I – ..Dini İslâm Olmayan Bu Hindu Öldü. Kendisinin Ölüm Ânına Kadar İslâmiyet’le Olan İlgisi, Sırf Mahbubu Hüdâ Abdülkâdîr Geyiânî (k.s.)’a Kalbinde Duyduğu Sevgiden İbaretti… En Kör Gözler Bile Görmekte Gecikmediler Ki: Bu Hindu Gavsü’l-âzâm’ın Himmeti Ve Mahbubiyet Sırrı İle İslâm Olarak Ruhunu Teslim Etmiştir. Böylece Gavsü’l-âzâm Abdülkâdîr Geylânî (k.s.)’a Sevgi Mevta’yı Âhiret Mutluluğuna Dahi Kavuşturdu
.
I – ..Dini İslâm Olmayan Bu Hindu Öldü. Kendisinin Ölüm Ânına Kadar İslâmiyet’le Olan İlgisi, Sırf Mahbubu Hüdâ Abdülkâdîr Geyiânî (k.s.)’a Kalbinde Duyduğu Sevgiden İbaretti… En Kör Gözler Bile Görmekte Gecikmediler Ki: Bu Hindu Gavsü’l-âzâm’ın Himmeti Ve Mahbubiyet Sırrı İle İslâm Olarak Ruhunu Teslim Etmiştir. Böylece Gavsü’l-âzâm Abdülkâdîr Geylânî (k.s.)’a Sevgi Mevta’yı Âhiret Mutluluğuna Dahi Kavuşturdu
Çok emin kaynaklardan alınmıştır ki, Burhâniyur beldesinde zengin bir hindûnun, Hz. Gavsü’l-âzâm Abdülkâdîr Geylânî (k.s.)’a hem sonsuz bir güveni, he de hudutsuz bir sevgisi vardı. Kendisini çeşitli vesilelerle yemek ziyafetlerine davet eder, Gavsü’l-âzâm (k.s.) ile beraber birçok önemli kimseleri de davet sofralarında cem ettiği (topladığı) gibi, fakirlere dahi ni¬met ve ihsanını esirgemezdi…
Dini İslâm olmayan bu hindu öldü. Kendisinin ölüm ânına kadar İslâmiyet’le olan ilgisi, sırf mahbubu hüdâ Abdülkâdîr Geyiânî (k.s.)’a kalbinde duyduğu sevgiden ibaretti.
Ölümünden Hintli âdetlerine göre cesedinin yakılıp külleri¬nin denize savrulması gerekiyordu.
Bir çok odun toplanmış, hindûnun cesedinin bâtıl inançları-na göre yanmasına ramak kalmıştı.
Hakk Teâlâ (c.c.) Hazretleri’nin hikmetine bakın ki; cesedin alev almasını kolaylaştıracak bir tek kıl bile kalmadığı gibi, o anda odunların yakılacağı yerde bir akarsu belirir ve odunların hepsini ateş almayacak şekilde ıslatır.
Orada bulunup bu durumu gören herkes, hayretler içinde kaldılar…
En kör gözler bile görmekte gecikmediler ki: Bu hindu Gavsü’l-âzâm’ın himmeti ve mahbubiyet sırrı ile İslâm olarak ruhunu teslim etmiştir.
Hindunun evlâtlarına haber gönderilerek, babalarının dinî islâm üzere defnedilmesi lüzumu bildirildi. Cenaze yakılmak¬tan vazgeçilerek, dinî İslâm üzerine gâsl edildi.
Böylece Gavsü’l-âzâm Abdülkâdîr Geylânî (k.s.)’a sevgi mevta’yı âhiret mutluluğuna dahi kavuşturdu.
Kaynak: Gayb’ın Dili Abdülkadir Geylani’nin Menkıbeleri… – Muhammed Sadık Ul Sadi, Kitsan, İst. 1996, Tercüme: Seyyid Hüseyin Fevzi Paşa (S.138-139)