I – (Risale-i Nurdaki) Şu Fıkra, Arabî Geldiği İçin Arabî Yazıldı. Bu Münâcat, Kalbe Farisî Olarak Tahattur Ettiğinden Farisî Yazılmıştır.
II – Peygamberliğin Naib Ve Vekillerinin Her Asırda Bulunması Bir Kural Olduğu İçin Bu Ayet, Bir Mirasçılık Görevi Yapan Risale-i Nur’u Kendi Fertleri İçine Bir İşaret Anlamıyla Sokuyor Ve Dilinin Arapça Olmayıp Türkçe Olmasının Sebebini Belirliyor
.
I – (Risale-i Nurdaki) Şu Fıkra, Arabî Geldiği İçin Arabî Yazıldı. Bu Münâcat, Kalbe Farisî Olarak Tahattur Ettiğinden Farisî Yazılmıştır.
Şu fıkra, Arabî geldiği için Arabî yazıldı
BEŞİNCİ FIKRA: Şu fıkra, Arabî geldiği için Arabî yazıldı. Hem şu fıkra-i Arabiye, Allahu ekber zikrinde otuz üç mertebe-i tefekkürden bir mertebeye işarettir.
Kaynak: Risale-i Nur Külliyatı | Sözler | Yirmi Altıncı Söz
Kaynak: http://www.sorularlarisale.com/index.php?s=modules%2Fkulliyat&risale=100&sayfa=640
Yani bu münâcat, kalbe Farisî olarak tahattur ettiğinden Farisî yazılmıştır. Evvelce matbu olan Hubab Risalesi’nde dercedilmişti.
Kaynak: Sözler » On Yedinci Söz » On Yedinci Söz’ün İkinci Makamı
Kaynak: http://tr.risale-inur.net/RisaleiNur/kalbe-farisi-olarak-tahattur-eden-bir-munacat
.
II – Peygamberliğin Naib Ve Vekillerinin Her Asırda Bulunması Bir Kural Olduğu İçin Bu Ayet, Bir Mirasçılık Görevi Yapan Risale-i Nur’u Kendi Fertleri İçine Bir İşaret Anlamıyla Sokuyor Ve Dilinin Arapça Olmayıp Türkçe Olmasının Sebebini Belirliyor
Risalelerin Dilinin Türkçe Olmasını Sebebi Allah’ın Her Uyarıcıyı Kendi Milletinin Dilinde Göndermesidir
DÖRDÜNCÜ ÂYETİN:
“Kendilerine apaçık anlatabilsin diye, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik. Allah dilediğini saptırır ve dilediğini de doğru yola eriştirir; güçlü olan, Hakim olan O’dur.” (İBRAHİM Suresi 4. )
cümlesi makam-ı cifrîsiyle ve baştaki âyetin işaretleri karinesiyle, risalet ve nübüvvetin her asırda veraset noktasında naipleri, vekilleri bulunmak kaidesiyle, bir mânâ-yı remzî cihetinde, vazife-i ırsiyeti yapan Risale-i Nur’u efradı içine hususî bir iltifatla dahil edip lisan-ı ur’ân olan Arabî olmayarak Türkçe olmasını takdir ediyor.
*Tercümesi: Peygamberliğin naib ve vekillerinin her asırda bulunması bir kural olduğu için bu ayet, bir mirasçılık görevi yapan Risale-i Nur’u kendi fertleri içine bir işaret anlamıyla sokuyor ve dilinin Arapça olmayıp Türkçe olmasının sebebini belirliyor
bk. Şualar, Birinci Şua, Dördüncü Âyet.
Kaynak: http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/sikke-i-tasdik-i-gaybi/yirmi-dokuzuncu-ayetin-sehvine-dair-tafsilat/99