Denizlerin Yönetimi Gavsıma Verilmiştir; Fırtınalı Bir Havada Rüzgar Estirip Esen Rüzgarı Dindirir, Kasırgaya Ve Yıldırıma Tasarruf Eder, Soğuğu Sıcak Sıcağı Soğuk Yapar

I – Debbağ’ın Şeyhi Seyyid Mansur Denizleri Yönetirdi: Debbağ Hz.lerinin Şeyhinin Birisi De Cebak Ha-Did Ehlinden Ve Kutuplarından Olan Seyyid Manur İbni Ahmed İdi. Deniz İşlerinde Tasarruf Ederdi

II – Gemi Müthiş Bir Fırtınanın Tesiriyle Beşik Gibi Sallanıyor, Batmak Tehlikesinin Alâmetleri Beliriyordu. Beni Huzursuz Eden Bu Hareketten Dolayı Denize Hitaben: Sakin Ol Ey Deniz. Senin Üstünde De Bir İlim Denizi Vardır” Dememle Deniz Sakin Olmuştur

III – Hüdâyî Hazretlerinin Kasırgaya Ve Yıldırıma Tasarruf Etmesi: Topkapı Sarayı’nda Yalıköşkü Yakınındaki Fevkani Sultan Kasrından Dalgaları Seyreden Sultan Ahmed’in Yıldırım İsabet Eden Kasrının Bir Süre Yıkılmayışı Ve Canının Kurtulması Da Hüdâyî’nin Kerameti Sayılmaktadır

IV – Hz Hüdayi’nin Soğuk Suyu Manevi Ateşiyle Sıcağa Çevirmesi

.

I – Debbağ’ın Şeyhi Seyyid Mansur Denizleri Yönetirdi: Debbağ Hz.lerinin Şeyhinin Birisi De Cebak Ha-Did Ehlinden Ve Kutuplarından Olan Seyyid Manur İbni Ahmed İdi. Deniz İşlerinde Tasarruf Ederdi
Debbağ’ın Şeyhi Seyyid Mansur Denizleri Yönetirdi:
Onlara bunun esası bildirilemez, çünkü buna takat getire¬mezler.
Debbağ Hz.lerinden işittim. Buyurdu ki:
-Böyle hakiki kıymeti olmayan bir kimeyi kendineşeyh edinen bir kimse geldi. Gece kendisine tuzak kurulan bir yerden geçmek istiyordu. Şeyhine dedi ki: Efendim, Resulullah (s.a.s.) Efendimiz hürmetine sana geldim. Bu yoldaki tehlikeden beni kurtar. Beni kurtarırsan sana bir hediye de yapmağı vaad ediyorum. A. Debbağ Hz.leri buyurdu ki:
-Bu adamın bu yalvarmasını bazı tasarruf ehli velîler işittiler. Resulullah Efendimiz’in ismi şerifine tazim ettiler. Buna hürmeten bize muhakkak bunun isteğini yerine getirmek borçtur dediler ve tasarruf sahibi velî, o adamla bizzat gitti ve onun kalbine ünsiyet verdi, o yoluberaber katettiler. Adam o tasarruf sahibi velîyi görmüyordu. O eşkiyaların da kalbine Allah korku ve uyku verdi, ona bir şey yapamadılar. Bu hal üzerine müridin şüp hesi kalmadı ki, onu kurtaran şeyhi zannetti. Vaktaki yoldan döndü ve şeyhine vaad ettiği dört miskal altını da hediye etti.
Debbağ Hz.lerinin şeyhinin birisi de CebaK Ha-did ehlinden ve kutuplarından olan Seyyid Manur İbni Ahmed idi. Deniz işlerinde tasarruf ederdi.
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst.1997 (S.464)

.

(Ayet) Gökteki ilâh da yerdeki ilâh da O’dur. O hüküm ve hikmet sahibidir her şeyi bilir
Zuhruf -84-
Gökteki ilâh da yerdeki ilâh da O’dur. O hüküm ve hikmet sahibidir her şeyi bilir.

.

II – Gemi Müthiş Bir Fırtınanın Tesiriyle Beşik Gibi Sallanıyor, Batmak Tehlikesinin Alâmetleri Beliriyordu. Beni Huzursuz Eden Bu Hareketten Dolayı Denize Hitaben: Sakin Ol Ey Deniz. Senin Üstünde De Bir İlim Denizi Vardır” Dememle Deniz Sakin Olmuştur
«Bir gün denizde bir gemide bulunuyor¬dum. Gemi müthiş bir fırtınanın tesiriyle be¬şik gibi sallanıyor, batmak tehlikesinin al⬠metleri beliriyordu. Beni huzursuz eden bu hareketten dolayı denize hitaben: (Sakin ol ey deniz. Senin üstünde de bir ilim denizi var¬ dır) dememle deniz sakin olmuştur. Fakat de¬nizden bir balık görünerek bana halledemiyeceğim bir sual sordu. (Madem ki ilim denizi¬sin, benim cevabımı da ver) dedi. Ben o an¬ da cevaba kaadir olamamakla mağlûb oldum, bir daha bilgimden bahsetmedim.»
Kaynak: Muhyiddini Arabi Hazretleri – M.Kemal Pilavoğlu, Elifbe Yayınları, 3.Baskı, İst-1979 (S.41)

.

III – Hüdâyî Hazretlerinin Kasırgaya Ve Yıldırıma Tasarruf Etmesi: Topkapı Sarayı’nda Yalıköşkü Yakınındaki Fevkani Sultan Kasrından Dalgaları Seyreden Sultan Ahmed’in Yıldırım İsabet Eden Kasrının Bir Süre Yıkılmayışı Ve Canının Kurtulması Da Hüdâyî’nin Kerameti Sayılmaktadır
Hüdâyî’nin en yaygın menkabelerinden biri de şiddetli bir kasırga esnasında, kayıkçıların bile denize çıkmağa cesaret edemediği bir günde Sultan Ahmed Camii’nde cum’a vaazına yetişmek üzere bindiği kayığın dört yanında denizin süt-liman olmasıdır.
Bu esnada Topkapı Sarayı’nda Yalıköşkü yakınındaki fevkani sultan kasrından dalgaları seyreden Sultan Ahmed’in yıldırım isabet eden kasrının bir süre yıkılmayışı ve canının kurtulması da Hüdâyî’nin kerameti sayılmaktadır.
Bu menkabenin yaygınlığı yüzünden kayıkçılar arasında Üsküdar’dan Sarayburnu’na kadar giden bir yolun bulunduğuna inanılır ve bu yola «Hüdâyi Yolu» denilirdi.
Kaynak: Aziz Mahmud Hüdayi ve Celvetiyye Tarikati, Doç.Dr. Kamil Yılmaz, Erkam Yayınları, İst-1990 (S.82)

.

IV – Hz Hüdayi’nin Soğuk Suyu Manevi Ateşiyle Sıcağa Çevirmesi
Hz. Hüdâyî, şeyhine abdest suyunu ısıtarak hazırlardı. Bir gün ab-dest suyunu ısıtmakta gecikmiş, şeyhi kalkıp su isteyince ibriği alıp odadan dışarıya çıkmış ve kalbinin üstüne koyarak «zikrullah» ile ısıtmıştı. Bilâhare şeyhinin eline suyu dökünce Hz. Üftâde :
«— Oğlum bu su ateş ile ısınmış değil, haydi iki aslan bir post üzerinde oturamaz. Sana Üsküdar tarafı zahir oldu.» buyurmuştu
Kaynak: Aziz Mahmud Hüdayi ve Celvetiyye Tarikati, Doç.Dr. Kamil Yılmaz, Erkam Yayınları, İst-1990 (S.80)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın