İçin Bunu Arz Ediyoruz. .
«Şeyh Es’ad Efendi (k.s) Hazretlerimiz çok büyük bir zâttır.
Şöyle arzedelim ki, Hacı Halil Efendi Hazretlerimizın zamanın kutbu olduğunu her haliyle gördüğümüz gibi gözümüzle görmüştük.
Buna rağmen geceleri Şeyh Es’ad Efendi (k.s) Hazretlerimiz abd-i acizle meşgul oldular. Efendi Hazretleri hayatda idi. Bizzat onların huzur-u saadetlerinde idik, sık sık görüşürdük. Gerçi onlar güneş gibidir. Uzaklık yakınlık diye bir mesafe yoktur. Buna rağmen Şeyh Es’ad Efendi (k.s) hazretlerimiz geceleri meşgul oldular.
Hana yatdığımız manevi hastahane dahî Şeyh Es’ad Efendi (k.s) Hazretlerimize ait idi. Birçok esrarları bildirirlerdi.. Bir noktada da onları biraz gücendirdik. Başka sırlar ifşa ederlerdi. «Oğlum bunu kimse ye söyleme» buyurdukları da vaki idi.
Demek istediğimiz, zamanın kutbu ve mutasarrıfı olduğu halde, Onlar ilgi gösterirdi. Tek kelime ile, çok büyük olduklarını anlatabilmek için bunu arz ediyoruz.
Şeyh Es’ad Efendi (k.s) Hazretlerimizi biz bilmezdik. Intlsab ettiğimiz anda onlara sonsuz bir muhabbetimiz uyandı. Bir hafta sonra tecelli ettiler, ve bir daha da bırakmadılar. O muhabbeti bahşeden de Onlar.
Ama ne kadara muhabbet. Halen bu an dahi Efendi Hazretleri ile Şeyh Es’ad Efendi (k.s) Hazretlerinin ; muhabbetin; bir teraziye koysalar, bir gelir. Hiç eksilmedi. Bu da onların lütfü.
Allah’ımız istifade etmek nimetini bizlere ihsan buyursun.
Bazan Onların yolunda bulunduğumdan da cidden haya ediyorum. Onların âlî hâllerini görünce, kendi halimizi kıyas ediyoruz, kendimizi bu yola bile lâyık görmüyoruz. Kıyas ettiğimiz zaman, bir mahcubiyetden başka birşey göremeyiz. Hazret-i Allah ne büyük kemaliyet bahşetmiş.»
«Efendi Hazretlerinin manevî sehaveti o derece idi ki, bunu size şöyle arzedelîm: Her gördüğüne «Beraber… Beraber…» buyururlardı.
Onlara, kemâliyeti nisbetinde sehavet verilir. Ne büyük bir lütuf…
Onlarla beraber olmak bîr ihsan-ı ilâhiyedir. Onlar bu kelimeyi herkes için kullanırdı. Fakat Onların bu sözü boşa değildir. «Beraberiz…» dediği kimse ile beraberdir. Onlar.
Çünkü kal ile beraber, hâl ile ve fiil ile de tasarruf altına alırlar. Bu derece sehavetleri vardı.
O bakımdan, Allah’ımız lütuf beraberliğinden ayır masın»
Kaynak: Sözler ve Notlar – Ömer Öngüt, Akyol Matbaası, İzmir-1982 (S.258-260)
II – Allah Bütün İnsanların Sırlarına Ve Ruhlarına Baktı, Baktığı Her Sırrı Boş Gördü. Bâyezıd’ın Sırrını İse Kendisinden Dolu Olarak Gördü
Beyazid diyor ki: “ALLAH bütün insanların sırlarına ve ruhlarına baktı, baktığı her sırrı boş gördü. Bâyezıd’ın sırrını ise kendisinden dolu olarak gördü. “(Attâr, 201)
Kaynak: Bayezid-i Bistami – Prof.Dr. Süleyman Uludağ, Diyanet Vakfı Yay., Ankara-1994 (S.141)