I – Fenâ, (Yokluk, Yok Olma) Vadisinde Ulaşırsan İlâhî Tevfîk, Emrini Amade Kılınır, Felekler Çevrende Yürür. Ruhlar Sana Gelir. Azîz Ve Celîl Olan Allah, Diğer Varlıklara Karşı Seninle İftihar Eder
II – Seyyid Fevzeddin’in (ksa), Buhara Şehrinden Ay Gibi Doğup Gelince; Güneş İle Ay, Onun Kölelik Hizmetinde Bulunmak İçin, Bellerini Bağlayıp Divan Durdular. Onun Nurlu Yüzü, Gözlere Göz Olunca, İnsanların Gözleri, Yarattığı Eserlerde Hakk’ı Görme Gücünü Elde Etti. Melekler, Çavuşlar Gibi Onun Önünde Nara Atarak Yürümede İdiler. Gökler Başla, Gözle Huzurunda Secdeye Kapanmışlardı
III – Ey Şüphe Duyanlar; Hz. Ali (ra) İkindi Namazını Kaçırmıştı. Hz. Peygamber (asv) Güneşin Tekrar Doğması / Biraz Geriye Gelmesi- İçin Dua Etti. Bunun Üzerine Güneş Geri Geldi, Hz. Ali (ra) İkindi Namazını Kıldıktan Sonra Tekrar Battı. Taberanî’nin De Hasen Bir Senetle Hem Kebîr Hem Evsat’ında Bu Hadisi Rivayet Ettiğini Belirterek, Hadisin Sahih Olduğuna İşaret Etmiştir
.
I – Fenâ, (Yokluk, Yok Olma) Vadisinde Ulaşırsan İlâhî Tevfîk, Emrini Amade Kılınır, Felekler Çevrende Yürür. Ruhlar Sana Gelir. Azîz Ve Celîl Olan Allah, Diğer Varlıklara Karşı Seninle İftihar Eder
EY.OĞUL! îmânı sağlamlaştırıp kemâle erdirdiğin zaman ma’rifet diyarına ulaşırsın. Oradan ilim vâdisine varırsın. İlim vadisinden de, kendinden ve halkdan geçme (fenâ, yokluk, yok olma) vadisinde ulaşırsın. Dana sonra ise Allah ile yeniden vücut bulur vârlığa kavu şursun. Bu vücut buluş, kendinle ve diğer fânilerle değildir.
İşte Allah ile yeniden vücut bulduğun bu safhada, her türlü elem ve kederin zail olur.İlâhî koruma sana hizmet eder. İlâhî hi¬maye senin etrafında çepeçevre bir koruma duvarı örer. İlâhî tevfîk, emrini amade kılınır, felekler çevrende yürür. Ruhlar sana gelir. Azîz ve Celîl olan Allah, diğer varlıklara karşı seninle iftihar eder. Bakışları seni himaye eder ve seni kendisine yakınlık, kendisiyle ün siyet ve kendisin münâcât evine cezbeder, çeker…
Özürsüz ve sebepsiz yere benim sohbetlerime gelmeyenler husrâ-na uğrarlar, emellerine nail olamazlar.
Kaynak: Abdülkadir Geylani’nin Sohbetleri – Yaman Arıkan, Uyanış Yayınevi, İstanbul Tarihsiz. (S.448)
.
II – Seyyid Fevzeddin’in (ksa), Buhara Şehrinden Ay Gibi Doğup Gelince; Güneş İle Ay, Onun Kölelik Hizmetinde Bulunmak İçin, Bellerini Bağlayıp Divan Durdular. Onun Nurlu Yüzü, Gözlere Göz Olunca, İnsanların Gözleri, Yarattığı Eserlerde Hakk’ı Görme Gücünü Elde Etti. Melekler, Çavuşlar Gibi Onun Önünde Nara Atarak Yürümede İdiler. Gökler Başla, Gözle Huzurunda Secdeye Kapanmışlardı
Menzil Tarikatı Şeyhi Fevzeddin Erol:
Seyyid Fevzeddin’in (ksa), Buhara şehrinden ay gibi doğup gelince; güneş ile ay, onun kölelik hizmetinde bulunmak için, bellerini bağlayıp divan durdular.
Onun nurlu yüzü, gözlere göz olunca, insanların gözleri, yarattığı eserlerde Hakk’ı görme gücünü elde etti.
Melekler, çavuşlar gibi onun önünde nara atarak yürümede idiler. Gökler başla, gözle huzurunda secdeye kapanmışlardı.
Bu fanî baş gözü ile, onun yüzünü görmeye imkan yoktur! Çünkü nefis padişaha bakmaz, o güç onda yoktur.
Ona saygı göstermeyen, önünde eğilmeyen kişinin ağacı, yokluk testerelerinden, balta yaralarından kurtulamadı.
Şimdi o ay ayrılık bulutu içinde gizlendi. 0 ayrılık bulutu yüzünden iki gözümden yağmurlar yağıyor.
Saray kethüdasının, nasıl padişahın cemalinden, güzel yüzünden haberi varsa, tıpkı bunun gibi evdeki eşyanın, herşeyin aşktan haberi vardır.
Ondan haber almak istiyorsan, ondan haberi olmayanlarla az görüş, aşktan haberi olmayan sürüyü, köpek sürüsü say!
Kalbi ölü arkadaş, seni ölü yıkayıcı yapar. Ölü koca ise, ölü yıkayandan beterdir.”
Kaynak: http://forum.medineweb.net/tasavvuf-tarikat/22303-menzil-tarikati-seyhi-fevzeddin-erol.html
Not: İnternet üzerinde konuşma Sohbetini bulamadım.
.
III – Ey Şüphe Duyanlar; Hz. Ali (ra) İkindi Namazını Kaçırmıştı. Hz. Peygamber (asv) Güneşin Tekrar Doğması / Biraz Geriye Gelmesi- İçin Dua Etti. Bunun Üzerine Güneş Geri Geldi, Hz. Ali (ra) İkindi Namazını Kıldıktan Sonra Tekrar Battı. Taberanî’nin De Hasen Bir Senetle Hem Kebîr Hem Evsat’ında Bu Hadisi Rivayet Ettiğini Belirterek, Hadisin Sahih Olduğuna İşaret Etmiştir
Değerli kardeşimiz;
Esma binti Umeys anlatıyor:
“Hz. Peygamber (a.s.m) Hz. Ali (ra)’in dizlerine (veya kucağına) yaslanıp uyumuştu. Bu yüzden Hz. Ali (ra) ikindi namazı kılamamıştı. Hz. Peygamber (asv) uyandıktan sonra -bu durumu öğrenmiş ve güneşin tekrar doğması / biraz geriye gelmesi- için dua etti. Bunun üzerine güneş geri geldi, Hz. Ali (ra) ikindi namazını kıldıktan sonra tekrar battı.”
Bu hadisi Tahavî, Taberanî (Kebîr), Hâkim ve Beyhakî (Delail) rivayet etmiştir.(bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, 6/222). Bunun parlak bir mucize eseri olduğunu belirten İbn Hacer, bu hadisi uydurma sayan İbn Cevzî ve İbn Teymiyeyi de eleştirmiştir.(bk. a.g.e)
Ünlü hadis alimi el-Ayni’de, Umdetu’l-Karî adlı Buharî şerhinde bu hadisin sahih olduğunu, İbn Cevzî gibilerin bunu eleştirmelerine iltifat edilmeyeceğini belirtmiştir.(bk. Şebeketu’l-hak).
Buharî’nin şeyhi Hafız Ebu Cafer Ahmed b. Salih el-Mısrî, bu hadisi ayrı iki yoldan rivayet etmiş ve “bu hadisi göz ardı etmenin ilim yolunda olan bir alime yakışmadığını” belirtmiştir.(bk. Şebeketu’l-hak).
Hafız Heysemî, Taberanî’nin bu hadisle ilgili yaptığı rivayetlerinden birinin senedindeki ravilerin Sahih-i Buharî’nin ravileri olduğunu belirtmiştir.(Zevaid, 8/297).
Aclunî de, Tahavî ile Kadı Iyaz’ın da bu hadisi sahih gördüklerini, İbn Mende, İbn Şahin, İbn Merduye gibi hadis alimlerinin bu hadisi -farklı yollarla- rivayet ettiklerini, Taberanî’nin de hasen bir senetle Hem Kebîr hem Evsat’ında bu hadisi rivayet ettiğini belirterek, hadisin sahih olduğuna işaret etmiştir.(bk. Aclunî, 1/428).
Zaten soruda da geçtiği gibi, bu olay bir mucizedir; “Ay”ın ikiye yarılması gibidir.
Kaynak: http://www.sorularlaislamiyet.com/article/13773/hz-ali-ra-in-dizinde-hz-muhammed-asv-in-yatmasi-nedeniyle-ikindi-namazini-kilamadigi-gunesin-tekrar-geriye-dogmasiyla-namazini-kildigi-seklindeki-mucizenin-uydurma-oldugu-iddiasi-dogru-mudur.html
.
(Ayet) Allah kendisine mülk verdi diye İbrahim ile Rabbi hakkında tartışanı görmedin mi? İbrahim: ‘Rabbim, dirilten ve öldürendir’ demişti. ‘Ben de diriltir ve öldürürüm’ dedi; İbrahim, ‘Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene’ dedi. İnkar eden şaşırıp kaldı.
BAKARA Suresi 258. Ayet
Allah kendisine mülk verdi diye İbrahim ile Rabbi hakkında tartışanı görmedin mi? İbrahim: ‘Rabbim, dirilten ve öldürendir’ demişti. ‘Ben de diriltir ve öldürürüm’ dedi; İbrahim, ‘Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene’ dedi. İnkar eden şaşırıp kaldı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez.