I – Rivayet Olunur Ki, Mağrib Ülkesinde Ebû’l-Hasen Adında Bir İmâm (Önder, Devlet Reisi) Vardı. Sofuydu, Halk Tarafından Sevilirdi, İhya Kitabının Aleyhinde Bulunanlara Kandı, İçinde Sünnete Muhalif Bid’atler Var Sandı Ve Yakılmasını Emr Etti. Bunun Üzerine Peygamber Efendimiz Kitabı İnceledi Ve Ebû’l-Hasen’in Gömleğini Çıkarıp Sırtını Açsınlar, Hadd-i Müfteri (İftira Cezası) İle Şiddetle Darb Etsinler Emri Verdi. İmâm Ebu’l-Hasen Uykusundan Uyandı, Sırtında Kırbaç İzleri Apaçık Duruyordu. Yakınlarına Ve Etrafına Olup Bitenleri Haber Verdi Ve Bir Ay Kadar, O Darbeler Sebebi İle Iztırab Çekti, Hasta Yattı. Sonra Bunların Acısı Geçti. Vefat Ettiği Zaman Baktılar Ki, O Darbelerin İzleri Hâlâ Sırtında Duruyor. Bu Hâdiseden Sonra, İmâm Ebu’l-Hasen Îhyâ’yı Her Zaman Okurdu. O Kitabı, Tazim Ve Tebcil Eyler, Kendisine Rehber Edinirdi
.
I – Rivayet Olunur Ki, Mağrib Ülkesinde Ebû’l-Hasen Adında Bir İmâm (Önder, Devlet Reisi) Vardı. Sofuydu, Halk Tarafından Sevilirdi, İhya Kitabının Aleyhinde Bulunanlara Kandı, İçinde Sünnete Muhalif Bid’atler Var Sandı Ve Yakılmasını Emr Etti. Bunun Üzerine Peygamber Efendimiz Kitabı İnceledi Ve Ebû’l-Hasen’in Gömleğini Çıkarıp Sırtını Açsınlar, Hadd-i Müfteri (İftira Cezası) İle Şiddetle Darb Etsinler Emri Verdi. İmâm Ebu’l-Hasen Uykusundan Uyandı, Sırtında Kırbaç İzleri Apaçık Duruyordu. Yakınlarına Ve Etrafına Olup Bitenleri Haber Verdi Ve Bir Ay Kadar, O Darbeler Sebebi İle Iztırab Çekti, Hasta Yattı. Sonra Bunların Acısı Geçti. Vefat Ettiği Zaman Baktılar Ki, O Darbelerin İzleri Hâlâ Sırtında Duruyor. Bu Hâdiseden Sonra, İmâm Ebu’l-Hasen Îhyâ’yı Her Zaman Okurdu. O Kitabı, Tazim Ve Tebcil Eyler, Kendisine Rehber Edinirdi
Rivayet olunur ki, Mağrib ülkesinde Ebû’l-Hasen adında bir İmâm [önder, devlet reisi] vardı. Sofuydu, halk tarafından sevilirdi, İhya kitabının aleyhinde bulunanlara kandı, içinde sünnete muhalif bid’atler var sandı ve yakılmasını emr etti. Şehir ve kasabalardaki İhya nüshalarının toplanıp getirilmesini istedi. Herkes, İhyâ’lan ge¬tirdiler ve cuma günü yakılması kararlaştırıldı.
Vakta ki cuma gecesi [perşembeyi cumaya bağlıyan gece] oldu. Ebû’l-Hasen rüyasında şöyle gördü: Camiye girmiş, köşede bir nur parlıyor, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, yanlarında Ebû Bekir ve Ömer radiyallahu teâlâ anhümâ olduğu hâlde oturmuşlar. İmâm Gazali de önlerinde oturmuştu. Elinde İhya kitabını tutup «Ya Resûlallah!.. Şu kimse benim hasmımdır» dedi. Sonra İhyâ’yı Efendimizin eline verdi. Ya Resûlallah! Şu kitaba nazar buyurunuz. Eğer şu kimsenin zumu [zannı] gibi bunda senin sünnetine muhalefet ve bid’at eseri varsa ben Hak Teâlâ’ya tevbe ve rücû edeyim. Eğer senin katında makbul ve müstahsen [beğenilen] ve senin yoluna; Şerîate, Sünnete uygun ise, doğru yolu bulmağa yararlı ise, adalet eyle, bana düşmanlık eden bu zâttan hakkımı alıver, beni sevindir, dedi. Resûlullah Efendimiz (S.A.) İhyâ’ya, evvelinden âhirine kadar sahîfe besahîfe nazar bu¬yurdular ve sonra: Vallahi, bu kitâb muhakkak ki, güzel bir şeydir, dediler. Sonra Ebû Bekr’e sundular. O da aynı şekilde tedkîk etti ve sonra Yâ Resûlallah ! Hudâ-yı Zülcelâl hakkıçün — ki seni Hak Dîn ile peygamber kılıp gönderdi — elbette bu kitâb güzeldir, iyidir, dedi. Daha sonra İhyâ’yı Hz. -Ömer’e sundular. O da baktı ve Hz. Ebn Bekir gibi söyledi.
Bunun üzerine Cenâb-ı Risâletmeâb sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz emreyledi, Ebû’l-Hasen’in gömleğini çıkarıp sırtını açsınlar, hadd-i müfteri [iftira cezası] ile şiddetle darb etsinler. Beş kırbaç [veya sopadan] sonra Hz. Ebû Bekir şefaat edip, «Yâ Resûlallah! Onun böyle etmesi yine senin sünnetinin uğrunda¬dır. Niyeti oydu. Ama içtihadında [düşüncesinde] hatâ etti», dedi. İmâm Gazali de hakkından vaz geçip, afv etti.
Vakta ki, İmâm Ebu’l-Hasen uykusundan uyandı, sırtında kır¬baç izleri apaçık duruyordu. Yakınlarına ve etrafına olup bitenleri haber verdi ve bir ay kadar, o darbeler sebebi ile ıztırab çekti, has¬ta yattı. Sonra bunların acısı geçti. Vefat ettiği zaman baktılar ki, o darbelerin izleri hâlâ sırtında duruyor. Bu hâdiseden sonra, İmâm Ebu’l-Hasen îhyâ’yı her zaman okurdu. O kitabı, tazim ve tebcil eyler, kendisine rehber edinirdi.
Kaynak: İhyau’ulumi’d-din Cilt 1 – İmam Gazali, Bedir Yay., Tercüme: Ahmed Serdaroğlu, İstanbul 1985 (S.43-44)