I – Bana Her Namaz Akabinde On Kerre Lanet Okuyan Bu Adam Afv Ü Mağfiret Edilinceye Kadar Allah’a, Hiçbir Şey Yememek, İçmemek Üzere Ahdetmiştim. Bu Halde Kaldım, Onun Afv ü Mağfireti Hususunda Beşareti Lütfetti, Artık Sevindim, Şimdi Yemek Yiyebilirim
II – Bana La’net Okumayı Âdet Edinmiş Olan Bu Şahsı Affedinceye Kadar Allah’a Hiçbir Şeyi Yememeyi Ve İçmemeyi Ahd Koştum. Bu Durumda Yetmiş Bin Defa Lâilâhe-illallâh’ı Zikrettim. Sonra Bir De Baktım Ki O Adam Affedilmiş’ Cevabını Verdi
.
I – Bana Her Namaz Akabinde On Kerre Lanet Okuyan Bu Adam Afv ü Mağfiret Edilinceye Kadar Allah’a, Hiçbir Şey Yememek, İçmemek Üzere Ahdetmiştim. Bu Halde Kaldım, Onun Afv ü Mağfireti Hususunda Beşareti Lütfetti, Artık Sevindim, Şimdi Yemek Yiyebilirim
Zamanında bir adam, her nedense Muhyiddîni Arabi’ye buğzu adavet etmiş, ölünceye kadar da her namazın akabinde ona on kerre lanet etmeği vird edinmişti. Bu adam ölmüş, Muhyiddîni Arabî de bunun cenazesinde hazır bulunmuş, onun afv ü mağfiretini Cenabı Hak’dan dilemişti.
Sonra arkadaşlarından biri Muhyiddîn’i Arabi’yi evine götürmüştü. O bir müddet yememiş, içmemiş, uzun zaman murakabeye dalmış, sonra da meserretle o zatın yanma, gelmiş, yemek yemişti.
Bu zat bu hali görmekle sebebini sorunca Muhyiddîni Arabî; «Bana her namaz akabinde on kerre lanet okuyan bu adam afv ü mağfiret edilinceye kadar Allah’a, hiçbir şey yememek, içmemek üzere ahdetmiştim. Bu halde kaldım, onun afv ü mağfireti hususunda beşareti lütfetti, artık sevindim, şimdi yemek yiyebilirim» demiştir.
Kaynak: Muhyiddini Arabi Hazretleri – M.Kemal Pilavoğlu, Elifbe Yayınları, 3.Baskı, İst-1979 (S.20)
.
II – Bana La’net Okumayı Âdet Edinmiş Olan Bu Şahsı Affedinceye Kadar Allah’a Hiçbir Şeyi Yememeyi Ve İçmemeyi Ahd Koştum. Bu Durumda Yetmiş Bin Defa Lâilâhe-illallâh’ı Zikrettim. Sonra Bir De Baktım Ki O Adam Affedilmiş’ Cevabını Verdi
Şeyh Abdulğaffar el-Kûsî (öl.708/1308) (39) el-Vâhid isimli kitabında şöyle demektedir: “Şeyh Abdulazîz el-Menûfî (öl.660/1262),(40) Şeyh Muhyiddîn İbn Arabî’nin hizmetkârından naklen şunları anlattı: ‘Şeyh yolda yürürken insanlardan biri ona sövüyordu. O ise susuyor ve cevap vermiyordu. Bunun üzerine Efendim şunu görmüyor musun? dedim. Bana, ‘Kime sövüyor?’ diye sordu. Ben de ‘size’ dedim. ‘O, bana değil, kendisine gösterilen sıfâtlara sövüyor. Oysa sövdüğü sıfâtlar bende mevcut değil.’ dedi.”
Şeyh Abdulaziz bana şunları anlattı: “Dımeşk’te, hergün her namazdan sonra İbn Arabî’ye on defa la’net okumayı kendisine şart koşmuş olan bir adam vardı. Sonra bu adam öldü. İbn Arabî de diğer insanlarla beraber cenazesine katıldı. Dönüşte bir arkadaşının evine gidip oturdu. Yönünü kıbleye çevirdi. Yemek vakti gelince kendisine yemek hazırlandı ancak o yemedi. Olduğu hâl üzere kalmaya devam ederek namazlarını kıldı. Yatsıdan sonra mutlu bir şekilde yüzünü çevirdi ve yemek istedi. Bu durum kendisine sorulunca, ‘Bana la’net okumayı âdet edinmiş olan bu şahsı affedinceye kadar Allah’a hiçbir şeyi yememeyi ve içmemeyi ahd koştum. Bu durumda yetmiş bin defa Lâilâhe-illallâh’ı zikrettim. Sonra bir de baktım ki o adam affedilmiş’ cevabını verdi.”
Kaynak: Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, cilt 14, sayı 1, 2012, Sayfa 345
Kaynak: http://isamveri.org/pdfdrg/D02042/2012_1/2012_1_IDIZF.pdf,
