Asıl Namazın Hakikatini Mevla Teala Kılıyor, Kuran’ı Allah Okuyor. Hem İbadet Ediyor Hem İbadet Olunuyor. Dünyada En İyi Namazı Kılan İnsanın Kıldığı Namaz, Allah’ın Kıldığı Namazın Sureti Oluyor. Allah Gibi Kim Namaz Kılabilir?

I – Asıl Namazın Hakikatini Mevla Teala Kılıyor. Hem İbadet Ediyor Hem İbadet Olunuyor; Hem Zikrediyor Hem Zikrolunuyor. Dünyada En İyi Namazı Kılan İnsanın Kıldığı Namaz, Allah’ın Kıldığı Namazın Sureti Oluyor. Allah Gibi Kim Namaz Kılabilir?
Namaz kıldık diyoruz ama asıl namazın hakikatini mevla teala kılıyor. Dünyada en iyi namazı kılan insanın kıldığı namaz, Allah’ın kıldığı namazın sureti oluyor. Allah gibi kim namaz kılabilir? Asıl kendisine layık olan namazı kendisi kılıyor. Ya biz? Çok dikkat ederek kılsak bile Allah’ın kıldığı namazın suretini kılmış oluyoruz. Demek ki zatı paki subhaniye, hem abid (İbadet eden) hem mabud (İbadet edilen), hem zakir (Zikreden) hem mezkur (zikredilen). Yani hem ibadet ediyor hem de kendisine ibadet ediliyor. Hem zikrediyor hem de zikrolunuyor.
Kaynak: Mahmut Ustaosmanoğlu: Sohbetler, Cilt:6, Sayfa: 199


II – Allah Nasıl Namaz Kılıyor? Hem İbadet Ediyor Hem De İbadet Ediliyorsa, Allah Kime İbadet Ediyor? Allah’ın Kıblesi Neresi? Bu Sözlerin Zahirinde Bir Gariplik Göze Çarpıyor Ama Mahmud Efendi Hazretlerinin Sözleri De Zahiri Manada Ele Alınamaz Çünkü Öyle Kastedilmemiştir
AYETLER IŞIĞINDA DEĞERLENDİRME
Bu sözlerin zahirinde bir gariplik göze çarpıyor. Koskoca alim ve gönül ehli, şeriattan kıl kadar taviz vermeyen, itikatta sarsılmaz imana sahip bir zatın bu ifadelerini okuyan bilgisiz vatandaşların zihinlerinde elbette soru işaretleri zuhur edecektir.
Mahmud Efendi Hazretlerinin sözleri de zahiri manada ele alınamaz çünkü öyle kastedilmemiştir.
Namaz: Asıl itibariyle zikir, övgü ve yüceltmeden ibarettir. Kulun Allah’ı ne âlî şekilde yücelteceği, öveceği ve uluhiyetini tasdik edeceği ibadet namazdır. Bu sebeple Kur’an’da bir çok yerde namaza vurgu yapılır ve namazın öneminden bahsedilir. Peygamberimiz de namaz dinin direğidir buyurarak bu gerçeğe vurgu yapmıştır.
İşte bizim namazımız yani övgü ve yüceltmemiz, hamd ve senalarımız Allah’ın kendisini övmesinin ve yüceltmesinin seviyesine ulaşamayan sadece bir “suret” mesabesinde oluyor.
En güzel namaz kılan ve dolayısıyla Allah’ı en layıkıyla övüp, yücelten kişi bile Allah’ın kendini övmesinin sureti gibi oluyor.
Derseniz ki, Allah kendisini över mi? Allah kendisini yüceltir mi?
Driz ki, hiç mi Kur’an okumuyorsunuz?
Kur’an’ın başında rahmetini, merhametini ilan ediyor, hamd-ü senanın kendine layık olduğunu bildiriyor. Her ayetin sonunda “mutlak güç sahibidir, hikmet sahibidir, ziyade bilicidir, yerli yerince yapandır, izzet sahibidir, ziyade acıyıcıdır, ziyade görücüdür, hakkıyla işitendir vs…” diye Rabbimiz kendisini övmüyor mu?
“….Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layıktır” (Teğabün 6)
İşte hakikatte de Rabbimiz kendisini en iyi şekilde övücüdür. O’nun kendini yüceltmesi “asıl”, bizim övmemiz, yüceltmemiz onun yüceltmesi yanında suret gibidir…
Aynı şekilde bizim Allah’ı övmemiz, zikretmemiz, kıldığımız namaz bir ibadet olması hasebiyle suretten ibaret olurken, Allah’ın kendisini övmesi de bizim yaptığımız bu ibadetin aslı oluyor.
Yaptığımız her amel bizim katımızda ibadet olarak adlandırıldığı için “biz ibadet ediyoruz” deriz. “Allah’ın ibadet etmesi” tabiri ise “kendine kulluk yapıyor” olarak algılanamaz. Allah’ın kendini hakkıyla övmesi ve yüceltmesi manasındadır. Zaten en sonunda da “hem zikrediyor hem zikrolunuyor” diyerek aslında bu manayı kasdettiğini ifade etmiş oluyor.
Kaynak: https://ihvanlarnet.wordpress.com/category/tasavvuf-ve-ismailaga/

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın