I – Kur’an’da Tebbet Suresinde Adı Geçen Ebu Leheb’in Cifri Değeri 46’dır. Ebu Leheb’in Sağına, Soluna, Önüne, Arkasına Ayna Koysak ( Yani 46 x 4= 184) Bediüzzaman (!) Said Nursî Görünür. Çünkü: Ebu Leheb (46) x 4 = Bediüzzaman (184) Eder
Muhammed (92) Âyine karşısına koyarak Muhammed (92); Bedîüzzaman (184)’dır. (Ebcede göre Muhammed adının sayı değeri 92’dir, Bedîüzzaman adının sayı değeri 184’dür. Yani 92+92=184)
Kur’an’da Tebbet suresinde adı geçen Ebu Leheb’in cifri değeri 46’dır. Ebu Leheb’in sağına, soluna, önüne, arkasına ayna koysak ( Yani 46 x 4= 184) Bediüzzaman (!) Said Nursî görünür. Çünkü: Ebu Leheb (46) x 4 = Bediüzzaman (184) eder.
Kaynak: http://www.medyabar.com/koseyazilari/8486/saidi-nursi-ayetlerdeki-tahribati-hadislerde-de-yapmis.aspx
II – Kuran’daki “Ara Bozucu, Karıştırıcı” Kelimesinin Cifr Değeri Tam Olarak “Bediüzzaman”’a Tevafuk Etmektedir
“Bakara 220′. ayette وَاللّهُ يَعْلَمُ الْمُفْسِدَ مِنَ الْمُصْلِحِ “(…) Allah, müfsidi muslihten ayırt etmesini bilir. (…)” buyurulmaktadır. “Müfsid” (Ara bozucu, karıştırıcı) kelimesinin “Bediüzzaman”a tam tamına tevafuk etmesi cihetiyle (Çünkü Müfsid’in cifri değeri 184 iken Bediüzzaman’ın cifri değeri de 184’tür.) ayet, Bediüzzaman’ın fesâd-ü ifsadına ima, belki remz ediyor. Hatta bunu delâlet, belki sarahat derecesine çıkarıyor. Nitekim, Said-i Nursi’nin cümleleri de bunu hem lâfzen hem de mealen tasdik edercesine diyor ki:
” Hiçbir müfsid ben müfsidim demez, daima suret-i haktan görünür. Yahud bâtılı hak görür.
Kaynak: http://www.medyabar.com/koseyazilari/8486/saidi-nursi-ayetlerdeki-tahribati-hadislerde-de-yapmis.aspx