Dünya’ya Hayat Veren Hz Muhammed’i Nurudur; Ağaçların Meyve Vermesinin Sebebi Hz Muhammed’in Nurudur! Resulullah’ın Nuru, Mart Ayında 3 Defa Hububat Üzerine Estiği İçin Mahsul Verir. Bu Nur Olmasa Hiç Bir Mahsul Meyva Vermez

I – Âdem (a.s.) Yeryüzüne İnmeden Önce, Ağaçlar Meyvalarının Ham İken Dökerdi, Kemale Getiremezlerdi. Fakat Vaktaki Cenab-I Hak Âdem (a.s.)ı Yere İndirince, Ağaçların Meyva Vermesini Murad Etti. O Zaman Ağaçları Resulullah Efendimizin Nurundan Suvardı, İşte Ondan Beri Ağaçlar Meyva Verir
Bu sekiz defa suvarılmaya bütün peygamberler, geçmiş diğer ümmetler, mü’minler iştirak ederler. Fakat aralarında fark vardır. Zira peygamberlerin suvarılmasına diğer insanlar takat getiremezler. Herkes takati nisbetinde suvarılır. Fakat ümmeti Muhammed ile diğer peygamber lerin ümmetleri arasındaki farka gelince, ümmeti Muhammed’i suvaran Kerim nur, Resulullah Efendimizin zat-ı tahirine girdi, O vücutta o nur daha kemal kazandı ki, onu anlatmağa tarif yetişemez. Ondan ümmeti Muhammed’i suvarmakla çok feyiz verdi. Diğer ümmetleri suvaran nur böyle değildir. O vücudu şerifine girmedi. O nur ancak ruhunun sırrım aldı, o kadar. Bu sebeple ümmeti Muhammed çok kemal buldu, en hayırlı ümmet oldu. Elhamdülillah.
Diğer mahlûkat da yine bu nur-u kerim ile suvarıldı. Yine Abdülaziz Debbağ Hz.leri buyurdu ki:
-Âdem (a.s.) yeryüzüne inmeden önce, ağaçlar meyvalarının ham iken dökerdi, kemale getiremezlerdi. Fakat vaktaki Cenab-ı Hak Âdem (a.s.)ı yere indirince, ağaçların meyva vermesini murad etti. O zaman ağaçları Resulullah Efendimizin nurundan suvardı, İşte ondan beri ağaçlar meyva verir. Kâfirlere de Resullalh Efendimizin nurundan faydası oldu. Çünkü onlar da daha ana karnın da tasvir edilirken bu nur ile suvarıldı. Keza ruh üflenir ken, meme emerken suvarıldılar. Bu suvarmalar olmasaydı daha o zaman cehennem çıkar, onları yer, bitirirdi
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst.1997 (S.497-98)


II – Resulullah Efendimiz’in Nuru, Mart Ayında Üç Defa Hububat Üzerine Estiği İçin Mahsul Verir. Bu Nur Olmasa Hiç Bir Mahsul Meyva Vermez.
Debbağ Hz.leri buyurdu ki:
-Evet, işte O isim Resulullah, Muhammed (s.a.s.)Efendimiz’in ismidir. Bü^isim bereketiyledir ki, kâinat meydana geldi. Vallahü âlem.
Gavs olan Seyyid Ahmed İbni Abdullah Hz.leri müridine buyurdu ki: Ey evlâdım, seyyidimiz Muhammed (s.a.s.)’m nuru olmasaydı, arzın sırlarımdan bir sır meyda¬na çıkmazdı. Bir pınar yeryüzüne çıkıp akmazdı. Ey evlâdım, Resulullah Efendimiz’in nur, Mart ayında üç defa hububat üzerine estiği için mahsul verir. Bu nur olmasa hiç bir mahsul meyva vermez. Evlâdım, iman itibarıyle insanların en azı sol kimse ki, imanını zatı üzerine dağlar gibi büyük görür. Diğerlerini buna kıyas et. İşte iman yü¬kü ağır olduğundan imanı taşımaktan yorgun düşer. Bu sebaple imanı tamamen sırtından atmak ister. Resulullah Efendimiz’in nuru şerifi imdada yetişir, ona üfler, kuvvet bulur ve iman onu süsler, güzelleştirir. Vallahü âlem.
Yine bir kerre A. Debbağ (r.a) buyurdu ki:
-Resulullah Efendimiz olmasaydı, cennet ve cehennemde insanlar derece derece olmazlardı. Çünkü Cenab-ı Hakk’ın ilmi ezelisinde sebkat etti ki, insanlar Resulullah Efendimiz’in nurunu kabulde tefavüt edecekler. Onların üzerine de bu zuhur etti. İşte mertebelerin böyle değişik alması ve birbirine mübayin olması, Resulullah Efendimiz’den esrarın inşikak etmesinin mânâsıdır. Vallahü âlem.
Kaynak: Kitab-ül-ibriz, Abdülaziz Ed-Debbağ, Seha Neşriyat, İst.1997 (S.489-490)

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın