(Ayet) “İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür” denir. Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah’tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru. Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler. “Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?” (denilir.). (İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kısmı, diğerlerine yönelir, birbirlerini sorumlu tutmaya çalışırlar. (Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan gelirdiniz (sûreti haktan görünürdünüz) derler. (İleri gelenler de) “Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yok. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz. Onun için Rabbimizin hükmü bize hak oldu. Biz (hak ettiğimiz cezayı) mutlaka tadacağız”

(Ayet) Yüzlerinin ateşte evrilip çevrileceği gün, derler ki: “Eyvahlar bize, keşke Allah’a itaat etseydik ve Resûl’e itaat etseydik.” Ve dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten biz, efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik, böylece onlar bizi yoldan saptırmış oldular. Rabbimiz, onlara azabtan iki katını ver ve büyük bir lanet ile lanet et.

(Ayet) Her bir ümmet girişinde kendi kardeşini (benzerini) lanetler. Nitekim hepsi birbiri ardınca orada toplanınca, en sonda yer alanlar, en önde gelenler için: ‘Rabbimiz, işte bunlar bizi saptırdı, öyleyse ateşten kat kat arttırılmış bir azap ver diyecekler. (Allah da:) ‘Hepsi için kat kattır. Ancak siz bilmezsiniz diyecek

(Ayet) Zayıf sayılanlar da büyüklük taslayanlara: Hayır! Gece gündüz (işiniz) tuzak kurmaktı. Çünkü siz daima Allah’ı inkâr etmemizi, O’na ortaklar koşmamızı bize emrederdiniz, derler.

(Ayet) ): «Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür.» derler. «Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?» (denilir.). (Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan gelirdiniz (sûreti haktan görünürdünüz) derler. (İleri gelenler de) derler ki: «Hayır, siz inanmamıştınız.» «Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz.» «Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız.»

.

(Ayet) Yüzlerinin ateşte evrilip çevrileceği gün, derler ki: “Eyvahlar bize, keşke Allah’a itaat etseydik ve Resûl’e itaat etseydik.” Ve dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten biz, efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik, böylece onlar bizi yoldan saptırmış oldular. Rabbimiz, onlara azabtan iki katını ver ve büyük bir lanet ile lanet et.
Ahzap Suresi,
66-68. Yüzlerinin ateşte evrilip çevrileceği gün, derler ki: “Eyvahlar bize, keşke Allah’a itaat etseydik ve Resûl’e itaat etseydik.” Ve dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten biz, efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik, böylece onlar bizi yoldan saptırmış oldular. Rabbimiz, onlara azabtan iki katını ver ve büyük bir lanet ile lanet et.”

.

(Ayet) Her bir ümmet girişinde kendi kardeşini (benzerini) lanetler. Nitekim hepsi birbiri ardınca orada toplanınca, en sonda yer alanlar, en önde gelenler için: ‘Rabbimiz, işte bunlar bizi saptırdı, öyleyse ateşten kat kat arttırılmış bir azap ver diyecekler. (Allah da:) ‘Hepsi için kat kattır. Ancak siz bilmezsiniz diyecek
Araf Suresi,
38. Allah onlara: “Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!” der. Cehenneme giren her ümmet kendi din kardeşine lanet eder. Nihayet hepsi oraya toplandığında, sonrakiler öncekiler hakkında derler ki: “Rabbimiz! İşte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı. Onlara cehennem ateşinden kat kat azab ver”. Allah der ki: “Herkesin azabı kat kattır, fakat siz bilemezsiniz”.
39. Öncekiler de sonrakilere derler ki: “Sizin bizden bir üstünlüğünüz yoktur. O halde yaptıklarınızdan dolayı azabı tadın”.
40. Bizim âyetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmaya tenezzül etmeyenler var ya, işte onlara göğün kapıları açılmayacak ve deve (veya halat) iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte suçluları böyle cezalandırırız.

.

(Ayet) Zayıf sayılanlar da büyüklük taslayanlara: Hayır! Gece gündüz (işiniz) tuzak kurmaktı. Çünkü siz daima Allah’ı inkâr etmemizi, O’na ortaklar koşmamızı bize emrederdiniz, derler.
Sebe’ Suresi
33. Zayıf sayılanlar da büyüklük taslayanlara: Hayır! Gece gündüz (işiniz) tuzak kurmaktı. Çünkü siz daima Allah’ı inkâr etmemizi, O’na ortaklar koşmamızı bize emrederdiniz, derler. Artık azabı gördüklerinde, için için yanarlar; biz de o inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar takarız. Onlar ancak yapmakta oldukları günahları yüzünden cezalandırılırlar.

.

(Ayet) ): «Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür.» derler. «Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?» (denilir.). (Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan gelirdiniz (sûreti haktan görünürdünüz) derler. (İleri gelenler de) derler ki: «Hayır, siz inanmamıştınız.» «Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz.» «Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız.»
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Saffat Suresi
20. «Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür.» derler.
21. (Onlara): «İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür» denir.
22, 23. Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah’tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
24. Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler.
25. (Onlara): «Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?» (denilir.)
26. Hayır, bugün onlar teslim olmuşlardır.
27. Onlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar.
28. Onlar: «Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz» derler.
29. (İleri gelenler de) derler ki: «Hayır, siz inanmamıştınız.»
30. «Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz.»
31. «Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız.»
32. «Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık.»
33. O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.
34. İşte biz günahkarlara böyle yaparız.
35. Çünkü onlar, kendilerine: «Allah’tan başka ilâh yoktur» denildiği zaman kafa tutuyorlardı.
36. Ve: «Biz, hiç, bir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?» diyorlardı..

Türkiye Diyanet Vakfı Meali
Saffat Suresi
20. (Durumu gören kâfirler:) Eyvah bize! Bu ceza günüdür, derler
21. İşte bu, yalanlamış olduğunuz hüküm günüdür
22, 23, 24. (Allah, meleklerine emreder:) Zalimleri, onların aynı yoldaki arkadaşlarını ve Allah’tan başka tapmış oldukları putlarını toplayın. Onlara cehennemin yolunu gösterin. Onları tutuklayın, çünkü onlar sorguya çekilecekler!
25. Size ne oldu ki birbirinize yardım etmiyorsunuz?
26. Evet, onlar o gün zilletle boyun eğeceklerdir
27. (İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kısmı, diğerlerine yönelir, birbirlerini sorumlu tutmaya çalışırlar
28. (Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan gelirdiniz (sûreti haktan görünürdünüz) derler
29, 30. (Ötekiler de:) «Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yok. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz.»
31. «Onun için Rabbimizin hükmü bize hak oldu. Biz (hak ettiğimiz cezayı) mutlaka tadacağız.»
32. «Biz sizi azdırdık. Çünkü kendimiz de azmıştık.»
33. Şüphesiz o gün onlar azapta ortaktırlar
34. İşte biz, suçlulara böyle yaparız
35. Çünkü onlara: Allah’tan başka tanrı yoktur, denildiği zaman kibirle direnirlerdi
36. «Mecnun bir şair için biz tanrılarımızı bırakacak mıyız?» derlerdi.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın