Onun Da, Peygamber Gibi İçte, Dışta, Görünürde, Gizlilikte, Bütün Kötü Ve Pis Şeylerden, Doğumundan Vefatına Dek Masum Olduğuna İnanıyoruz. İmametten Önce, Sonra, Soy-Boy Şerefi Bakımından En Yüce Ve Temiz Kişi Olup Her Türlü Kötülükten, Suçtan, Yanılmadan, Yanlış İş Görmeden, Unutmadan Ve Her Türlü Aşağılık Şeylerden Masumdur

I – İmamın Da, Peygamber Gibi İçte, Dışta, Görünürde, Gizlilikte, Bütün Kötü Ve Pis Şeylerden, Doğumundan Vefatına Dek Masum Olduğuna İnanıyoruz; İmam, İmametten Önce, Sonra, Soy-Boy Şerefi Bakımından En Yüce Ve Temiz Kişi Olup Her Türlü Kötülükten, Suçtan, Yanılmadan, Yanlış İş Görmeden, Unutmadan Ve Her Türlü Aşağılık Şeylerden Masumdur.

II – İmamımız, Allah-u Teala’nın, Ona İhsan Ettiği Kudsi Kuvvetle, İlham Yoluyla Gereği Gibi Hükmeder, O Şeyi, Künhüyle Anlar, Bilir. Bir Şeye Yönelirse, Onu Bilmek Dilerse, O Şey Hakkında, Ancak Gerçeği Bilir; Yanılmaz, Şüpheye Düşmez; Bu Hususta Aklı Delillere, Yahud Öğretenlerin Öğretmesine İhtiyacı Yoktur; Bilgisi, Iktiza Edince Daha Da Derinleşir, Daha Da Ziyadeleşir Ve Bu Yüzdendir Ki Resul-i Ekrem’e (s.a.a.) Rabbim, Bilgimi Ziyade Et Demesi Emir Buyurulmuştur

.

I – İmamın Da, Peygamber Gibi İçte, Dışta, Görünürde, Gizlilikte, Bütün Kötü Ve Pis Şeylerden, Doğumundan Vefatına Dek Masum Olduğuna İnanıyoruz; İmam, İmametten Önce, Sonra, Soy-Boy Şerefi Bakımından En Yüce Ve Temiz Kişi Olup Her Türlü Kötülükten, Suçtan, Yanılmadan, Yanlış İş Görmeden, Unutmadan Ve Her Türlü Aşağılık Şeylerden Masumdur.
İMAM’IN İSMETİ
İmamın da, peygamber gibi içte, dışta, görünürde, gizlilikte, bütün kötü ve pis şeylerden, doğumundan vefatına dek masum olduğuna inanıyoruz; İmam, imametten önce, sonra, soy-boy şerefi bakımından en yüce ve temiz kişi olup her türlü kötülükten, suçtan, yanılmadan, yanlış iş görmeden, unutmadan ve her türlü aşağılık şeylerden masumdur. İmamlar, şeriati koruyan, onun hükümlerini halk arasında icra eden kişiler bulunduklarından, onların da peygamberler gibi masum olmaları ve ismet hususunda peygamberle imam arasında bir fark bulunmaması gerektir.
Kaynak: Şia İnançları, Ayetullah Muhammet Rıza Muzaffer, Alu’l-Beyt, 1994, sy 67

.

II – İmamımız, Allah-u Teala’nın, Ona İhsan Ettiği Kudsi Kuvvetle, İlham Yoluyla Gereği Gibi Hükmeder, O Şeyi, Künhüyle Anlar, Bilir. Bir Şeye Yönelirse, Onu Bilmek Dilerse, O Şey Hakkında, Ancak Gerçeği Bilir; Yanılmaz, Şüpheye Düşmez; Bu Hususta Aklı Delillere, Yahud Öğretenlerin Öğretmesine İhtiyacı Yoktur; Bilgisi, Iktiza Edince Daha Da Derinleşir, Daha Da Ziyadeleşir Ve Bu Yüzdendir Ki Resul-i Ekrem’e (s.a.a.) Rabbim, Bilgimi Ziyade Et Demesi Emir Buyurulmuştur
İMAM’IN SIFATLARI VE BİLGİSİ
İmamın, peygamber gibi yiğitlik, kerem, temizlik, gerçeklik, adalet, tedbir, hikmet ve bütün üstünlükle ve iyi huylar bakımından halkın en seçkini olması gerektir ve buna inanmaktayız; peygamberde bu sıfatların bulunmasına ait delil, aynen İmamda da tatbik edilir.
İmamın, ilahi hükümlere, ilahi maarife, bütün bilgilere sahip olması, peygamber, yahud kendisinden önceki İmam vasıtasıyladır. Yepyeni bir şey hakkında da İmam, Allah-u Teala’nın, ona ihsan ettiği kudsi kuvvetle, ilham yoluyla gereği gibi hükmeder, o şeyi, künhüyle anlar, bilir. Bir şeye yönelirse, onu bilmek dilerse, o şey hakkında, ancak gerçeği bilir; yanılmaz, şüpheye düşmez; bu hususta aklı delillere, yahud öğretenlerin öğretmesine ihtiyacı yoktur; bilgisi, ıktiza edince daha da derinleşir, daha da ziyadeleşir ve bu yüzdendir ki Resul-i Ekrem’e (s.a.a.) Rabbim, bilgimi ziyade et demesi emir buyurulmuştur.
Kaynak: Şia İnançları, Ayetullah Muhammet Rıza Muzaffer, Alu’l-Beyt, 1994, sy 67

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın