Cebrail ve Diğer Melekler Dahi Onun Nurundan Yaratıldı; Nasıl Olur Ki, Cebrail (a.s.) Resulullah Efendimizden Fazla Bilebilir. Çünkü, Cebrail (a.s.) Resulullah Efendimizin Nurundan Yaratıldı

I – Cebrail (a.s.) dahi Resulullah Efendimizin Nurundan Yaratılmıştır: Cebrail (a.s.) Yüz Kerre Yüz Bin Yaşasa, Daha Sonsuz Yaşasa Yine Resulullah Efendimizin Bildiği Marifetin Dörtte Birini Öğrenemez. Nasıl Olur Ki, Cebrail (a.s.) Resulullah Efendimizden Fazla Bilebilir. Çünkü, Cebrail (a.s.) Resulullah Efendimizin Nurundan Yaratıldı
Yine Abdülaziz Debbağ (r.a.)a, İmamı Gazali’nin ihyayı Ulûm kitabının tefekkür bâbındaki bir sözünü sordum: Gazali Hz.leri İhyayı Ulûm’undan demiş ki: “Cebrail (a.s.) Resulullah (s.a.s.)den daha çok bilir.” Ne buyurursunuz?
Debbağ Hz.leri buyurdu ki:
– Cebrail (a.s.) yüz kerre yüz bin yaşasa, daha sonsuz yaşasa yine Resulullah Efendimizin bildiği marifetin dörtte birini öğrenemez. Nasıl olur ki, Cebrail (a.s.) Resulullah Efendimizden fazla bilebilir. Çünkü, Cebrail (a.s.) Resulullah Efendimizin nurundan yaratıldı. Gerek Cebrail gerek sair melekler hepsi Resulullah Efendimizin nurundan birer parçadırlar. Cenab-ı Hak ile Habibi arasındaki sohbetde araya ne Cibril girer, ne başkası girer. Peygamberimiz Cenab-ı Hakk’tan imdad alır. İşte o zaman Cenab-ı Hak Habibine, onun celâline ve Resulullah Efendimizin makamına lâyık öyle atiyeler ihsan ederler ki, hiç kimse o semte yaklaşamaz. Cebrail (a.s.), bütün melekler, bütün velîler hepsi fetih sahibidirler. Hatta çinililer bile bilirler ki, Cebrail (a.s.) irfanda, marifette ne makamlara rişti ise Resulullah Efendimizin sayesindedir. O kadar ki, Cebrail (a.s.) bütün ömrü uzunluğunca yaşasa, fakat Resulullah Efendimize erişmese idi ve o ilmi tahsile bütün gayriyle koşsa idi, Resulullah Efendimize erişmese idi ve o ilmi tahsile bütün gayriyle koşsa idi, Resulullah Efendimizin sohbetiyle nail olduğu ilimden en cüz’i birisini dahi elde edemezdi, erişemezdi. Cebrail (a.s.) Resulullah Efendimize hizmet için ve zat-ı şerifinin muhafızı olarak yaratıldı. Resulullah Efendimizin zatı şerifi de Âdem (a.s.) gibi topraktan yaratıldı. Toprak ise ancak kendine uygun olan ile ülfet eder. Bu sebeple Cebrail (a.s.), Resulullah Efendi mize ünsiyet vermek için araya vasıta olur. Meleklerin sureti bu zevata dehşet verir. Çünkü insanların bilmediği suret üzerindedirler, azametlidirler, insanları feryat ettirir, dehşette bırakır. Bu hususu ancak keşfi açık olan velîler bilirler. Resulullah Efendimizin ruhu şerifi ise bu meleklerin, cinnilerin suretlerinden korkmaz, çünkü ruhu şerifi her şeyi bilir. Ben sordum:
-O halde ruhu şerifi hiç bir şeyden korkmuyor da,niçin toprak olan vücuduna ünsiyet vermeğe yetişmiyor?
Cebrail (a.s.) araya giriyor?
, A. Debbağ Hz.leri buyurdu ki:
-Çünkü zat, ruhtan ayrı olarak müşahede edemez.
Vahdaniyet ancak Allahü Teâlâ’ya mahsustur, insanlar ise hem vücut, hem de ruhturlar. Böylece Allah’tan başka herşey çifttir. Cebrail (a.s.), Resulullah (s.a.s.) Efendimize Sidre-i müntehanın altına, vücudunun takat getirebildiği yere kadar vasıta olup gidebilir. Fakat sidre-i müntehanın üst tarafına ki, orada, 70 perdenin olduğu yerde beraber gidemiyordu. Çünkü Cebrail (a.s.) Sidre-i müntehanın üsttarafına takat getiremezdi. Peygamberimiz tek başına geçiyordu.Bu hadis münasebetiyle A. Debbağ Hz.leriyle vahiy hususunda da konuştuk. Şeyh Hz.leri öyle şeyler söyledi ki, akıllar ona takat getiremez ve kitaplara yazmak caiz olmaz. Vallahü âlem.
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst.1997 (S.517-520)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın