Gavsım Cennetten ve Cehennemde, Hatta Kıyamete Kadar Herşeyden Haberdardır: Sadece Gavs Değil, Ona Uyan, Gavsın Yolundan Giden Sofiler Bile Cenneti ve Melekleri Görebilir. Hatta Bir Meczubu Neşelenmiş, Çıldırmış Bir Halde Oynuyor Görürsen Anlaşılır Ki, Hurileri Görmüş Ve Kendini Kaybetmiştir

I – Tasavvuf Ehli; Nübüvvet Nurundan Feyz Almaya Başlayınca, Sayısız Lütuflara Nail Olur. Hatta Ayık İken Bile Melekleri Başgözüyle Görebilir,» Buyurmuştur

II – Kişi Tövbe Makamında Melekleri, Hafaza Meleklerini Ve Âhirette Olan İşleri Görür. Kulun Bu Gördüğü Müşahedelerde Rabubbiyet Haklarından Bir Hakkı Müşahede Vardır

III – Fetullah Gülen: Anneannem Benim Ölüyor, Tekrar Diriliyor, Dünyaya Dönüyor… Çok Mübarek Bir Kadın. Melekler Geldi İki Tane. Dediler Ki Bu Dilini Kirli Kullanıyor, Dilinin Derisini Yüzmek Lazım, Galiz Konuşuyordu, Dili Kirliydi. Dilinin Derisini Yüzdüler Diyor.

IV – Her Keşf Olan Kâinatın Daha Çok Sırlarını Bilir. Ona Cennetin Mertebe Ve Dereceleri Keşf Olur. Birbirine Tedahülün Ve Çeşitli Ni’metlerin Üstünlüklerini Anlar. Ve O Dar Yol Üzerinde Sakin Olur. Orada Cehennemin Dereke Ve Katlarını Ve Birbirine Tedahülünü Ve Azapları Geniş Olarak Görür

V – Kurban, Kalbimden Zikir Yaptığım Zaman Melekler Yazmıyorlar. Fakat Sesli Zikir Yapıp Salavat Getirdiğimde Meleklerin Yazı Yazarken Kalemlerinin Sesini Duyuyorum. Tekrar Kalben Zikre Geçtiğimde Sesleri Duyamıyorum”

VI – Bir Meczubu Neşelenmiş, Çıldırmış Bir Halde Oynuyor Görürsen Anlaşılır Ki, Hurileri Görmüş Ve Kendini Kaybetmiştir. Hurilerin Hareketlerini Kendisi De Gösteriyordur

.

I – Tasavvuf Ehli; Nübüvvet Nurundan Feyz Almaya Başlayınca, Sayısız Lütuflara Nail Olur. Hatta Ayık İken Bile Melekleri Başgözüyle Görebilir,» Buyurmuştur
İmam-ı Gazali (K,S.) Hazretleri:
«Tasavvuf ehli; nübüvvet nurundan feyz almaya başlayınca, sayısız lütuflara nail olur. Hatta ayık iken bile melekleri başgözüyle görebilir,» buyurmuştur.
Kaynak: Nerden Gelip, Nere Gidiyoruz – Mustafa Güllü, Yaylacık Matbaası, İstanbul-1987 (S.541)

.

II – Kişi Tövbe Makamında Melekleri, Hafaza Meleklerini Ve Âhirette Olan İşleri Görür. Kulun Bu Gördüğü Müşahedelerde Rabubbiyet Haklarından Bir Hakkı Müşahede Vardır
Günah şehvetini kesince tövbe makamında yer tutar, işte böylece Cenab-ı Hak bu kötü hassalardan kurtarıp, ona fetih nasib edip, zatine sırrı da koyunca, o zaman âlemleri müşahede makamlarında yükselir. İlk göreceği şey toprağa mensub olan ecramdır. Ondan sonra ulvi, yüce cürümleri görür. Sonra mura-ni cürümleri görür. Sonra nurani cürümleri görür. Sonra Cenab-ı Hakk’ın ef’ali mahlûkata nasıl nüfuz ediyor, onları görür. Toprağa ait müşahede de derece derece olur. Evvela arz ve onda olanları, sonra ikinci arzı, sonra 3. cü kat arzı, sonra ilâ 7. ci kat arza kadar görür. Ondan sonra birinci kat gök ile kendi arasındaki boşluğu, semayı görür. Sonra 1. ci kat semayı, sonra hakeza yerdeki tertip üzere böylece göklerde yükselir. Ondan sonra berzahı görür ve oradaki ruhları görür. Sonra melekleri, hafaza meleklerini ve âhirette olan işleri görür. Kulun bu gördüğü müşahedelerde rabubbiyet haklarından bir hakkı müşahede vardır. Ubudiyet edeplerinden edep de vardır. Bu müşahedelerde türlü manialar ona arız olur. Allahü Teâlâ’nın bu zayıf kullara rahmeti olmasa en ahmaklar derecesine rücû eder, şaşırır. Bu müşahede makamlarını, onların korkulu yerlerini geçmek, nefislerin hassaları makamlarını geçmekten daha zordur. Çünkü böyle havas, nefsin hassaları makamatının geçilmesi batınidir. Onun için ancak fetihten sonra bilir. Daha önce göremez. Halbuki bu müşahede makamları zahirdir, gözü ile görür.
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst.1997 (S.359-364)

.

III – Fetullah Gülen: Anneannem Benim Ölüyor, Tekrar Diriliyor, Dünyaya Dönüyor… Çok Mübarek Bir Kadın. Melekler Geldi İki Tane. Dediler Ki Bu Dilini Kirli Kullanıyor, Dilinin Derisini Yüzmek Lazım, Galiz Konuşuyordu, Dili Kirliydi. Dilinin Derisini Yüzdüler Diyor.
Fetullah Gülen: “Anneannem benim ölüyor, tekrar diriliyor, dünyaya dönüyor… Sonra senelerce yaşadı. Annem diyor ki ben öbür âleme gittim. Çok mübarek bir kadın. Melekler geldi iki tane. Dediler ki bu dilini kirli kullanıyor, dilinin derisini yüzmek lazım, galiz konuşuyordu, dili kirliydi. Dilinin derisini yüzdüler diyor. Ben görmedim nenemi…”
Kaynak: Sesli Sohbetler, 18_01- Gıybet, dk. 13.55 vd.

Kaynak: https://www.haberturk.com/gundem/haber/1578816-diyanet-feto-raporu-5-bolum-b-anneannesinin-olup-tekrar-dirilmesi

.

IV – Her Keşf Olan Kâinatın Daha Çok Sırlarını Bilir. Ona Cennetin Mertebe Ve Dereceleri Keşf Olur. Birbirine Tedahülün Ve Çeşitli Ni’metlerin Üstünlüklerini Anlar. Ve O Dar Yol Üzerinde Sakin Olur. Orada Cehennemin Dereke Ve Katlarını Ve Birbirine Tedahülünü Ve Azapları Geniş Olarak Görür
Her keşf oldukta mevcudatın tertibini, vücûdun cümreye sereyanını ve kâinatın daha çok sırlarını bilir. Her keşf olan makam, ona tevkir ve ta’zîm ile yüz döner. Onunla da kalmadıysa, ona hayret alemi keşf olur. Bundan acizlik ve kusurluluğunu anlar. Bu âlem-i illiyyûndur. Onunla da kalmadıysa, ona Cennetin mertebe ve dereceleri keşf olur. Birbirine tedahülün ve çeşitli ni’metlerin üstünlüklerini anlar. Ve o dar yol üzerinde sakin olur. Orada Cehennemin dereke ve katlarını ve birbirine tedahülünü ve azapları geniş olarak görür. O keşf ile de kalmadıysa, ona ervâh-ı müstehlike münkeşif olur. Onları meşhedlerinde sarhoş ve hayretler içinde bulur. Vecd sultanı onlara galib olmuş olur. Onlann hâli, onu çağırmış olur. O çağırmayı kabul etmediyse, ona bir nur keşf olur ki, onda kendinden başka kimseyi görmez olur. Orada ruhanî lezzetten onu büyük bir vecd alır ki, ondan önce onu bilmezdi. O zaman, gördüğü her şey, nazarında küçük görünür. Kendi o nur içinde kandil gibi hareketli bulunur. Onunla da kalmadıysa, ona insan şeklinde suretler görünür. Yüzlerinde perdeler, örtüler olur. Onların başka teşbihleri vardır, işitince anlaşılır. Kendi suretini onların arasında görür. Onunla makamını, bulduğu vakti ve hâli bilir. Onunla da kalmadıysa, ona Rahman’ın sırları keşf olur. Onda her şeyin suretini görür. Keşf olunan her şeyi orada bulur. Her ayn ve alem [işaret] onda ıyân olur. O zaman kendi hakikatini ve rütbesinin sonunu anlar. Marifet ve velayetten neye kavuştuğunu tanır.
Kaynak: Marifetname – Erzurumlu İbrahim hakkı, Bedir yay., İst-1993 (S.663)

.

V – Kurban, Kalbimden Zikir Yaptığım Zaman Melekler Yazmıyorlar. Fakat Sesli Zikir Yapıp Salavat Getirdiğimde Meleklerin Yazı Yazarken Kalemlerinin Sesini Duyuyorum. Tekrar Kalben Zikre Geçtiğimde Sesleri Duyamıyorum”
“Kurban, kalbimden zikir yaptığım zaman melekler yazmıyorlar. Fakat sesli zikir yapıp salavat getirdiğimde meleklerin yazı yazarken kalemlerinin sesini duyuyorum. Tekrar kalben zikre geçtiğimde sesleri duyamıyorum” dedi. Bunu saflığından, bilmediğinden söylüyordu. Gavs Hazretleri:
“Doğrudur, kalpten yaptığın gizli zikri Allahu Teala’nın melekleri yazmazlar. İnsanın ağzından çıkmayana kadar onlar yazmazlar; fakat yapılan zikir de melekler yazmadı diye kaybolmaz. Kıyamete kadar Allahu Teala’nın yanında emanette kalır.” buyurdular.
Kaynak: Seyda – İntizar Erol, Timaş Yayınları, İstanbul 2002 (S.67)

.

VI – Bir Meczubu Neşelenmiş, Çıldırmış Bir Halde Oynuyor Görürsen Anlaşılır Ki, Hurileri Görmüş Ve Kendini Kaybetmiştir. Hurilerin Hareketlerini Kendisi De Gösteriyordur
Debbağ Hz.leri buyurdu ki:
–Meczub olan kimsenin zahiri, gördüğünden müteessir olur. Ne görse aynen çalar, onu yapar. Elinde değildir. Keşfi açılan kimselere Cenab-ı Hak Mele-i Âlâ’dan asaibinden keyfiyeti beyan edilemeyecek haller gösterir. Eğer meczub ise, basiret gözüyle gördüğü bu hallere zahiriyle tâbi olur. Basiretiyle gördükleri de haddi hesaba gelmez. Onun için meczubların halinde bir zaptı rabt, bir disiplin olmaz. Bir meczubu neşelenmiş, çıldırmış bir halde oynuyor görürsen anlaşılır ki, hurileri görmüş ve kendini kaybetmiştir. Hurilerin hareketlerini kendisi de gösteriyordur. Fakat o kimse muntazam sülük görmüş, sâlik velî ise zahiri gördüğünden müteessir olmaz. Gördüklerinden hiçbir şeyi dışanya aksettirmez. Bunlar sanki defo olmuş bir denizdir. Onun için sâlikler, meczublardan daha mükemmel ve kamildirler. Bunların ecri sevabı, meczub velîlerden üçte bir fazladır. Çünkü sâlik velî Resulullah Efendimizin yolundadır. Resulullah Efendimiz’in zahiri gördüklerinden hiç müteessir olmazdı. Onun için sülük görmüş velileri akıllı görürsün. Meczublarda ise ekseriya akıl yoktur.
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst.1997 (S.343-44)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın