Yüce İsa’nın Babası Tanrı Değildir, Peygamber Efendimizdir: Meryem’e Gelen Ruh, Efendimizin Ruhu Olabilir. Hz Meryem’e Helâl Olan Biri Bakmalıydı. O Da Olsa Olsa Efendimiz Olabilirdi..

I – Hz. Meryem’e Mesih’i Nefheden Ruh Kimdir? Bütün Tefsirler Bunu Cebrail (As) Olarak İfade Ediyorlar. Fakat Âyette “Ruh” Tabiri Kullanılıyor. Bu Ruhun Tayininde İse İhtilaf Vardır. İhtimalin Sınırları İse, İhtilafın Çerçevesini Aşkın Ve Efendimizin (Sav) Ruhunu Da İçine Alacak Kadar Geniştir. Bu Açıdan Da “Ruh” Efendimizin (Sav) Ruhu Da Olabilir
Soru: Hz. Meryem’e Mesih’i nefheden Ruh kimdir?
Cevap: Bütün tefsirler bunu Cebrail (as) olarak ifade ediyorlar. Fakat âyette “Ruh” tabiri kullanılıyor. Bu Ruhun tayininde ise ihtilaf vardır. İhtimalin sınırları ise, ihtilafın çerçevesini aşkın ve Efendimizin (sav) ruhunu da içine alacak kadar geniştir. Çünkü Hz. Meryem çok afife ve nezihe bir kadındı, bu itibarla da gözlerinin içine bir başka hayalin girmemesi gerekirdi. Ayrıca Efendimiz (sav) de, bir makamda onun kendisiyle nikahlandığına işaret etmektedir. Bu açıdan da “Ruh” Efendimizin (sav) ruhu da olabilir. Fakat, bu kat’i değildir, bir ihtimaldir. İhtimaller ise, delillerle takviye edilecekleri an’a kadar kat’iyet ifade etmezler.
Kaynak: Fasıldan Fasıla 1, M.Fethullah Gülen, Nil Yayınları, 3.Baskı, Eylül 1995, Sayfa 197


II – Efendimiz Buyuruyor Ki, “Meryem’i Bana Nikâhladılar Öbür Âlemde”. Bu Bir Yönüyle Ezelden Nikâhlanan Bir Şeyse Veya Önceden Nikâhlanan Bir Şeyse Efendimizin Zevcesi Demektir. Dolayısıyla Da (Meryem’e Gelen Ruh) Efendimizin Ruhu Olabilir..
Efendimiz buyuruyor ki, ‘Meryem’i bana nikâhladılar öbür âlemde’ Efendimize verileceğinden dolayı. Bu bir yönüyle ezelden nikâhlanan bir şeyse veya önceden nikâhlanan bir şeyse Efendimizin zevcesi demektir. Dolayısıyla da (meryem’e gelen ruh) Efendimizin ruhu olabilir.
Kaynak: 16-Sesli Sohbetler-3\Bamteli_21-30 (Düşünce helezonu) 27_02-Herkesin İslam adına gittiği bir yol var, dk. 05.45-09.00)


III – Evet Bu Da Muhtemeldir; Zira Hz. Meryem Çok Afife Ve Nezihe Bir Kadındı. Bu İtibarla Da Gözlerinin İçine Başka Hayal Girmemişti Ve Girmemeliydi De. Ona Sadece Kendisine Helâl Olan Biri Bakmalıydı. O Da Olsa Olsa Efendimiz Olabilirdi, Zira O Bir Münasebetle Hz. Meryem’in Kendisiyle Nikâhlandığına İşaret Buyuruyordu.
“Meryem, onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, Biz ona ruhumuzu gönderdik de o, kendisine tastamam bir insan şeklinde göründü.” (Meryem sûresi, 19/17)
Hz. Meryem, ailesinden ayrılarak kaldığı yere nispeten daha bir doğuya çekildi; çekilmekle de kalmadı, ailesi ile kendi arasına bir sütre ve perde koydu. Bu asude ve kimsesiz yerde, insanlarla kendi arasına bir engel ve perdenin yerleştirilmesi, onun kadınlık hâllerini hissettirmeme hassasiyetinden, temizlenme ihtiyacından olabileceği gibi, sessiz bir ortamda ibadeti, teveccühü ve en mükemmel şekilde bir konsantrasyon yakalama adına da olabilir ki, siyakı bezeyen kelimeler bu mülâhazalara açık gibidir… Evet işte onun, bu ölçüde bir cismanî ve ruhanî nezaheti benliğinin derinliklerinde tastamam duyması sonucundadır ki, 5الطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّب۪ينَ mantukunca, lebrîz edilmiş bu ruh ve tertemiz bir hâl almış o atmosferde, yeni bir ruh mesajıyla gelen Hz. Ruh temessül edivermiştir. Bununla insanlık yeniden dirilecek ve kıyamete kadar da bu dirilişler birbirini takip edecekti.
Acaba ne idi bu ruh? Hemen büyük çoğunluğu itibarıyla bütün tefsirler, âyet-i kerimedeki “…ruhumuzu gönderdik” diye belirtilen ruh’un Cebrail (aleyhisselâm) olduğunu ifade etmektedirler. Ne var ki burada Kur’ân “ruh” tabiri kullanıyor; ruhun tayininde ise ihtilaf vardır. İhtimalin sınırları ise ihtilafın çerçevesini aşkındır; hatta Efendimiz’in ruhunu içine alacak kadar da geniştir. Evet bu da muhtemeldir; zira Hz. Meryem çok afife ve nezihe bir kadındı. Bu itibarla da gözlerinin içine başka hayal girmemişti ve girmemeliydi de. Ona sadece kendisine helâl olan biri bakmalıydı. O da olsa olsa Efendimiz olabilirdi, zira O bir münasebetle Hz. Meryem’in kendisiyle nikâhlandığına işaret buyuruyordu.[6]Bu açıdan da “ruh”un Efendimiz’in ruhu olabileceği de ihtimal dahilindedir. Ancak bu kat’î değildir, sadece bir ihtimaldir. İhtimaller ise delillerle takviye edilecekleri ana kadar kat’iyet ifade etmezler.
[5] “Temiz kadınlar temiz erkeklere yakışır.” (Nur sûresi, 24/26.)
[6] Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebir, 8/258.
Kaynak: http://tr.fgulen.com/content/view/1568/98


IV – Adamlar Cahil, Hadis Nedir Bilmiyorki! Peygamber Efendimiz Hadisinde Nediyor: Allah İmran Kızı Meryem’i Bana Cennette Zevce Olarak Vermeyi Hükmeyledi
“Allah İmran kızı Meryem’i Firavun’un hanımı Âsiye’yi ve Musa’nın kızkardeşi Gülsüm’ü Cennette bana zevce olarak vermeyi hükmeyledi.”
Kaynak: İbniMâce Tercümesi 10: 649.) (Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebir, 8/258.)
Kaynak: https://sorularlaislamiyet.com/firavunun-hanimi-hz-asiye-hakkinda-bilgi-verir-misiniz-0


(Ayet) Muhammed, sizin erkeklerinizden, herhangi birinin babası değildir. Ama O Allah’ın elçisi ve Peygamberlerin sonuncusudur”
Azhab Suresi;
40. Muhammed, sizin erkeklerinizden, herhangi birinin babası değildir. Ama O Allah’ın elçisi ve Peygamberlerin sonuncusudur”

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın