I – Bütün Enbiya, Asfiya ve Evliyanın Hepsinin Sırları Muhammed (A.S.)’ın Sırrından Alınmıştır
Yine men minhü inşakkatü esrar kavlinin şerhi hususunda A. Debbağ Hz.leri buyurdu ki:
– Bütün enbiya, esfiya ve evliyanın hepsinin sırlan,seyyidimiz Muhammed (s.a.s.) Efendimiz’in sırrından alınmıştır. Resulullah Efendimiz’in 2 surrı vardır: Birincisi müşahededir. Bu mevhuttur. Cenab-ı Hak ne kadar mevhibe etti ise müşahede odur. ikinci sır da, bu sırdan husule gelen kesb ve kazanca tâbi olan sırdır. Müşahedeyi bir elbise farz edelim, öyle bir elbise ki, hiç bir san’at sahibi yok ki, o elbisede işlememiş olsun! Müşahede böyledir. Müşahedenin sahibi de o elbiseyi giyen gibidir. Şimdi ipekçinin dokuduğu o ipek ipliği içen kimseye Cenab-ı Hak o san’atı bilmeği imdad eder. Dokuma neye mütevakkıf ise Cenab-ı Hak hepsini ona bildirir. Diğer san’at ve hünerler de buna göre gelir, îşte Resulullah Efendimiz’in müşahedesi böyledir. Cenab-ı Hakk’ın iradesinde sebkat etmiş ne kadar maarif varsa hepsini bu müşahede şümulüne alıyor
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst. (S.365-66)
II – Hakikatler De Resulullah Efendimizde O Dereceye Yükseldi Ki, Hiç Kimse O Hakikatlere Takat Getiremez. Vallahü Âlem Hakk Teala’nın 366 Sırrı Vardır Ve Muradı Vechile Mahlukatına Taksim Edilmişti
Yine Şeyh (r.a.), Abdüsselam’ Meşiş Hz.lerinin salâvatı şerifesindeki Ve Fihi İrtakatül Hakaik kavli hakkında buyurdu ki:
– Buradaki hakikatlerden murad Hak Teâlâ’nın sırlandır. Bu 366 sırdır ve muradı veçhile mahlukatına taksim edilmiştir. Faydası da Allah’ın hakikatlerinden bir hakikattir. Her bir Hak Cenab-ı Hakk’a bağlıdır. Yine bu faydasıyla Resulullah Efendimiz öyle bir makama yüceldi ki, başkası ona erişemedi. Başka bir mahlûkata böyle faydası dokunmamıştır.Misal olarak bu sırdan bir nebze Arz’da vardır. Ehli müşahade olan velîlerde de yine bu esrardan bir sır vardır. Onlar da göz açıp yumuncaya kadar dahi o sır yüzünden, Cenab-ı Hak’tan gaflete düşmezler. Sıddîklerde de bu pırdan bir sır vardır ki, o da sadakattir. Bu sadakattir. Bu sadakat sırrı da Resulullah Efendimizde takat getirilemeyecek birmertebededir.Keza keşif ehlinde de bu sırdan, Hak Teâlâ’yı hakikati üzere bilmek sırrı vardır. Hülasa hakikatlerde yücelmek, Cenab-ı Hakk’ın nurlarından suvarılma miktarınca olur. Hakikatler de Resulullah Efendimizde o dereceye yükseldi ki, hiç kimse o hakikatlere takat getiremez. Vallahü âlem.
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst.1997 (S.502-3)