Gavs Verilen Ölüm Emrinin Nesh Edildiğini Nereden Biliyor? Çünkü Gavsım Allah’ın Yanında Bulunan, İçinde Herşeyin Yazılı Olduğu, Bütün Gaybın Kaynağı Levh-i Mahfuz’u Okuyabilir

I – O Gavski Hakkında Verilen Ölüm Emrini Yerine Getirmek İçin Gelen Azraile Derki: Ey Azrail! Rabbine Dön Ve Sor, Çünkü Bu Emir Nesh Edildi (Hüküm Değişti). Azrail Döndü Ahmed Bu Hastalıktan Şifa Buldu Ve Sonrasında Otuz Yıl Yaşadı

II – Gavs Verilen Ölüm Emrinin Nesh Edildiğini Nereden Biliyor? Çünkü Gavsım Allah’ın Yanında Bulunan, İçinde Herşeyin Yazılı Olduğu, Bütün Gaybın Kaynağı Levh-i Mahfuz’u Okuyabilir: Şeyh Cakir Şöyle Derdi: ‘Levh-i Mahfuza Bakıp, İsmini Orada Görmeyince Kadar, Hiçbir Müridden Söz Almadım

III – Levhi Mahfuza Şeyhimin Makamına Bakayım, Dedim. Baktım Seni Orada Papaz Olarak Gördüm” Deyince Papaz Donup Kaldı Ve Şunu Dedi: “Burada Benim Papaz Olduğumu Bilen Hiç Kimse Yok. Bunu Bildiğine Göre Senin Keşfin Haktır. Müslümanlık Da Hak Dindir

.

I – O Gavski Hakkında Verilen Ölüm Emrini Yerine Getirmek İçin Gelen Azraile Derki: Ey Azrail! Rabbine Dön Ve Sor, Çünkü Bu Emir Nesh Edildi (Hüküm Değişti). Azrail Döndü Ahmed Bu Hastalıktan Şifa Buldu Ve Sonrasında Otuz Yıl Yaşadı
Muhammed eş-Şirbi’nin oğlu Ahmed hastalandı, ölümü yaklaşınca Azrail(!) geldi, onun ruhunu almak için. Şeyh, Azrail’e dedi ki: Rabbine dön ve sor, çünkü bu emir nesh edildi (hüküm değişti). Azrail döndü Ahmed bu hastalıktan şifa buldu ve sonrasında otuz yıl yaşadı.’ ( Tabakatu’l-Kubra 2/118)
Kaynak: http://tevhiddergisi.net/makale/tasavvufta-veli-seyh-tasavvuru

.

(Ayet) Bir canın eceli gelip çatınca, Allah onu asla geri bırakmaz; Allah, işlediklerinizden haberdardır.
MUNAFİKUN Suresi 11. Ayet
14 – Bekir Sadak: Bir canın eceli gelip çatınca, Allah onu asla geri bırakmaz; Allah, işlediklerinizden haberdardır.

.

II – Gavs Verilen Ölüm Emrinin Nesh Edildiğini Nereden Biliyor? Çünkü Gavsım Allah’ın Yanında Bulunan, İçinde Herşeyin Yazılı Olduğu, Bütün Gaybın Kaynağı Levh-i Mahfuz’u Okuyabilir: Şeyh Cakir Şöyle Derdi: ‘Levh-i Mahfuza Bakıp, İsmini Orada Görmeyince Kadar, Hiçbir Müridden Söz Almadım
‘Şeyh Cakir şöyle derdi: ‘Levh-i mahfuza bakıp, ismini orada görmeyince kadar, hiçbir müridden söz almadım.’ ‘ (Tabakau’l Kubra, 1/127 Bknz. Evliyalar Ansiklopedisi, 2/533)
‘Sıdk ehliyle beraber olduğunuzda onlarla sıdk üzere olun. Çünkü onlar kalplerin casuslarıdırlar. Sizin sırlarınızdan girer, isteklerinizden çıkarlar.’ ( et-Taarruf, 33)
Abdulaziz Debbağ’a öğrencisi sordu:
“Bazı alimler ihtilaf ettiler: Kur’an’da zikredilen, gaybın anahtarı olan beş maddeyi Peygamber bilir mi? “Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (herşeyden) hakkıyla haberdar olandır.” (31/Lokman, 34)
‘Ed-Debbağ dedi ki: Bu beş şey nasıl peygamberlere gizli kalsın. Onun ümmetinden tasarruf ehli biri bu beş şeyi bilmeden tasarrufta bulunamaz.’ ( El-İbriz 1/522-523 Demir Kitabevi)
Velilerin keşfi iki kısımdır. Kimisi levh-i mahfuza bakar. O değişmez. Efendim Ali el-Havvas gibi. Kimisi de yazılıp-silinen levhalara bakar. Bunlar 360 levhadır. Bunlar değişir ve değiştirilir. Veli bir şeyi haber verse ve o olmasa: ‘Yalan söyledi’ denmez. Onun değişen levhalara baktığı kabul edilir.’ (Tasavvuf Menşe ve Mesadir, 182. Tabakat fi Hususi’l Evliya naklen)
Kaynak: http://tevhiddergisi.net/makale/tasavvufta-veli-seyh-tasavvuru

.

III – Levhi Mahfuza Şeyhimin Makamına Bakayım, Dedim. Baktım Seni Orada Papaz Olarak Gördüm” Deyince Papaz Donup Kaldı Ve Şunu Dedi: “Burada Benim Papaz Olduğumu Bilen Hiç Kimse Yok. Bunu Bildiğine Göre Senin Keşfin Haktır. Müslümanlık Da Hak Dindir
Kendisine muhabbet ve bağlılığı çok fazla olan bir dükkân sahibi tüccar varmış. Papaz da onun sıksık ziyaretine gidermiş. Bu tüccar verilen vazifeleri yapıyor, samimi olarak çalışıyor ve nihayet keşfi açılıyor. Birgün virdini çekmiş, rabıtadayken, hele bir bakayım şeyhimin Allah yanında mertebesi ne kadar yücedir, diye Levhi Mahfuza nazar ediyor. Bir de ne görsün ? Bunca za man hizmet ettiği şeyhi orada müslüman değil, keşiş olarak yazılır.. Derhal şeyhine karşı kalbi soğuyor. Muhabbeti kesili yor. Hergün kendisine uğrayan hürmet ve saygı gösteren şeyhi o günden sonraki ziyaretlerinde bakar ki dükkancı hiç hürmet göstermiyor, adabı falan terk etmiş. Dayanamaz sorar: «Bana karşı soğuk davranıyorsun, muhabbetin kalmamış, bunun sebebi nedir ?» diye Israr eder. Tüccar evvela söylemek istemez, fakat ıs rar karşısında hakikati söyler : «Benim dinimde kafire hürmet yoktur. allah2ın inayetiyle keşfim kerametim açıldı. Levhi Mahfuza şeyhimin makamına bakayım, dedim. Baktım seni orada papaz olarak gördüm. Kâfire hürmet caiz olmadığı için sana hizmet etmiyorum.» Papaz donup kalıyor.
“Burada benim papaz olduğumu bilen hiç kimse yok. Bunu bildiğine göre senin keşfin haktır. Müslümanlık da hak dindir.»
Kaynak: Sohbetler – Seyyid Abdülhakim El Huseyni, (S.17)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın