Biz Denizlere Daldık, Diğer Peygamberler O Denizlerin Sahilinde Kaldılar: Resulullah Efendimiz Bazı Elbiselerini (Mânevi), Ümmeti Şerifinden Bazı Kalimlere Emaneten Verir. O Velî, Resulullah Efendimizin Bu Emanet Elbisesini Giydiği Vakit, O Zaman Bayezıd-i Bistami Hz.lerinin Bu Söylediği Söz Hasıl Olur. O Denizlere Dalan Hakikatte Resulullah Efendimizdir

I – Ebu Yezid-i Bistami Hazretleri Buyuruyor Ki, “Biz Denizlere Daldık, Diğer Peygamberler O Denizlerin Sahilinde Kaldılar

II – Beyazıd-i Bestami: Ben Bir Deryaya Daldım, Enbiya Kenarında Kaldılar Sözü İle Kasdedilen Şudur: Bu Ümmetin Velîleri De Beni İsrâilin Nebileri Gibidir, Çünkü Beni İsrail Nebilerinin Ve Sâir Nebîlerin Makamları Tevhidin “Ceml Cem” Makamıdır

.

I – Ebu Yezid-i Bistami Hazretleri Buyuruyor Ki, “Biz Denizlere Daldık, Diğer Peygamberler O Denizlerin Sahilinde Kaldılar
Yine Abdülaziz Debbağ Hz.lerine, Bayezıd-i Bistami Hz.lerinin şu sözünden sordum:
– Ebu Yezid-i Bistami Hazretleri buyuruyor ki, “Biz denizlere daldık, diğer peygamberler o denizlerin sahilinde kaldılar.”
Abdülaziz Debbağ Hz.leri buyurdu ki:
–Peygamberliğin mertebesi, onların Cenab-ı Hak indinde kadri çok büyüktür. Öyle ki, peygamber olmayan hiçbir kimse o makama çıkamaz. Onun tozuna bile erişemez. Nerde kaldı ki, velî o mertebeye erişsin! Peygamberlik makamı nerede, velilik makamı nerede? Lâkin Bayezid-î Bistami Hz.leri bilir ki, Resulullah Efendimiz bütün peygamberlerin seyyididir ve bütün mürselinin imamıdır.Bütün mahlûkatına en hayırlısıdır. Bunun için Resulullah Efendimiz bazı elbiselerini (Mânevi), ümmeti şerifinden bazı kalimlere emaneten verir. O velî, Resulullah Efendimizin bu emanet elbisesini giydiği vakit, o zaman Bayezıd-i Bistami Hz.lerinin bu söylediği söz hasıl olur. Hakikatte bu Resulullah Efendimize mensubiyeti sebebiyle ona nisbettir. Çünkü o denizlere dalan hakikatte Resulullah Efendimizdir.
Yine buyurdu ki:
– Fetih ehli olan bazı velîler, marifeti ilahiyede peygamberlik makamına erişilir zannederek hata ettiler. Her ne kadar derecede «işemezse bile marifette peygamberlik derecesine bazı velîler erişir demekle hata ettiler. Bu, galattır. Doğrusu şudur ki; bir velî marifet hususunda velayetin son mertesesine erişse bile, yine peygamberlik mertebesinin tozuna bile erişemez. Peygamberlik Cenab-ı Hak’tan ihtisas mertebesidir. Ona asla yaklaşamaz. Vallahü âlem.
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst. (S.523-524)

.

II – Beyazıd-i Bestami: Ben Bir Deryaya Daldım, Enbiya Kenarında Kaldılar Sözü İle Kasdedilen Şudur: Bu Ümmetin Velîleri De Beni İsrâilin Nebileri Gibidir, Çünkü Beni İsrail Nebilerinin Ve Sâir Nebîlerin Makamları Tevhidin “Ceml Cem” Makamıdır
Beyazıd-i Bestami “ben bir deryaya daldım, enbiya kenarında kaldılar
Düşmanlar yanar yanar nihayet kimya olur, yani tevhide gelerek dost olurlar. Sen de kayna, eri, kimya ol.
Burada “Kaabe Kavseyn” den murad edilen Tevhidin “Cem-ül-cem makamıdır; Bu makamda çok kalma, çünkü bir çok Peygamber lerin makamları bu makama kadardır. En son makam olan “Ahadiyyet” makamına ise” Hazret-i Resûlüllah (S.A.V.) efendimiz ma’nen telkin buyurursa geçilebilinir. Bu sebeble Beyâzıd-ı Bistâmî Hazretler i de bir defasında: “Ben bir deryaya daldım, Enbiyâ kenarında kaldılar” buyurduğu derya işte bu “Ahadiyyet Deryası” dır. Bu Ümmetin Velîleri de Beni İsrâilin Nebileri gibidir, çünkü Beni İsrail Nebilerin in ve sâir Nebîlerin makamları tevhidin “Ceml cem” makamıdır.
Kaynak: Niyazi Mısri Divanı Şerhi – Seyyid Muhammed Nur, Hazırlayan: Mahmut Sadettin Bilginer, İst-1976 (S.36)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın