Allahu Teâlâ Buyurduki: Benim Birtakım Kullarım Var, Onlar Beni, Ben De Onları Anarım; Ben Onları, Onlar Da Beni Arzular. Ben Onlardan Haber Verdiğim Gibi, Onlar Da Benden Haber Verirler. Onların Yoluna Girersen Senide Severim, Girmezsen Sana Küserim

I – Allahu Teâlâ Bâzı Sıddıklara Şöyle İlham Etmiştir: Benim Birtakım Kullarım Var, Ben Onları Severim Onlar Beni Sever; Ben Onları, Onlar Da Beni Arzular. Onlar Beni, Ben De Onları Anarım. Onlar Bana Bakar, Ben De Onlara Bakarım. Onların Yoluna Girersen Senide Severim, Girmezsen Sana Küserim
Eski alimlerden birisi de şöyle anlatıyor: Allahu Teâlâ bâzı sıddıklara şöyle ilham etmiştir:
“Benim birtakım kullarım var, ben onları severim onlar beni sever;
Ben onları, onlar da beni arzular.
Onlar beni, ben de onları anarım.
Onlar bana bakar, ben de onlara bakarım.
Onların yoluna girersen senide severim, girmezsen sana küserim.
Sıddık:
Yâ Rab! Onlann alâmeti nedir? Dedi.
Allahu Teâlâ:
Çoban, koyununa gölge aradığı gibi, bunlar da gölgeye riâyet eder. Yâni güneş doğuşundan zevale kadar ibâdet ederler. Kuş yuvasına döndüğü gibi, öğleden akşama kadar yine ibâdete dönerler. Akşam olup herkes yataklarına yatıp uzandıkları sırada da onlar, ayaklarını toplar ve yüzlerini benim karşımda yerlere sererler. Benim sözümle bana yalvanr, benim in’am ve ihsanım karşısında eğilir, bâzan ağlar, bâzan inler ve bâzan kendilerinden geçer ve bâzan da hayretler içinde kalırlar. Benden dolayı çektikleri vehmini gördüğüm ve ana olan sevgilerinden ötürü yaptıkları şikâyetleri duyduğum için, onlara ilk ikramım, benim nurumdan onların kalbini nûrlandırmaktır. Bu sayede ben onlardan haber verdiğim gibi, onlar da benden haber verirler. Sonra, yer ve gökler ve bunlarda bulunan herşey onlar için terazinin bir gözüne konsa, bunu onlar için azımsarım yâni onlara daha çoğunu veririm ve nihayet rahmetimle onlara yönelirim ne sanırsın? Rahmetimle yöneldiğim kimseye istediğini vermez miyim? Elbette veririm” buyurmuştur.
Kaynak: İhyau’ulumi’d-din Cilt 1 – İmam Gazali, Bedir Yay., Tercüme: Ahmed Serdaroğlu, İstanbul 1985 (S.1034 / 1035)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın