I – Bu Ahvalde Kırlarda Dolaşırken Hızır Aleyhisselâm Benim Hacetimi Bir Anda Keşfedip Bana: Ey Bahâeddin! Dedi, Sıkılma! Elbet Senin De Derdinin Çaresi Bulunur. Ben Sual Ettim:- Benim Derdimin Çaresi Nasıl Bulunabilir? O Dedi Ki: Yeryüzünde Tasarruf Sahibi Bir Büyük Velî Vardır. İsmi Şeyh Abdülkadir’dir. Türbesi Bağdat Şehrindedir. Kim Ondan Hacet Dilerse Hacetine Yetişir. Bunun Üzerine Seyyid Abdülkadir’den İstimdad Ettim. Ve O Gece Mânada Kendimi Gavsül A’zam Şeyh Abdülkadir’in Huzurunda Buldum. Ve Ona Derdimi Anlattım
.
I – Bu Ahvalde Kırlarda Dolaşırken Hızır Aleyhisselâm Benim Hacetimi Bir Anda Keşfedip Bana: Ey Bahâeddin! Dedi, Sıkılma! Elbet Senin De Derdinin Çaresi Bulunur. Ben Sual Ettim:- Benim Derdimin Çaresi Nasıl Bulunabilir? O Dedi Ki: Yeryüzünde Tasarruf Sahibi Bir Büyük Velî Vardır. İsmi Şeyh Abdülkadir’dir. Türbesi Bağdat Şehrindedir. Kim Ondan Hacet Dilerse Hacetine Yetişir. Bunun Üzerine Seyyid Abdülkadir’den İstimdad Ettim. Ve O Gece Mânada Kendimi Gavsül A’zam Şeyh Abdülkadir’in Huzurunda Buldum. Ve Ona Derdimi Anlattım
Şah Bahâeddin Nakşibendî anlatıyor:
—Şeyhim Gülâl bana ismi celâli (yâni Allah ismini) telkin etmişti. Ve esma ile meşgul olmamı isterdi. Ben de bu ismi çeker, tefekkür ederdim. Lâkin isim yalnız dudaklarımda kalır, kalbime bir türlü işlemezdi.
İşte bundan dolayı sıkıntı içindeydim. Bu ahvalde kırlarda dolaşırken Hızır aleyhisselâm benim hacetimi bir anda keşfedip bana:
—Ey Bahâeddin! dedi, sıkılma! Elbet senin de derdinin çaresi bulunur.
Ben sual ettim:
– Benim derdimin çaresi nasıl bulunabilir? O dedi ki:
— Yeryüzünde tasarruf sahibi bir büyük velî vardır. İsmi Şeyh Abdülkadir’dir. Türbesi Bağdat şehrindedir. Kim ondan hacet dilerse hacetine yetişir.
Bunun üzerine Seyyid Abdülkadir’den istimdad ettim. Ve o gece mânada kendimi Gavsül A’zam Şeyh Ab-dülkadir’in huzurunda buldum. Ve ona derdimi anlattım.
Kaynak: Allah’a ve Resulune En Yakın Yol – Sıddık Naci Eren, Demir Kitabevi, İst-1985 (S.41-42)