I- Nişanlı, Nişanlısını, Anne, Askerdeki Oğlunu Düşünür. Bu Da Rabıtadır. Biz De Sofi Olarak, Sevdiğimiz Evliyayı Unutamayıp Düşünüyorsak, Güzel Hallerini Gözümüzün Önüne Getiriyorsak Neden Bunda Şirk Olsun?
.
I- Nişanlı, Nişanlısını, Anne, Askerdeki Oğlunu Düşünür. Bu Da Rabıtadır. Biz De Sofi Olarak, Sevdiğimiz Evliyayı Unutamayıp Düşünüyorsak, Güzel Hallerini Gözümüzün Önüne Getiriyorsak Neden Bunda Şirk Olsun?
Kıymetli mü’minler, şu bir hakikattir ki, birçokları rabıta-ı şerifini şeriatta yeri olmadığını söylerken, içtimai hayatımızda, kendi şahsi hayatımızda rabıtasız bir vaktimizin, dakikamızın geçtiğini düşünemeyiz. Herkes birini, bir şeyi düşünür. Köyünü, iznini, anasını, akrabasını… düşünür; gönlünü bağlar, rabteder. Nişanlı, nişanlısını, anne, askerdeki oğlunu düşünür. Bu da rabıtadır. Hırsız çalacağı şeyi planlar, haram bir rabıtadır. Hayat safhamızın her anında bir rabıta bulunur. İnsanoğlu gönlüne bir şey getirmeden, ölü gibi, bir saat duramaz. Biz de sofi olarak, sevdiğimiz evliyayı unutamayıp düşünüyorsak, güzel hallerini gözümüzün önüne getiriyorsak neden bunda şirk olsun?
Kaynak: Tasavvufi Hayat – Mehmet Ildırar, Sey-Taç Yay., 1.Baskı, Ankara 1996