I – Bir İnsanın Eceli Geldiği Vakit Azrail (a.s.) Onun Ruhunu Almaya Gelir. İlk Önce Onun Ağzından Ruhunu Almak İster. Eğer Dünyada Ağzı, Dili Zikirle, İbadetle Hayrı Anlatmayla Meşgul Olmuşsa, Azrail (a.s.)’a İzin Vermeyecektir, Ben Kabul Etmiyorum Diyecektir.
II – Azrail (a.s.) Allah-u Zülcelâlin Huzuruna Varınca Diyecek Ki; “Ya Rabbi, Senin Kulun Beni Perişan Etti, Onun Ruhunu Ağzından Almak İstedim Bırakmadı. Ya Rabbi, Senin Kulun Bırakmadı Ki, Onun Ruhunu Alayım. Onun Ruhunu Almam İçin, Benim İçin Hiçbir Tarafından Yol yok”
.
I – Bir İnsanın Eceli Geldiği Vakit Azrail (a.s.) Onun Ruhunu Almaya Gelir. İlk Önce Onun Ağzından Ruhunu Almak İster. Eğer Dünyada Ağzı, Dili Zikirle, İbadetle Hayrı Anlatmayla Meşgul Olmuşsa, Azrail (a.s.)’a İzin Vermeyecektir, Ben Kabul Etmiyorum Diyecektir.
Naklederler ki bir insanın eceli geldiği vakit Azrail (a.s.) onun ruhunu almaya gelir. İlk önce onun ağzından ruhunu almak ister. Eğer dünyada ağzı, dili zikirle, ibadetle hayrı anlatmayla meşgul olmuşsa, Azrail (a.s.)’a izin vermeyecektir, ben kabul etmiyorum diyecektir. Çünkü ben hep ALLAH-u Zülcelâl’in zikri ve ibadetiyle, hayırla meşgul oldum diyecektir, bırakmıyorum diyecektir. Azrail (a.s.) ALLAH-u Zülcelâl’in huzuruna geri dönecektir. Bakın ibadet, ALLAH-u Zülcelâl’in zikri, Azrail (a.s.)’ı bile perişan ediyor. Neden?.. Çünkü o da ALLAH-u Zülcelâl’in elinde..
Kaynak: Sohbetler 2 – Şeyh Muhmmed Konyevi, Reyhani Yayınları, İstanbul 1998 (S.75-76)
.
(Ayet) Her kim Allah’a, Allah’ın meleklerine, peygamberlerine, Cebrail ile Mîkâil’e düşman olursa, iyi bilsin ki, Allah da o kâfirlerin düşmanıdır.
BAKARA-98 ayeti
Her kim Allah’a, Allah’ın meleklerine, peygamberlerine, Cebrail ile Mîkâil’e düşman olursa, iyi bilsin ki, Allah da o kâfirlerin düşmanıdır.
.
II – Azrail (a.s.) Allah-u Zülcelâlin Huzuruna Varınca Diyecek Ki; “Ya Rabbi, Senin Kulun Beni Perişan Etti, Onun Ruhunu Ağzından Almak İstedim Bırakmadı. Ya Rabbi, Senin Kulun Bırakmadı Ki, Onun Ruhunu Alayım. Onun Ruhunu Almam İçin, Benim İçin Hiçbir Tarafından Yol yok”
Azrail (a.s.) ALLAH-u Zülcelâlin huzuruna varınca diyecek ki; «Ya Rabbi, se- nin kulun beni perişan etti, onun ruhunu ağzından almak istedim bırakmadı» ALLAH-u Zülcelâl; «Git başka bir yerinden al» diyecek… Azrail (a.s.) bu sefer gelip ellerinden ruhunu almak isteyecek. Eller de «Hayır, ben ALLAH için sadaka yerdim, ALLAH için hizmet ettim» deyip izin vermeyecek. Azrail (a.s.) umutsuz kalacak Ayakları tarafından yaklaşacak. Ayaklar da, «Ben camiye gittim, hayır (işlerine koştum, namaz kıldım» deyip izin vermeyecek. Böylece Azrail (a.s.) nereden giderse gitsin, o kul salih bir kişi ise, her azası ALLAH-u Zülcelâl’in emirlerine uyduysa, hiç bir aza ona izin vermeyecektir, Onun ruhunu alması için Azrail (a.s.), yine ALLAH-u Zülcelâl’in huzuruna çıkıp; «Ya Rabbi, senin kulun bırakmadı ki, onun ruhunu alayım. Onun ruhunu almam için, benim için hiçbir tarafından yol yok.» der. Eğer biz ALLAH-u Zülcelâl’e aşık isek, ALLAH-u Zülcelâl’in zikrine aşık isek, ALLAH-u Zülcelâl Azrail (a.s.)’a diyecek ki; «Benim ismimi onun karşısına koy, onun ruhu bana aşık olduğundan, benim ismimle meşgul olacak ve onun ruhu ağzından birden çıka cak, sen hiç zahmet çekmeyeceksin” diyecektir .
Kaynak: Sohbetler 2 – Şeyh Muhmmed Konyevi, Reyhani Yayınları, İstanbul 1998 (S.75-76)