Allah İle Gavsım Arasında Resmiyet Ortadan Kalkmıştır; Allah-u Teala Onunla Şakalaşır, Latifeler Yapar, Halk Nazarında Kötü Sayılabilecek Sözler Söylerler

I – Naz Makamında Kişi, Başkası Tarafından Sevildiğini Fark Edince Gelin Adayı Gibi Nazlanır. Cenâb-ı Hak Tarafından Sevildiğini Düşünen, Bunu Fark Eden Velîlerde Bu Naz Makâmı Oluşur. Allah İle Samimi, Şakalaşır Gibi Konuşurlar
Allah ile dostluğu ilerletmiş olan tasavvuf büyüklerinden bazıları naz, bazıları ise niyâz makâmında bulunurlar. Niyâz yani istek makâmı, sevenlerin hâline uygundur. Çünkü seven kişi, yani âşık sevgilisinden sürekli talepte bulunduğu gibi, Allah’ı seven kişi de ondan Cennet’ini, cemâlini vs. ister, duâ ve niyâz eder. Naz ise, seven değil, sevilen kişilerin hâlidir. Bir kişi, başkası tarafından sevildiğini fark edince gelin adayı gibi nazlanır. Cenâb-ı Hak tarafından sevildiğini düşünen, bunu fark eden velîlerde bu naz makâmı oluşur. Allah ile samimi, şakalaşır gibi konuşurlar. Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allah onları (mü’minleri) sever, onlar da Allah’ı severler” (Mâide, 5/54) buyrulmaktadır. Demek ki bu sevgi aslında iki yönlüdür. Ancak sevildiğini hisseden kişilerde tabiî olarak nazlanma hâli öne çıkar.
Kaynak: Marmara Ün. İlahiyat Fakültesi, İstanbul.
Kaynak: https://www.altinoluk.com/yeni/tasavvufta-naz-makami/


II – Kul Öyle Yüce Bir Yere Erer Ki, Ulu Ve Yüce Allah’a Karşı Naz Ederler, Onunla Dostluk Ve İçtenlik Halinde Bulunurlar. Aziz Ve Celil Olan Allah’la Aralarındaki Resmiyet Ortadan Kalkmıştır. Bunun Sonucu Olarak Halk Nazarında Kötü Sayılabilecek Sözler Söylerler
Cüneyd-i Bağdâdî naz makâmını şöyle anlatır: “Kul öyle yüce bir yere erer ki, ulu Allah’ın kendisini sevdiğini idrak eder. O zaman kul, zorunlu olarak Allah’a hitaben: “Yâ Rab! Senin üzerindeki hakkıma and olsun ki! Nezdindeki makâmıma ve itibarıma yemin ederim ki! Senin bana olan sevgine and içerim ki!” der. “Bunlar öyle bir zümredir ki, ulu ve yüce Allah’a karşı naz ederler, Onunla dostluk ve içtenlik halinde bulunurlar. Aziz ve Celil olan Allah’la aralarındaki resmiyet ortadan kalkmıştır. Bunun sonucu olarak halk nazarında kötü sayılabilecek sözler söylerler.”
Kaynak: Ferîdüddin Attâr, Tezkiretül-evliyâ, s. 427.
Kaynak: https://www.altinoluk.com/yeni/tasavvufta-naz-makami/

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın