O Gavski Allah Tarafından Ölüm Hükmü Verilmiş Kulların Ölümlerini Azrail’i Tokatlayarak İptal Eder Ve Allah Bunun Üzerine Buyurur ki: Ey Ölüm Meleği! Gavsu’l Azam’a Hizmetçisinin Ruhunu Niçin Vermedin? Bir Ruh Sebebiyle Kabzettiğin Ruhların Hepsi Gitti.”

I – Ölüm Meleği Buyurdu: Rabbimin Emriyle Kabzettiğim Ruhu Sana Teslim Etmem Mümkün Mü?” Bunun Üzerine Hazreti Gavsu’l Azam, Ölüm Meleğine Hizmetçisinin Ruhunu Geri Vermesini Tekrarladı. Busefer Allah C.c. Buyururki: “Ey Ölüm Meleği! Gavsu’l Azam’a Hizmetçisinin Ruhunu Niçin Vermedin? Bir Ruh Sebebiyle Kabzettiğin Ruhların Hepsi Gitti.” O Vakit Azrail (Aleyhisselam), Nedamet Duydu.

II – Benle Ölüm Meleği Çekiştik. Sonunda Ben Galebe Çaldım: Fatıma Bint-i Ubeyd Şiddetli Bir Hastalığa Tutuldu. Öleceği Düşünülüyordu. Şeyh Dedi Ki: Benle Ölüm Meleği Çekiştik. Sonunda Ben Galebe Çaldım Ve Onu Bana Bıraktı

.

I – Ölüm Meleği Buyurdu: Rabbimin Emriyle Kabzettiğim Ruhu Sana Teslim Etmem Mümkün Mü?” Bunun Üzerine Hazreti Gavsu’l Azam, Ölüm Meleğine Hizmetçisinin Ruhunu Geri Vermesini Tekrarladı. Busefer Allah C.c. Buyururki: “Ey Ölüm Meleği! Gavsu’l Azam’a Hizmetçisinin Ruhunu Niçin Vermedin? Bir Ruh Sebebiyle Kabzettiğin Ruhların Hepsi Gitti.” O Vakit Azrail (Aleyhisselam), Nedamet Duydu
Bu menkıbe, Hazreti Gavsu’l Azam’ın ölüm meleğinîn elinden ruhları kurtarması hakkındadır.
Seyyid, büyük şeyh, Ebu Abbas Ahmed er-Rufai’den rivayet edildiğine göre, Seyyid Ahmed er-Rufai şöyle anlattı:
“Gavsu’l Azam Seyyid Abdulkadir Geylani’nin hizmetçilerinden biri vefat etti.
Hizmetçinin zevcesi, Gavsu’l Azam’a gelerek yalvarıp ilticada bulundu ve kocasının hayata dönmesini istedi. Gavsu’l Azam murakabeye dalar, batın aleminde ölüm meleğinin kabzedilmiş ruhlarla beraber semaya yükseldiğini görür. Gavsu’l Azam ölüm meleğine;
-“Ey ölüm meleği! Dur ve falanca hizmetçimin ruhunu bana ver” dedi. Hizmetçinin ismini de söyler. Ölüm meleği:
-“Ben bu ruhları ilahımın emriyle kabzettim ve o ruhları, O’nun azamet kapısına göturüyorum. Rabbimin emriyle kabzettiğim ruhu sana teslim etmem mümkün mü?” Bunun üzerine Hazreti Gavsu’l Azam, ölüm meleğine hizmetçisinin ruhunu geri vermesini tekrarladı. Ölüm meleği ruhu vermeme konusunda direndi. Hazreti Gavsu’l Azam, maşukiyet makamının verdiği kuvvetle, ölüm meleğinin elindeki, o gün kabzettiği ruhların içinde bulunduğu zembil suretindeki zarfı, ölüm meleğinin elinden çekti aldı. Ruhlar dağıldı ve bedenlerine geri döndü. Azrail (Aleyhisselam), Allah’u Teala’ya münacatta bulunur ve;
-“Ya Rabbi! Senin velin, mahbubun Abdulkadir ve benim aramda geçeni sen daha iyi bilirsin. Mahbubun Abdulkadir velayet kuvvetiyle bugün kabzettiğim ruhları benden aldı.” Allah (Celle Celalühü), Azrail (Aleyhisselam)’a şu hitapta bulundu:
-“Ey ölüm meleği! Gavsu’l Azam benim mahbubum ve matlubumdur. Hizmetçisinin ruhunu ona niçin vermedin? Bir ruh sebebiyle kabzettiğin ruhların hepsi gitti.” O vakit Azrail (Aleyhisselam), nedamet duydu.
Kaynak: www.abdulkadirgeylanidernegi.net/?Syf=26&Syz=338867

.

(Ayet) Allah, hiçbir canlıyı eceli geldiğinde asla geri bırakmaz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
MUNAFİKUN Suresi 11. Ayet
16 – Cemal Külünkoğlu: Allah, hiçbir canlıyı eceli geldiğinde asla geri bırakmaz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

.

(Ayet) Şöyle de: Evlerinizde kalmış olsaydınız bile, öldürülmesi takdir edilmiş olanlar, öldürülüp düşecekleri yerlere kendiliklerinden çıkıp giderlerdi.
ALİ İMRAN Suresi 154. ayet
Sonra o kederin arkasından Allah size bir güven indirdi ki, (bu güvenin yol açtığı) uyuklama hali bir kısmınızı kaplıyordu. Kendi canlarının kaygısına düşmüş bir gurup da, Allah’a karşı haksız yere cahiliye devrindekine benzer düşüncelere kapılıyorlar, «Bu işten bize ne!» diyorlardı. De ki: İş (zafer, yardım, herşeyin karar ve buyruğu) tamamen Allah’a aittir. Onlar, sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar. «Bu işten bize bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik» diyorlar. Şöyle de: Evlerinizde kalmış olsaydınız bile, öldürülmesi takdir edilmiş olanlar, öldürülüp düşecekleri yerlere kendiliklerinden çıkıp giderlerdi. Allah, içinizdekileri yoklamak ve kalplerinizdekileri temizlemek için (böyle yaptı). Allah içinizde ne varsa hepsini bilir.

.

(Ayet) Bir canın eceli gelip çatınca, Allah onu asla geri bırakmaz; Allah, işlediklerinizden haberdardır.
MUNAFİKUN Suresi 11. Ayet
17 – Diyanet İşleri (eski): Bir canın eceli gelip çatınca, Allah onu asla geri bırakmaz; Allah, işlediklerinizden haberdardır.

.

II – Benle Ölüm Meleği Çekiştik. Sonunda Ben Galebe Çaldım: Fatıma Bint-i Ubeyd Şiddetli Bir Hastalığa Tutuldu. Öleceği Düşünülüyordu. Şeyh Dedi Ki: Benle Ölüm Meleği Çekiştik. Sonunda Ben Galebe Çaldım Ve Onu Bana Bıraktı
‘Fatıma bint-i Ubeyd şiddetli bir hastalığa tutuldu. Öleceği düşünülüyordu. Fukahadan bir şeyh Hocalıya geldi. Durumu anlattı. Şeyh onlara su verdi. Hasta bayanın içmesi için. Ancak ölüm sekaratında olduğundan içemedi, sadece suyu ağzına koyabildiler. Şeyh de halvete girdi. O gece Fatıma ayağa kalktı ve ben iyiyim, dedi. Gece şeyhi evin bir köşesinde gördüğünü, asasıyla ona vurup kalk dediğini ve ayaklandığını anlattı. Şeyhe durumu ilk götüren Fakih, şeyhin yanına gitti. Şeyhin oğlu babasının o zamandan beri halvette olduğunu söyledi. Şeyh dedi ki: Benle ölüm meleği çekiştik. Sonunda ben galebe çaldım ve onu bana bıraktı.’
Kaynak: Tabakat-ı İbn Deyfullah 199
Kaynak: http://tevhiddergisi.net/makale/tasavvufta-veli-seyh-tasavvuru

(Ayet) Halbuki Allah bir kimseyi, eceli geldiği zaman asla geciktirmez; ve Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
MUNAFİKUN Suresi 11. Ayet
Ali Fikri Yavuz: Halbuki Allah bir kimseyi, eceli geldiği zaman asla geciktirmez; ve Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın