I – Bir Arif Sulak Bir Yere Geldi Ve Hoşuna Giderek Cenab-ı Hakk Şurada Bir Şehir Yaratsaydı Diye Düşündü, Tekrar Oraya Geldiğinde O Şehrin Kurulmuş Olduğunu Gördü
Yine Abdülaiziz Debbağ (r.a.) buyurdu ki:
– Ehlullahın hatırı için Cenab-ı Hak, onların hatır¬larına kalblerine gelen şeyleri husule getirir. Nitekim bir arif bir gün giderken çayırlık, sulak bir yere geldi ve hoşuna giderek temenni etti ki, ne olurdu Cenab-ı Hak şurada bir şehir yaratsaydı! Camiler olsaydı da burada Allah’a ibadet edilseydi, diye düşündü. Allah meleklere emretti, insan suretinde indiler. Allah şehre de (Ol) emri¬ni verdi ve derhal orada istediği gibi bir şehir oldu. O arif kimse tekrar o mevkiye geldiği vakitte temenni ettiği gibi bir şehir kurulmuş gördü ve Allah’a hamdetti. Cenab-ı Hak o arif kişinin hatın için o şehri onun ölümüne kadar orda bırakır. O öldükten sonra her şey aslına döner. Nite¬kim Mühiddini Arabi Hz.lerinden hikâye edilir ki; “Mev¬ziinden başka bir yerde ben cenneti gördüm” demiştir. Gerek mekanlarda gerek zamanlarda o ariften daha şeref¬li bir şey yoktur. Allah o müşahede üzerine onu sevaplan-dınr. Arifin o cihetinde Allah ona bir cennet hal keder ve arif zanneder ki, cenneti mevziinin gayrisinde görmüştür. Halbuki o hakiki cennet değildir. Cenab-ı Hak onun hatm için onu orada yaratmıştır. Vallahü âlem.
Yine bu ruculün nazarında Cenab-ı Hakk’ın bu şeh¬ri, bu melekleri yaratmasının hakikatini de Abdülaziz Debbağ (r.a.) dan işittim. Buyurdu ki:
–Seninle benim aramdaki şu hava’ya bak!
–Evet, bakıyorum, dedim. Parmağıyle bir yeri işaret etti.
–Cenab-ı Hak şu parmağın kadar yerin havasına emreder ve aramızdaki mesafeyi doldurur. Sonra Cenab-ı Hak bu parmak kadar havayı hem genişletecek hem de
bunda müteaddit renkler yapacak. Birinci havayı, bu ikinci havadan da perdeliyecek ve o havada bulunan her şeyden bu genişletip renk renk yaptığı havayı perdeliye¬
cek. Sonra birinci havanın bir parçasını alır ve o bir parça¬yı da ilk havadan perdeleyecek, ikinci havaya dahil ede-cek, ona acaiplikler gösterecek, sonra tekrar oradan çıka¬
rıp birinci havaya iade edecek, îkinci havayı da bütün varlığı ile beraber giderecek. Rabbımız Azze ve Celle bu¬na kadir değil midir? dedi.
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst. (S.516-517)
Site Hakkında:
Copyright ( © ) 2017-2019
Bu Web Sitesi Herhangi Bir Ticari Kar Gütme Amacı İle Yapılmamıştır. Sitede Yerlana Düşünce, Fikir ve Yazılar BANA AİT DEĞİL, KAYNAK GÖSTERİLEN SAHİPLERİNE AİTTİR. Ben Sadece Bir Gözlemciyim ve 2002 Yılında Sorduğum Bir Sorunun Cevabını Bulmak Amacıyla Konuları Kendi Anladığım Başlıklar Altında Siteme Eklemekteyim. Objektif Olmadığını Düşündüğünüz Makalelerin Geliştirilmesi yada Hukuken Suç Teşkil Ettiğini Düşündüğünüz Bir İçeriğin Siteden Kaldırılması İçin Lütfen İletişime Geçin. e-mail: gavsnedir@gmail.comArşivler
-
Son Yazılar
- İddia: “Facir Ve Zalim Bir Kimse Olsa Allah’a İsyanı Emretmediği Müddetçe Müslüman Yöneticiye İtaat Farzdır”: Firevun Rablık İddiası Sadece “Ben Allah’ım” Demesi Değildi: Halkına Zulmetmesi ve “Bu Ülkenin Sahibi Benim. Tüm Emir Ve Yasakların Çıkış Kaynağı Ben Kabul Edilebilirim. Benden Başka Hiç Kimse Emir Vermede Yetkili Değildir” İddiasıydı
- (Yorum) “Nevar Bunda, İsyan Etsinde Ülkede İçsavaş mı Çıksın?” Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri Padişah Üzerinde Çok Ciddi Nüfuza Sahip Olmasına Rağmen, Padişahın “Vergi Veremeyen” 120.000 Vatandaşı Öldürülmesine Bile Karşı Çıkmamıştır
- İddia: “Tanrı Moğolları Seçti Ve Şöyle Dedi: Her Nereye Gidersen, Muzaffer Ol!”: Bu Adamlar Hz Musa’yı Görseler, Reddiye Yazmak İçin Birbirleriyle Yarışırlardı: Bak Musa Kardeş.. Firevun Tanrının Yeryüzündeki Gölgesidir. Firevun, Enel Hak Makamında Kaybolmuş Bir Allah Dostu Olduğu İçin Allah-u Teala Ona, Tıpkı Hz Süleyman’a Verdiği Gibi Kudreti Bahşetmiştir. Ayrıca Bizim Dinmizde Kafir Bile Olsa Yöneticiye İtaat Farzdır. Peygamber Efendimiz Buyuruyor Ki: Sırtına Vurup Malını Alsa Da, Âmirine İtaat Et!
- İddia: “Biz Dervişleriz. Bizim Nazarımız Allah’ın İradesine Bağlıdır”: Moğollar Kayseri’ye Girip Bu Katliamı Gerçekleştirdikleri Sırada Cevlaki (Kalenderi) Dervişler Maalesef Moğollarla Birlikte Hareket Ediyorlardı. Şems-i Tebriz Sohbetlerinde Anadolu İnsanını Moğollara İtaat Etmeye Ve Moğol Yönetiminden Razı Olmaya Çağırırdı
- (Yorum) İddia Ettikleri Gibi Dünya’nın Yönetimi Şayet Şeyh’lerinin Elinde Olsaydı Ne Olurdu? Elimde Olsa Sizi (Kadınları) Erkekler Görmesin Diye Yer Altından Tünel Kazar Da Sizi Gideceğiniz Yerlere Oradan Gönderirdim
- İddia: “Divan-ı Kebir’in Tabii Başkanı Rasûlullâh (a.s)’dir. Onun Gelmediği Toplantılarda İse, Şayet Var İse O Devrin “İnsan-ı Kâmil”i, Yoksa Zamanın “Gavs”ı Başkanlık Görevini İfşa Eder. “İnsan-ı Kâmil” Her Asırda Bulunmaz. “Gavs” İse Her Asırda Vardır Ve Kıyamete Kadar Sürekli, Bir Kişi, O Görevi İfa Eder. Müceddid-i Zaman” Yüz Yılda Bir Gelir”. Peki Sorum Şu: Kim Bu Asrın, Hatta Son 400 Yılın Müceddidi? Tabiki Benim Gavsım. Bu Vasfı Bir İnsana Verirken, Allah Katında Da Sorumlu Olunacağınızı Düşündüğümüzden Bilmenizi İstedik..
- Fatih Nurullah Efendi’den Cübbeli Ahmet Hoca’ya Cevap: Hasetten Böyle Karınları Böyle Dağ Gibi Şişiyor. Ne İstiyorsunuz Ooolum İşinize Bakın Lan Siz…Siz Callcenterlarda Ümmeti Yolmaya Bakın. Sohbetlerimizi Dinleyin Belki Tarikat Öğrenirsiniz Lan! Belki Hakikat Öğrenirsiniz, İnsanlıktan Nasibiniz Olur. Biraz Sohbet Dinleyin Ooolum
- (Yorum) Geçen Gün Bir Köprüden Geçerken, Aşağı Atlamaya Hazırlanan Bir Adam Gördüm Ve Bağırdım: Sen Hangi Dindensin? Şii Misin, Sünni Mi? Peki, Hanefi Misin? Şafii Mi? Peki Hangi Cemaate Mensupsun, Tasavvufi Mi İtikadi Mi? Hangi Tarikat Nakşi, Cerrahi, Kadiri, Halveti? Halidi Kolu Mu? Menzil Mi?
- İddia: “Dünyayı ve Kainatı Gavs Yönetiyor”: Bırak Kainatı, Bunlara Bakkal Emanet Etsen Bakkalı Yönetemezler, Batırırlar. Daha “Ortak Değerler” Üzerine Yaşayan Bu Gruplar Kendi Aralarında Anlaşamıyorlar, Bırakın “Evlilayar Konseyi”’nde Ortak Karar Almayı, Bunların 3 Tanesini Bir Odaya Koysak “Dünyevi İtibar” Uğruna Birbirini Bıçaklarlarlar,
- İddia: “Sadece Alemlerin Yönetimi Değil, Ülkelerin Yönetimide Divan Ehlinin Elindedir ve Gavsımda Bu Divanın Başında Bulunur!”: Ey Müslümanlar! Bir Karar Verin Artık; Dünya’yı Şeytanlar İllumunati Vasıtasıyla mı Yönetiyor, Yoksa Senin Şeyhin mi Yönetiyor da Dünya Bugün Buhalde?