I – 27 Aralık 1939 Gecesi İki Melek Erzurum’u Depremle Yıkmak İçin Allah Tarafından Görevlendirilmiştir. Erzurum’a Gelen Melekler Annesinin Karnındaki Fethulah’ı Görünce Melekler Bir İnisiyatif Alarak 27 Aralık Gecesi Erzurum’da Olacak Depremi Erzincan’a Taşır
II – Fetullah Gülen’in Çocukluğunda Ailesinin Kazlarını Döven Ağanın Tarlasına O Gün Dolu Yağmış Ve Bahçede Ne Var Ne Yok Götürmüş; O Gün Dolu Köyde Sadece Ağanın Tarlasına Yağmıştır. Yine Bir Gün Araba İle Yolculuk Yaparken, Arabalarının Köprüden Aşağı Yuvarlandığını Ve O Anda Hz.Hamza’nın Tecelli Edip Arabaları Suya Düşmeden Alıp Yolun Ortasına Koyduğunu Anlatan Da Gülen’den Başkası Değildir..
III – “Ankara’dan İstanbul’a Geliyoruz. Yağmur Olanca Hızıyla Şiddetlendi. Bir Ara Baktım Büyük Bir Kalas Bize Doğru Geliyor. Hemen ‘Ya Seyyidena Hamza! Ya Seyyidena Hamza!’ diyerek O Yüce Ruhu, İmdadımıza Göndersin Diye Cenab-ı Hakk’a Dua Ettim. Üzerimize Doğru Gelmekte Olan Kalas, Yanımızdan Geçerek Gözden Kayboldu…
IV – O Dönemde İnsanlar Kâbe’nin Etrafını Çok Kirletiyorlardı. Ve Bu Sebeple De Ortalık Sinek Kaynıyordu. Buna Rağmen Sinekler Beni Isırmadı. Şimdi Burada Ben, ‘Beni Isırmadı’ Derken, Benden Başka Herkesi Isırdı Demiyorum. Sadece Vakayı Kendimde Müşahede Ettiğim İçin Bunu Söylüyorum. Zaten Bir Başkasına Da Onu Sineklerin Isırıp Isırmadığını Soracak Halim Yoktu.
V – Sandy Kasırgası Buradan Da Geçti. Muhterem Hocamız Âyetü’l-Kürsi’yi Başa Koyarak Bir Dua Yazdı. Duanın Kopyalarını Çoğaltıp Evlerimizin Kapılarına Ve Bulunduğumuz Mekânların Sınırı Olan Ağaçlara Astık. Cenâb-ı Allah’a Sonsuz Hamd-ü Sena Olsun Ki Birkaç Ağaç Devrilmesinden Başka Bizde Ve Tanıdıklarımızda Hasar Meydana Gelmedi
.
I – 27 Aralık 1939 Gecesi İki Melek Erzurum’u Depremle Yıkmak İçin Allah Tarafından Görevlendirilmiştir. Erzurum’a Gelen Melekler Annesinin Karnındaki Fethulah’ı Görünce Melekler Bir İnisiyatif Alarak 27 Aralık Gecesi Erzurum’da Olacak Depremi Erzincan’a Taşır
“27 Aralık 1939 gecesi iki melek Erzurum’u depremle yıkmak için Allah tarafından görevlendirilmiştir. Erzurum’a gelen melekler annesinin karnındaki Fethulah’ı görünce onun insanlığın geleceği için gerekli çok büyük bir insan olduğunu anlarlar. Böyle birisinin asla zarar görmemesi lazımdır.
Melekler bir inisiyatif alarak 27 Aralık gecesi Erzurum’da olacak depremi Erzincan’a taşır.”
“Fethulah Gülen zarar görmesin” diye Erzincan’dan Tokat’a kadar uzanan coğrafyada kırk bin kişi ölür, yine binlerce insan yaralanır, evsiz barksız kalır.
Kaynak: http://www.yenisoz.com.tr/feto-culerin-deprem-vurgunu-makale-17966
.
II – Fetullah Gülen’in Çocukluğunda Ailesinin Kazlarını Döven Ağanın Tarlasına O Gün Dolu Yağmış Ve Bahçede Ne Var Ne Yok Götürmüş; O Gün Dolu Köyde Sadece Ağanın Tarlasına Yağmıştır. Yine Bir Gün Araba İle Yolculuk Yaparken, Arabalarının Köprüden Aşağı Yuvarlandığını Ve O Anda Hz.Hamza’nın Tecelli Edip Arabaları Suya Düşmeden Alıp Yolun Ortasına Koyduğunu Anlatan Da Gülen’den Başkası Değildir..
Konumuz bağlamında son örnekleri de Fethullah Gülen bağlamında vermek istiyoruz. Fethullahçı Örgütün lideri her kadar bir tarikat ehli olmadığını iddia etse de kendisiyle ilgili keramet dolu anlatımları aktarmaktan çekinmez. O, hatıralarını anlatırken kimi mucizevi olaylarla karşılaştığını ifade eder ve dolayısıyla dikkatimizi onun mucizevi dolu yaşantısına çeker. Şöyle ki, Gülen’in çocukluğunda ailesinin kazlarını döven ağanın tarlasına o gün dolu yağmış ve bahçede ne var ne yok götürmüştür. İşe bakın ki o gün dolu köyde sadece ağanın tarlasına yağmıştır. Yine Kabe’yi sineklerin bastığı bir ortamda 15 gün boyunca sinekler insanlara saldırırken Gülen’e dokunmamıştır bile. Yine bir gün araba ile yolculuk yaparken, arabalarının köprüden aşağı yuvarlandığını ve o anda Hz.Hamza’nın tecelli edip arabaları suya düşmeden alıp yolun ortasına koyduğunu anlatan da Gülen’den başkası değildir.
Kaynak: http://odatv.com/tarikatlarin-keramet-dolu-yalanlari-0809171200.html
.
III – “Ankara’dan İstanbul’a Geliyoruz. Yağmur Olanca Hızıyla Şiddetlendi. Bir Ara Baktım Büyük Bir Kalas Bize Doğru Geliyor. Hemen ‘Ya Seyyidena Hamza! Ya Seyyidena Hamza!’ diyerek O Yüce Ruhu, İmdadımıza Göndersin Diye Cenab-ı Hakk’a Dua Ettim. Üzerimize Doğru Gelmekte Olan Kalas, Yanımızdan Geçerek Gözden Kayboldu…
“Ankara’dan İstanbul’a geliyoruz… ‘Kartal civarına kadar geldik. Hava hafif hafif yağıyordu.
Oralarda çukurca bir yer varmış; tam biz oraya yaklaşmıştık ki, yağmur olanca hızıyla şiddetlendi. Rampanın dibine indiğimizde de bujileri su aldı ve araba stop etti.
Bir-iki dakika içinde su kabardı ve bizim arabayı yüzdürmeye başladı. Her geçen dakika su daha da kabarıyor ve bir afet halini alıyordu.
Öyle ki kısa bir müddet sonra kalas yüklü kamyonları bile kaldırıp, sağa sola sürüklemeye başladı.
Camı biraz açayım, dedim, içeriye dolan su üçümüzü de sırılsıklam ıslattı.
Hemen camı kapattım. Elden bir şey gelmiyordu. Koca otobüs ve kamyonlar dahi suyun yüzünde adeta saman çöpüne dönmüşlerdi.
Hatta onlardan birkaçı, sağımızdan, solumuzdan geçerken ‘Geçen sene burada bir sürü taksi sürüklendi gitti.’ diyerek moralimizi de bozdular…
Ya araba kıyıdaki bariyerlere vurur da parçalanırsa; halbuki emanet..
durmadan bunları düşünüyorum… Bir ara baktım büyük bir kalas bize doğru geliyor.
Aklımdan, şu kalas bizim ile sütre arasında dursa hiç olmazsa araba kıyıdaki sütrelere çarpmaz diye düşündüm ve tam o esnada arkadaşlara ‘dua edin’ dedim.
Kendim de ‘Ya Seyyidena Hamza! Ya Seyyidena Hamza!’ diyerek o yüce ruhu, imdadımıza göndersin diye Cenab-ı Hakk’a dua ettim.
Üzerimize doğru gelmekte olan kalas, yanımızdan geçerek gözden kayboldu… Ve hayrettir selin mecrası birden değişti, hızı da azaldı… Olayın şahitleri var.
Bu değişikliği ve birden selin hızının azalmasını fiziki kanunlarla izah imkansız.
Hiçbirimizin şüphesi kalmadı ki, Cenab-ı Hakk o mukaddes ve yüce ruhu istihdam buyurdu ve yardımımıza gönderdi… ”
Kaynak: Küçük Dünyam 2, Zaman Gazetesi, 28 Kasım 1996]
Kaynak: http://ihvanforum.org/130608-hzhamzara-fethullah-gulen-nin-hayatini-kurtarmasi.html
.
IV – O Dönemde İnsanlar Kâbe’nin Etrafını Çok Kirletiyorlardı. Ve Bu Sebeple De Ortalık Sinek Kaynıyordu. Buna Rağmen Sinekler Beni Isırmadı. Şimdi Burada Ben, ‘Beni Isırmadı’ Derken, Benden Başka Herkesi Isırdı Demiyorum. Sadece Vakayı Kendimde Müşahede Ettiğim İçin Bunu Söylüyorum. Zaten Bir Başkasına Da Onu Sineklerin Isırıp Isırmadığını Soracak Halim Yoktu.
Anılarınıza dönelim. ‘Küçük Dünyam’ başlıklı anılarınızın bir yerinde (s.137) Kâbe’de herkesi soktuğu halde sizi sivrisineklerin sokmadığından söz ediyorsunuz. Nedir sizce bunun nedeni? Bir kerametiniz mi var, neden bunu anlatıyorsunuz?
Bahsettiğiniz hususlar, ya ifade eksikliğinden veya karşı tarafa ait kasıttan dolayı yanlış yorumlara, hattâ hücumlara uğramıştır.
Evvela, ben kendimi müminlerin en hakiri gördüğümü çeşitli vesilelerle hep tekrar ettim durdum. Kendime keramet izafe etmem mümkün değil. Zaten orada şahsıma değil, Kâbe’ye ait bir özelliği (veya buna keramet denecekse bir kerameti) dile getirmeye çalışıyorum. O dönemde insanlar Kâbe’nin etrafını çok kirletiyorlardı. Ve bu sebeple de ortalık sinek kaynıyordu. Buna rağmen sinekler beni ısırmadı. Şimdi burada ben, ‘Beni ısırmadı’ derken, benden başka herkesi ısırdı demiyorum. Sadece vakayı kendimde müşahede ettiğim için bunu söylüyorum. Zaten bir başkasına da onu sineklerin ısırıp ısırmadığını soracak halim yoktu. Bununla beraber, kendimde gördüğüm bir vakayı umuma teşmil ederek, Kâbe’de hiç kimseyi sinek ısırmaz zannediyorum. ‘Oraya giren emin olur’ ayetinin iş’arî manâsını ben böyle yorumluyorum. Fakat bu yorumumda hata etmiş olabileceğimi kabul ediyorum. Kabul etmeyeceğim bir şey varsa, o da sineklerin ısırmasının bana ait bir keramet olduğudur. Sonra böyle bir meselenin laboratuvarı burası değil ki ben bunu burada ispat edeyim. Hep beraber Kâbe’ye gider ve orada meseleyi tetkik ederiz. Böyle yapmadan konuşulacak her şey boşuna olur.
Kaynak: https://fgulen.com/tr/turk-basininda-fethullah-gulen/fethullah-gulenle-gazete-roportajlari/cumhuriyette-oral-calislarla/7847-Cumhuriyet-Kabede-Sinekler-Beni-Sokmadi
.
V – Sandy Kasırgası Buradan Da Geçti. Muhterem Hocamız Âyetü’l-Kürsi’yi Başa Koyarak Bir Dua Yazdı. Duanın Kopyalarını Çoğaltıp Evlerimizin Kapılarına Ve Bulunduğumuz Mekânların Sınırı Olan Ağaçlara Astık. Cenâb-ı Allah’a Sonsuz Hamd-ü Sena Olsun Ki Birkaç Ağaç Devrilmesinden Başka Bizde Ve Tanıdıklarımızda Hasar Meydana Gelmedi
Fethullah Gülen’den Sandy kasırgası duası
Sevgili arkadaşlar,
Öncelikle duyarlılığınız, dostluğunuz, nezaketiniz, “geçmiş olsun” mesajlarınız ve dualarınız için çok teşekkür ederiz.
Dünkü kısa mesajımızda belirttiğimiz gibi, Sandy kasırgası buradan da geçti. Yetkililer bizim bulunduğumuz yerde ve Pennsylvania genelinde de çok yıkım bekliyorlardı ama elhamdülillah korkulan olmadı.
Muhterem Hocamız Âyetü’l-Kürsi’yi başa koyarak bir dua yazdı. O metni hemen her taraftaki tanıdıklarımıza gönderdik; duanın kopyalarını çoğaltıp evlerimizin kapılarına ve bulunduğumuz mekânların sınırı olan ağaçlara astık. Ayrıca, yine Hocaefendi’nin ikaz ve irşadıyla hacet namazları kılıp ilahî hıfza vesile saydığımız niyazlara sarıldık.
Cenâb-ı Allah’a sonsuz hamd ü sena olsun ki birkaç ağaç devrilmesinden başka bizde ve tanıdıklarımızda hasar meydana gelmedi.
Kıymetli Hocamız akşam çay faslında bu meseleye de değindi. Bu “nağme”de muhterem Hocaefendi’nin yazdığı duanın metnini ve yaptığı o açıklamayı bulacaksınız.
Hürmetle…
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/fethullah-gulenden-sandy-kasirgasi-duasi-21829956