O Bilinecek Olan Ve Bilinmiş Olanın, Önün Hakimidir, Sonun Hakimidir. Keza Evvelî Ve Ahiri Olmayanın Da Hakimidir; Peki Nedir Evveli ve Ahiri Olmayan? Gavsım Kimin Hakimidir?

I – Allah Sevgililerinin Başkanı Kutbun Alametleri: Arşın Hamillerinin Yardımcı Olur, Önün Hakimidir, Sonun Hakimidir, Keza Ev Velî Ve Ahiri Olmayanın Da Hakimidir, Bilinecek Olan Ve Bilinmişin Olan İlmin İlk Başlangıç Noktasını Bilir
Kutb: Bir grubun , bir kavmin başı. Allah sevgililerinin başkanı. Ism-i İlahiyesi Abdullah ‘dır. Kutubları kutub eden, temel direklerin direk olmasına amil olan evliyayı da evliya kılan ancak sultan-ı enbiya Hz. Muhammed Mustafa’ya ta’zimleridir. Kutbun Alametleri :
1- Rahmet, ismet, hilafet ve niyabet babında yardım görmek veya yardım yetkisine sahip bulunmak
2- Arşın hamillerine yardımcı olmak
3- Kendisine zat-ı ilahinin hakikati keşfolmak
4- İlahi sıfatları ihata kudretini kendinde bulmak
5- Şahsen bir hüküm verebilme nimetine ermiş bulunmak
6- Madde ve mana varlığı arasında bir ayırım yapabilme kudretini kendinde bulmuş olmak
7- Evvelîyetten bir evvel ayırmak ve sonunda birleştirmek ve ondan sonsuzluğu ile birleşene ayırdetmek
8- Önün hakimi olmak
9- Sonun hakimi olmak
10- Keza ev Velî ve ahiri olmayanın da hakimi olmak
11- İlmin ilk başlangıç noktasını bilebilmek ki, burası bütün ilimlerin beşiğidir. Hepsi orada toplanır. Bilinecek olan ve bilinmişin hepsi orada yatar. Orası aynı zamanda bir sır alemidir ki bütün bilinenler oradan zuhura gelir. İsmi, künyesi ne olursa olsun her asırda kutb-ı vücud vardır. Kutublar her asırda 124 bin ve daha ziyade olur ve bunlar enbiya makamına kaimlerdir. Kutb-ı vücud tecelli-i Hakk ile vücud bulur
Kaynak: Safer Baba, Istılahat-ı Sofiyye fi Vatan-ı Asliyye-Tasavvuf Terimleri, İst. 1998, s. 167, 168).
Kaynak: Ebu’I-Ala Afifi, Muhyiddin İbnu’I-Arabi’nin Tasavvuf Felsefesi, Çev.: M.Dağ, Ank.197 / S. 217
Kaynak: İmam Şarani, Evliyalar Ansiklopedisi (Tabakatul Kübra); Abdulkadir Akçiçek, Bedir yayınları, 2. cilt, 786. Sayfa
Kaynak: Tasavvuf ve Tarikatlarda Kur’an Ahlakından Sapmalar (Tamamı)(Dk. 1.30.58)


II – Şeyh Ebu’l Hasan Şazali: Kutbun Onbeş Alâmeti Vardır; Evveli Ve Sonu Olmayanın Hükmüyle Müşerref Olunur. Birinci Sırdan Sona Kadar Görünen Ve Sonra Ona Dönen Malûmatın İlmini İhata Etmekle Müşerreflenir
Şâzilî tarikatının başı Şeyh Ebul Hasan (K.S.) dedi ki:
«Kutbun onbeş alâmeti vardır:
1 — İsmet imdadıyla takviye edilir.
2 — Rahmet imdadıyla takviye edilir.
3 — Hilâfet imdadıyla takviye edilir.
4 — Niyabet imdadıyla takviye edilir.
5 — Büyük arşın hamelelerinin imdadıyla takviye edilir.
6- Onun için zâtın hakikati ve sıfatların kapsayıcılığı keşfolunur.
7-Mevcutlar arasında ayırdetme ilmiyle müşerref kılınıyor.
8 — Evvelin evvelden ayırmasıyla müşerref kılınıyor.
9 — Bu durum, sonuna kadar ondan ayrılmaz.
10 — Onda sabit olanla müşerref olur.
11 — Daha evvel ve daha sonra olanın hükmüyle müşerref olunur.
12 — Evveli ve sonu olmayanın hükmüyle müşerref olunur.
13 — Her ilmi ihata eden ilimle müşerref olunur.
14 — Birinci sırdan sona kadar görünen ve sonra ona dönen malûmatın ilmini ihata etmekle müşerreflenir
Kaynak: Erenler’in Kalb Gözü – Osman Akfırat, Pamuk Yay (S.387-388)


(Yorum) Benim Yaptığım Terceme Bir Şekilde Tevil Edilir De, Bu Sofi Açıkça Kutub Diye Allah’ı Anlatıyor. Arapçasının Zayıflığından Mıdır, Bizim Bilmediğimiz Istılahlara Vakıf Olduğundan Mıdır, Şeyhleri Hakkında Bu İnanca Sahip Olduğundan Mıdır Bilemiyorum. Ancak Orijinal Metne Yaptığı Terceme Bir Şahsın Kutup Olması İçin İlahlaşması Gerektiği Şeklindedir
Şar’ani, Ebu Hasan eş-Şazili’den naklediyor:
‘Kutbun (Evliyalar Konseyi Başkanı) on beş kerameti vardır: …Allah’ın zatı ona açığa çıkar ve onun sıfatlarını ihata eder. Öncenin, sonranın ve başı sonu olmayanın hükmü ona açığa çıkar/bilir…’ ( El-Yevakit ve’l Cevabir 2/78)
Bu, benim nassın orjinaline yaptığım tercemedir. Kendisi de mutasavvıf olan Abdulkadir Akçiçek, Şa’rani’ye ait olan Tabakatu’l Kubra kitabı tercemesinde (2/786) aynı metni şöyle terceme eder:
‘Kendisine zati ilahinin hakikati keşfolmak. İlahi sıfatları ihata kudretini kendinde bulmak… Önün hakimi olmak. Sonun hakimi olmak. Keza, evveli ve ahiri olmanın da hakimi olmak…’
Benim yaptığım terceme bir şekilde tevil edilir de, bu sofi açıkça Kutub diye Allah’ı anlatıyor. Arapçasının zayıflığından mıdır, bizim bilmediğimiz ıstılahlara vakıf olduğundan mıdır, şeyhleri hakkında bu inanca sahip olduğundan mıdır bilemiyorum. Ancak orijinal metne yaptığı terceme bir şahsın kutup olması için ilahlaşması gerektiği şeklindedir.
Kaynak: http://tevhiddergisi.net/makale/tasavvufta-veli-seyh-tasavvuru

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın