I – Muhibban Ariflerden Bir Zat Şöyle Demiştir: Mükaşefe Yoluyla Kırk Huri Gördüm. Onlar Havada Süratle Gidiyorlardı. Üzerlerinde Altın, Gümüş Ve Mücevherlerden Ziynetler Vardı. Onlara Çok Dikkatli Bir Şekilde Baktığım İçin Kırk Gün Cezalandırıldım.
.
I – Muhibban Ariflerden Bir Zat Şöyle Demiştir: Mükaşefe Yoluyla Kırk Huri Gördüm. Onlar Havada Süratle Gidiyorlardı. Üzerlerinde Altın, Gümüş Ve Mücevherlerden Ziynetler Vardı. Onlara Çok Dikkatli Bir Şekilde Baktığım İçin Kırk Gün Cezalandırıldım.
Muhibban ariflerden bir zat şöyle demiştir: Mükaşefe yoluyla kırk huri gördüm. Onlar havada süratle gidiyorlardı. Üzerlerinde altın, gümüş ve mücevherlerden ziynetler vardı. Onlara çok dikkat¬li bir şekilde baktığım için kırk gün cezalandırıldım. Daha sonra öncekilerden daha güzel ve gösterişli seksen huri gördüm. Bana, onlara bakmam söylendi. Secdeye kapandım ve onlan görmemek için gözlerimi yumdum. ‘Sen’den başkasından Sana sığınırım, benim bunlara ihtiyacım yok’ dedim. Ben böyle yakarırken, onlar önümden ayrıldılar.
Allah Teala’nın her asırda, çeşitli bölgelere dağılmış böyle kul¬lan vardır. Bunlar, insanların gözlerinden uzak, saklı olarak yaşar¬lar. Akıllar yetersizliklerinden dolayı onların sıfatlarını idrak ede¬mez. Kalplerde de onların tam olarak tarifi mümkün olamaz.”/
Çünkü sahip oldukları sıfatların en basiti, hareket ve sükunla¬rında gösterdikleri ihlastır. Oysa bu sıfat bizler için en değerli sı¬fatlardan biridir. İhlas ehline göre ihlas, Halik ile muamelede mah¬luku devreden çıkarmaktır. Bu muameleye zaten dahil olmayanlar, ondan nasıl ihraç edileceklerdir?! Mahlukatın başı nefstir. Kalp nefsle bulanmamışsa, ondan nasıl arındırılacaktır?!
Kaynak: http://ihya-der.blogspot.com/2012/06/ihyau-ulumid-din-imam-gazali.html