Eskiden Köyümde “Neden İnsanlar Bukadar Övünüp Böbörleniyorlar” Diye Sorar, “7-10 Yaşındaki Çocuklar Neden Beni Görünce Koşuşup Ellerime Sarılmak İsterlerki” Diye Hayret Ederdim.. Meğerse Şuursuz Olarak Benim Seçilmiş Kişi Olacağımı ve Kitaplarım İle Kurtuluşa Erecekleri Onlara Hissettirilmiş, Onun Sevincini Yaşıyorlarmış

I – Nurs Köyündekiler Büyük Bir Memleketi Fetheder Gibi Kahramanane Bir Tavır Takınır, Bende Hayret Ederdim, Meğerse İmam-ı Ali Radıyallahu Anh Ve Gavs-I Azam (Kuddise Sırruhu) Ondan Haber Verdikleri Gibi, Bunlar, Köy Ve Nahiye Ve Vilayetim, Benimle Beraber Şuursuz Olarak Geleceğini Hissedip Mesrur Olmuşlar

II – Eskiden Çocukların Beni Görünce Koşuşup Ellerime Sarılmalarının Hikmeti Nedir?’ Diye Hayret Ediyordum, Meğer, Risale-i Nur’la Saadet Bulacaklarını Ve Tehlike-i Mâneviyelerden Kurtulacaklarını Hissettmişler

.

I – Nurs Köyündekiler Büyük Bir Memleketi Fetheder Gibi Kahramanane Bir Tavır Takınır, Bende Hayret Ederdim, Meğerse İmam-ı Ali Radıyallahu Anh Ve Gavs-I Azam (Kuddise Sırruhu) Ondan Haber Verdikleri Gibi, Bunlar, Köy Ve Nahiye Ve Vilayetim, Benimle Beraber Şuursuz Olarak Geleceğini Hissedip Mesrur Olmuşlar
Ben, on yaşında iken, büyük bir iftihar, hatta bazan temeddüh suretinde bir haletim vardı. İstemediğim halde pek büyük bir iş ve büyük bir kahramanlık tavrını takınıyordum. Kendi kendime derdim: Senin beş para kıymetin yok. Bu temeddühkarane, hususan cesarette çok fazla gösterişin niçindir? Bilmiyordum, hayret içindeydim. Bir iki aydır o hayrete cevap verildi ki: Risale-i Nur, kablelvuku kendini ihsas ediyordu. Sen, adi odun parçası gibi bir çekirdek iken, o firdevs salkımlarını bilfiil kendi malın gibi hiss-i kablelvuku ile hissedip hodfuruşluk ederdin.
Bizim Nurs köyümüz ise, hem eski talebelerim, hem hemşehrilerim biliyorlar ki, bizim köyümüz, fevkalade gösteriş ve cesarette ileri göstermek için temeddühü (övünmeti) çok severdiler; güya büyük bir memleketi fetheder gibi kahramanane bir tavır almak istiyordular.
Ben, hem kendime, hem onlara çok hayret ederdim. Şimdi hakiki bir ihtar ile bildim ki: O masum Nurslu insanlar, Nurs karyesi (köyü); Risale-i Nur’un nuruyla büyük bir iftihar kazanacak;
O vilayetin, nahiyenin ismini işitmeyen, Nurs köyünü ehemmiyetle tanıyacak diye bir hiss-i kablelvuku ile o nimet-i İlahiyeye karşı teşekkürlerini temeddüh (övünme) suretinde göstermişler
Kaynak: Emirdağ Lâhikası, s. 49; Tarihçe-i Hayat, s. 418.
Kaynak: http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/emirdag-lahikasi/denizli-tuccari-asli-burdur-lu-hafiz-mustafa-ya-hitaptir/49

 

…İmam-ı Ali Radıyallahu Anh ve Gavs-ı Azam (kuddise sırruhu) ondan haber verdikleri gibi, bunlar, köy ve nahiye ve vilayetim, benimle beraber şuursuz olarak geleceğini hissedip mesrur olmuşlar (sevinmişler)
Kaynak: Risale-i Nur Külliyatı Emirdağ Lâhikası Sayfa 50
Kaynak: http://www.risaleinurenstitusu.org/kulliyat/emirdag-lahikasi/hiss-i-kablelvukuun-tetimmesi/50

.

II – Eskiden Çocukların Beni Görünce Koşuşup Ellerime Sarılmalarının Hikmeti Nedir?’ Diye Hayret Ediyordum, Meğer, Risale-i Nur’la Saadet Bulacaklarını Ve Tehlike-i Mâneviyelerden Kurtulacaklarını Hissettmişler
Said imzalı bir mektupta,
“’Yedi yaşından on yaşına kadar mâsum çocuklar, faytonla gezdiğim vakit, beni görünce koşuşup ellerime sarılmalarının hikmeti nedir?’ diye hayret ediyordum.
Birden ihtar edildi ki, küçük mâsumlar tâifesi bir hiss-i kablelvuku ile, Risale-i Nur’la saadet bulacaklarını ve tehlike-i mâneviyelerden kurtulacaklarını hissettiklerini anladım” denmektedir.
Kaynak: Risale-i Nur Külliyatı Şuâlar Sayfa 381

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın