Benim Kabrim Beytullah’dır, Gelen Onu Ziyaret Eder. Benim Ocağımı Tavaf Et Yedi Defa, Emânıma Sığın! Ne İşin Var Kâbe’de? Benim Çevremde Yedi Defa Tavaf Et: Bunu Hac Tavafından Daha İyi Say. Bil Ki Hac Yaptım Muradın Gerçekleşti! Aşıkların Kabesidir Bu Makam, Eksiklikleriyle Gelen Kişi Burada Olur Tamam

I – Benim Kabrim Beytullah’dır, Gelen Onu Ziyaret Eder. Benim Ocağımı Tavaf Et Yedi Defa, Emânıma Sığın! Her Yıl Beni Ziyâret İçin Meşguliyetten Sıyrıl, Her Kutub Tavaf Eder Beytullah’ı Yedi Defa. Ben İse Beyt’in Kendisiyim Çadırımı Tavaf Ediciyim
“Benim kabrim Beytullah’dır, gelen onu ziyaret eder.”
“Ona seğirtir de izzet ve Rıfat ile yüce makama erişir.”
“Benim ocağımı tavaf et yedi defa, emânıma sığın!
Her yıl beni ziyâret için meşguliyetten sıyrıl!”
“Bana doğru haccedip gelin, evim kurulu bir kâbe.
Beytin sâhibi yanımdadır, koruluğu haremimdir.”
“Her KUTUB tavaf eder Beytullah’ı yedi defa.
Ben ise Beyt’in kendisiyim çadırımı tavaf ediciyim.”
Kaynak: Alıntılar, Füyûzât-ı Rabbâniyye, Şeyh Abdülkadir Geylâni, Çeviren Celâl Yıldırım, sayfalar, 57-67-68-69. Bedir Yayınevi 1975


II – Ne İşin Var Kâbe’de? Benim Çevremde Yedi Defa Tavaf Et: Bunu Hac Tavafından Daha İyi Say. Bil Ki Hac Yaptım Muradın Gerçekleşti
Ne İşin Var Kâbe’de? Benim Çevremde Yedi Defa Tavaf Et: Bunu Hac Tavafından Daha İyi Say. Bil Ki Hac Yaptım Muradın Gerçekleşti.
Bayezid-İ Bestami’nin Hacca Giderken Yolda Bir Şeyhe Rastladığını, O Şeyhin Bayezid’e “Ne İşin Var Kâbe’de? Gel Benim Etrafımda Yedi Kere Dön, Daha İyi. Allah Kâbe’yi Kurduğundan Beri Oraya Bir Kez Bile Gitmedi Ama Benim Vücudumdan Bir An Bile Olsa Ayrılmadı” Dediğini Söylediniz. Nerede Geçiyor Bu Anlattığınız Şey?
BENİ TAVAF ET
Hac vakti yaklaşmış, Şeyh Bayezid Mekke’ye doğru koşa koşa yollara düşmüştü. Yolunun üzerinde ki şehirlerde basiret sahibi, gönlü açık erler arıyordu. Çünki biliyordu ki; buğday ekerse saman da elde eder. Lâkin saman ekerse buğdaya sahip olamaz. Hacca gider, Kâbe’yi ziyaret ederse Mekke’yi de görürdü. Miraçtan maksat dostu görmekti. Bu arada arş da görünürdü, meleklerde.
Yeni bir mürit ev yaptırmış, Pir de görmeye gelmişti. İmtihan amacıyla dedi ki:
-Eve niçin pencere açtın?
-Işık gelsin diye, cevabını alması üzerine:
-O bir ferdir. Gerçekte bu pencereyi ezanı duymak için açmış olmalıydın! der.
Bayezid’de seferde vaktin Hızır’ı olan kişiyi bulmak için uğraşmakta, öyle bir er kişi aramaktaydı. Derken; vücudu hilal gibi incelmiş, gözleri görmez, fakir, aile efradı kalabalık birine rastladı. Onda erlerin halini, kalini buldu. Âdeta rüyasında Hindistan’ı görmüş file benziyordu. Uyurken yüzlerce neş’e ve zevk âleminde dolaşmakta! Şaşılacak şey! Gözünü açınca nasıl görmez? Rüya denince neler açığa çıkar? Gönül uykuda pencere kesilir.
Bayezid o pirin huzuruna vardı , oturdu. Pir:
-Ey Bayezid! nereye gidiyorsun? Gurbet pılı pırtısını nereye kadar çekip sürükleyeceksin, dedi.
Bayezid de:
-Hac mevsimi. Kâbe’ye gidiyorum, diye cevap verdi.
Pir:
-Yol masrafı olarak yanında ne var? diye sorunca, Bayezid:
-İki yüz dirhem gümüşüm var. Ridamın ucuna sım sıkı bağladım, işte şuracıkta duruyor, dedi. Bunun üzerine Pir dedi ki:
-Ey cömert kişi; etrafımda yedi kere tavaf et. Bu tavafı da Hac tavafından makbul bil. Bana ver o dirhemleri. Bil ki; Hacc ettin, muradın hasıl oldu. Umre ettin; ebedi ömre nail oldun!.. Sâf bir hale geldin; Safa’ya koştun, Say erkanını yerine getirdin. Hakk hakkı için söylüyorum ki; O, beni kendi evinden daha üstün, daha makbul kılmıştır. Kâbe her ne kadar O’nun Lütûf ve ihsan evidir ama, benim vücudum da O’nun sır evidir. Kâbe kuruldu kurulalı içine hiç girmedi “O”! Halbuki bu eve , benim vücuduma o ebedi diri olan Allah’tan başkası gelmedi. Beni gördün ya!… Bil ki Hakk’ı gördün. Doğruluk Kâbe’sinin, hakiki Kâbe’nin etrafında tavaf ettin. Bana hizmet etmek Hakk’a hizmet etmektir, O’ nu övmektir! Sakın Hakk’ı benden ayrı sanma! Gözünü iyi aç ta bana öyle bak ki , beşerde Hakk nûrunu göresin…
Bayezid nükteleri dinledi. Altın bir küpe gibi kulaklarına taktı. Bu yüzden derecesi yükseldi, fazileti arttı . Hakikat yolunun sonuna erişmiş olan Bayezid, artık ondan sonra bir son düşünülemeyecek olan bir makama vardı.
Mesnevi: 2. Cilt – Sayfa : 170 -…- 173
Hamdi CENİK/İSTANBUL
Kaynak: http://sufizmveinsan.com/mevlana/tavaf.html


III – Aşıkların Kabesidir Bu Makam, Eksiklikleriyle Gelen Kişi Burada Olur Tamam
Mevlana”nın Konya”daki dergahının kapısında, Molla Camî”nin şu beyti yazılıdır:
Kâbe-i uşak başıd in makam,
Her nakis amad inca şud tamam
(Aşıkların Kabesidir bu makam, eksiklikleriyle gelen kişi burada olur tamam).
Günde yüzlerce kişi buraya ziyaret eder ama tamamlanıp çıkan pek azdır. Zira kimine göre burası erenlerin dergahı; kimine göre ise sadece bir müzedir.
Kaynak: http://akademik.semazen.net/author_article_print.php?id=1005

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın