I – Evliyaullah İle Başa Çıkılırmı? Onlar Büyük Adam. Bizim Bilemeyeceğimiz Kadar Büyük Şah-ı Nağşibend Hazretleri. “Bütün Dünya Bana Tırnağım Üstü Gibidir” Buyurmuştur. Dünya Onlara Tırnak Gibi Olunca O Dünyada Bir Şey Olur Da Onlara Görünmez Mi?
(Olumsuz Yorum) Gerçekten Merak Ediyorum, “O Allah ki, O’na yerde de gökte de hiçbir şey gizli kalmaz” Ayeti İndiği Sırada Mahmut Efendi (k.s) Hazretleri, Peygamber Efendimize Gelip “Bütün Dünya Banada Tırnağım Üstü Gibidir. Dünya Bizlere Tırnak Gibi Olunca Yerde ve Gökte Hiçbirşey Bize Gizli Kalabilirmi?” Deseydi Peygamber Efendimizin Tepkisi Ne Oludu?
II – “Errahmân-I Alel Arş-İstiva” Âyetinin Tefsirinde Rahmandan Murad (Gavs) tır Denilmiştir. Dünyâ Ve Âhiret, Arş Ve Kürsî (Gavs) m Elinde Bir Hardal Dânesi Kadardır, Tasarruf Eden Odur.
III – Seyyid İbrâhim Burhâneddîn Düsûkî Hazretlerinin Elinde, Dünyâ Bir Yüzük Gibiydi. Kalb Gözüyle Dünyânın Her Tarafını Görür, Çok Şeye Vâkıf Olurdu. Melekût Âlemine Çıktığı Bildirildi. Birçok Kerâmetleri Görüldü.
.
I – Evliyaullah İle Başa Çıkılırmı? Onlar Büyük Adam. Bizim Bilemeyeceğimiz Kadar Büyük Şah-ı Nağşibend Hazretleri. “Bütün Dünya Bana Tırnağım Üstü Gibidir” Buyurmuştur. Dünya Onlara Tırnak Gibi Olunca O Dünyada Bir Şey Olur Da Onlara Görünmez Mi?
Ya Rabbi ! Onları Bizden, Bizi Onlardan Hepimizi Sen’den Ve Habib’inden Ayırma
Şah-ı Nağşibend Hazretleri’nin bir müridi vardı. Hızır aleyhisselam ona göründü. O da hiç onun tarafına bakmadı. Ve benim hızırım orada dedi. İkinci kez tekrar göründü, yine tarafına bakmadı, üçüncü defa pazarda göründü ve Hızır (aleyhisselam) onu kucakladı ve bazı kelimeler söyledi.
Mürid, Şah-ı Nağşibend Hazretleri’nin yanına geldiği zaman ona dedi ki ’’ Pazarda görüştünüz ’’ Evliyaullah ile bacak atılır mı ? Onlarla müsabakaya girilirmi? Şah-ı Nağşibend Hazretleri, onların karşılaşıp konuştuklarını nasıl bildi ? Evliyaullah ile başa çıkılırmı? Onlar büyük adam. Bizim bilemeyeceğimiz kadar büyük Şah-ı Nağşibend Hazretleri.Bütün dünya bana tırnağım üstü gibidir. Buyurmuştur.Dünya onlara tırnak gibi olunca o dünyada bir şey olur da onlara görünmez mi ? Ya Rabbi ! Onları bizden, bizi onlardan hepimizi Sen’den ve Habib’inden ayırma .
Kaynak: Mahmud Usta Osmanoğlu, İrşadü’l Müridin sayfa 167 Yasin yayınları

.
(Olumsuz Yorum) Gerçekten Merak Ediyorum, “O Allah ki, O’na yerde de gökte de hiçbir şey gizli kalmaz” Ayeti İndiği Sırada Mahmut Efendi (k.s) Hazretleri, Peygamber Efendimize Gelip “Bütün Dünya Banada Tırnağım Üstü Gibidir. Dünya Bizlere Tırnak Gibi Olunca Yerde ve Gökte Hiçbirşey Bize Gizli Kalabilirmi?” Deseydi Peygamber Efendimizin Tepkisi Ne Oludu?
ALİ İMRAN Suresi 5. Ayet
O Allah ki, O’na yerde de gökte de hiçbir şey gizli kalmaz
.
II – “Errahmân-I Alel Arş-İstiva” Âyetinin Tefsirinde Rahmandan Murad (Gavs) tır Denilmiştir. Dünyâ Ve Âhiret, Arş Ve Kürsî (Gavs) m Elinde Bir Hardal Dânesi Kadardır, Tasarruf Eden Odur.
Hatm üçtür: Biri “Hatm-i Velâyet-i Muhammediyye”, ikincisi “Hatm-i Velâyet-i Amme” dir. Bunlardan “Velâyet-i Muhammedi yye” makamı Allâhın en seçkin bir insanı olan “Gavs” in makamıdır. “Velûyet-i Amme” ise insanları irşada memur edilen Velîlerin reislerin in makamıdır. Çünkü Velayetin çok mertebeleri vardır. Bu sebebten Velîlerin herbiri ayni mertebede değildir, ayrı ayrı mertebelerin sahipleridir. Dünyâda insanlara bahşedilen devlet ve dünyâ mertebeleri de birer İlâhî ihsandır. Her mertebeden gına veren devlet Gavsın rütbesidir. Hatta “Errahmân-ı alel arş-istiva” âyetinin tefsirind e Rahmandan murad (Gavs) tır denilmiştir. Dünyâ ve âhiret, arş ve kürsî (Gavs) m elinde bir hardal dânesi kadardır, tasarruf eden odur. Şimdi onun bu devleti bir Hükümdarın devleti gibi olurmu, hiç şüphesiz olamaz. Gerek Velî olsun, gerek Hükümdar olsun hepsi Cenab-ı Hak-kın mazharlarıdır, bir Velî Pâdişâha gitse ana itibar eder.
Kaynak: Niyazi Mısri Divanı Şerhi – Seyyid Muhammed Nur, Hazırlayan: Mahmut Sadettin Bilginer, İst-1976 (S.34)
.
III – Seyyid İbrâhim Burhâneddîn Düsûkî Hazretlerinin Elinde, Dünyâ Bir Yüzük Gibiydi. Kalb Gözüyle Dünyânın Her Tarafını Görür, Çok Şeye Vâkıf Olurdu. Melekût Âlemine Çıktığı Bildirildi. Birçok Kerâmetleri Görüldü.
Seyyid İbrâhim Burhâneddîn Düsûkî; Necmüddîn Mahmûd İsfehânî’den, o da Mahmûd Tûsî’den, o da Abdüssamed Nazarî’den, o da Ali Şîrâzî’den, o da Şihâbüddîn-i Sühreverdî’den ilim öğrendi ve feyzlerinden istifâde etti. Ayrıca Abdürrazzâk hazretlerinin de teveccühlerine kavuştu. Ebü’l-Hasen-i Şâzilî’den ilim öğrendi. Abdüsselâm bin Meşiş hazretlerinin rûhâniyetinten feyz aldığı gibi, Peygamber efendimizin (aleyhisselâm) rûhâniyetlerinden vasıtasız olarak feyz aldı.
Seyyid İbrâhim Burhâneddîn Düsûkî hazretlerinin elinde, dünyâ bir yüzük gibiydi. Kalb gözüyle dünyânın her tarafını görür, çok şeye vâkıf olurdu. Melekût âlemine çıktığı bildirildi. Birçok kerâmetleri görüldü.
Kaynak: http://www.ehlisunnetbuyukleri.com/Islam-Alimleri-Ansiklopedisi/Detay/SEYYID-IBRAHIM-DUSUKI/2534