I – Şekli Rabıtanın Diğer Bir Çeşidi De Müridin Mürşidini Tüm Bedenini Saran Nurdan Bir Giysi Gibi Düşünmesidir (Telebbüs – Elbise Rabıtası). Bu Rabıta Şeyhin Müride Geçmesi Ve Birleşmesiyle Olur. Bu Durumda Mürid Kendisinin Zarf Olduğunu Şeyhinin De İçine, Girdiğini Düşünür.
.
I – Şekli Rabıtanın Diğer Bir Çeşidi De Müridin Mürşidini Tüm Bedenini Saran Nurdan Bir Giysi Gibi Düşünmesidir (Telebbüs – Elbise Rabıtası). Bu Rabıta Şeyhin Müride Geçmesi Ve Birleşmesiyle Olur. Bu Durumda Mürid Kendisinin Zarf Olduğunu Şeyhinin De İçine, Girdiğini Düşünür.
2) Şekli (surî) ve manevî rabıta:
a) Şekli rabıta: Müridin şeyhini gözünde canlandırarak düşünmesidir. Sanki üstad karşısında oturmuş, yüzü ayın ondördü gibi nur saçar. Oradan çıkan ışıklar müridin kalbine gelir, sonrada tüm bedenine yayılır.
Şekli rabıtanın diğer bir çeşidi de müridin mürşidini tüm bedenini saran nurdan bir giysi gibi düşünmesidir (telebbüs – elbise rabıtası) Bu giysiden yayılan ışığın kalbine, diğer latifelerine ve sonra tüm bedenine yayıldığını düşünür. Bu tür rabıta, rabıtadan feyz alan kişilere verilir. Yine bu rabıta vesveselerin saldırısı arttığında, kalbin sıkıntılı ve hayrete düştüğü anlarda ve üstadın müridin gözüyde heybetinin kaybolduğu durumlarda yararlıdır.
Bu rabıta şeyhin müride geçmesi ve birleşmesiyle olur. Bu durumda mürid kendisinin zarf olduğunu şeyhinin de içine, girdiğini düşünür. Bu şekilde mürid çoğu zaman hiçlikte olur; kendi yerine mürşidini görür, onda fani (yok) olur ve onunla birleşir. Şöyle ki, birleşme ve yok olma ancak muhabbet (sevgi) ve mahviyet’in (kendini yok bilme) en son derecesinde gerçekleşir.
Kaynak: Adab-ı Fethullah – Şeyh Fethullahi Verkanisi – Menzil Yayınevi, Adıyaman, 1997 (S.26-27)