I – Üstadı Olmayanın, Üstadı Şeytandır, Demişlerdir, Görmez Misin Ki, Resul Aleyhissalâtü Vesselamın Dahi Üstadı Cebrail Aleyhisselâm İdi. Tâbiiyinin Üstadı Ashab-I Kiram İdi. Tebe-i Tâbiiynin Üstadı Da, Tâbiiyin İdi. O Zamandan Bu Zamana Kadar Hep Bu Silsile İle Gelmiştir. Üstadlık, Şakirtlik, Şeyhlik Ve Müritlik Böyle Sürüp Gidecektir. Eğer, Taliplerin Kökleri Kesilse, Şeyhlik Dahi -Ne’ûzü Billah- Kesilir Ve Âlemin Nizamı Bozulur Ve Kıyamet Kopar. Âlemin Nizamına Sebep Olanlardan Birisi De Şeyhlerdir. Şeyhler İse, Sadık Müritlerden Hâsıl Olur
.
I – Üstadı Olmayanın, Üstadı Şeytandır, Demişlerdir, Görmez Misin Ki, Resul Aleyhissalâtü Vesselamın Dahi Üstadı Cebrail Aleyhisselâm İdi. Tâbiiyinin Üstadı Ashab-I Kiram İdi. Tebe-i Tâbiiynin Üstadı Da, Tâbiiyin İdi. O Zamandan Bu Zamana Kadar Hep Bu Silsile İle Gelmiştir. Üstadlık, Şakirtlik, Şeyhlik Ve Müritlik Böyle Sürüp Gidecektir. Eğer, Taliplerin Kökleri Kesilse, Şeyhlik Dahi -Ne’ûzü Billah- Kesilir Ve Âlemin Nizamı Bozulur Ve Kıyamet Kopar. Âlemin Nizamına Sebep Olanlardan Birisi De Şeyhlerdir. Şeyhler İse, Sadık Müritlerden Hâsıl Olur
Üstadı olmayanın, üstadı şeytandır, demişlerdir,
Görmez misin ki, Resul aleyhissalâtü vesselamın dahi üstadı Cebrail aleyhisselâm idi. Tâbiiyinin üstadı ashab-ı kiram idi. Tebe-i tâbiiynin üstadı da, tâbiiyin idi. O zamandan bu zamana kadar hep bu silsile ile gelmiştir. Üstadlık, şakirtlik, şeyhlik ve müritlik böyle sürüp gidecektir. Eğer, taliplerin kökleri kesilse, şeyhlik dahi —Ne’ûzü billah— kesilir ve âlemin nizamı bozulur ve kıyamet kopar. Âlemin nizamına sebep olanlardan birisi de şeyhlerdir. Şeyhler ise, sadık müritlerden hâsıl olur. Sadık müritler ve âşık talipler, şeyhin hükmüne ve terbiyesine teslim oldukları zaman, şeyhin bâtınından onların bâtınlarına hal sirayet eder. Nasıl ki, bir ışık bir ışıktan nur alır. Bir yanan mum, yüzlerce yanmayan mumu uyandırır. Ne zaman ki, ikisinin arasında perde kalmaz ve ikisi buluşurlarsa, şeyhin sözleri müridin gönlüme girerek orada karar eylerse şeyhin sözleri ona nefis haller getirir. Şeyhten müride hal intikal eder. Ne zaman ki, mürid şeyhe güzel bir edeple musahip olursa, kendi nefsini ona teslim ederse, kendi iradesini bırakıp şeyhin iradesi altına girerse, te’lif-i ilâhi olur, şeyh ile kendisinin arasında kalp imtizacı ve ruh irtibatı husul bulur. Mürit de, şeyhi ile kalbi irtibat ve ruhî imtizaç tesis ederek kendi ihtiyarını terketmekle edeplenir ve o mertebeye yetişir ki, şeyhten fehmeylediklerini, Al lahu teâlâdan da fehmeylemeğe başlar.
Kaynak: Tam Müzekkin-Nüfus – Eşrefoğlu Rumi – Salah Bilici Kitabevi, İst-1979 (S.441)