I – Kabiliyetli Bir Mürid, Bir Kâmil Piri, Marifete Kavuşmak İçin Vâsıta Etse, Gece Gündüz Söz Ve Hareketlerinden Onun İzinden Gitse, O Pirin Zahir Suretinin İki Kaşı Arasına Bakmak Bir An Hatırından Gitmese, Dururken, Otururken, Yerken, Konuşurken, Ondan Hiç Gafil Olmasa, Her Gün Bu İşi Tekellüfle Yapsa, Pirinin Şekli Kalbinde Rüsûh Bulur
(Ayet) Onlar Ayaktayken, Otururken Ve Yanları Üzerine Yatarken Allah’ı Anarlar / Zikrederler.
.
I – Kabiliyetli Bir Mürid, Bir Kâmil Piri, Marifete Kavuşmak İçin Vâsıta Etse, Gece Gündüz Söz Ve Hareketlerinden Onun İzinden Gitse, O Pirin Zahir Suretinin İki Kaşı Arasına Bakmak Bir An Hatırından Gitmese, Dururken, Otururken, Yerken, Konuşurken, Ondan Hiç Gafil Olmasa, Her Gün Bu İşi Tekellüfle Yapsa, Pirinin Şekli Kalbinde Rüsûh Bulur
Nihayet bir kendinden geçme ve hayret hâli gelir. Bu râbıta işini tekrar ile, o hâl onda meleke hâline gelir. Fakr ü fena devletini bulur. Bundan yakın yol olmaz. Bazan mürid, kabiliyetli olur. Pir onda tasarruf edip, daha ilk sohbette onu müşahede mertebesine kavuşturabilir. Demek ki, kabiliyetli bir mürid, bir kâmil piri, marifete kavuşmak için vâsıta etse, gece gündüz söz ve hareketlerinden onun izinden gitse, o pirin zahir suretinin iki kaşı arasına bakmak bir an hatırından gitmese, dururken, otururken, yerken, konuşurken, ondan hiç gafil olmasa, her gün bu işi tekellüfle yapsa, pirinin şekli kalbinde rüsûh bulur. Her zaman zahmetsiz tahayyül edebilir. O halde, gayb âle minden pirin kalbine gelen her feyz ve marifet, onun kalbinden, müridin kalbine de gelir.
Kaynak: Marifetname – Erzurumlu İbrahim hakkı, Bedir yay., İst-1993 (S.921-922)
.
(Ayet) Onlar Ayaktayken, Otururken Ve Yanları Üzerine Yatarken Allah’ı Anarlar / Zikrederler.
Âl-i İmrân Suresi
191. Şu bir gerçek ki, göklerin ve yerin yaratılışında, geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, akıllarını/gönüllerini işletenler için çok ibretler vardır. Onlar o kişilerdir ki, ayakta, otururken, yan yatarken hep allah’ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler: “ey rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Şanın yücedir senin! Ateş azabından koru bizi!”