I – Tarîk-ı Rûhaniyeden İlk Zuhur Eden, Şâhı Nakşibend’dir. Onun Tarîki Da Îmam Hasan (Radıyallahü Anh) Hazretlerinin Tarîkidir Ki, Ebû Bekir Hazretlerinin Gittiği Tarîk İdi
Hazreti Ebû Bekir Efendimiz Resûli Ekrem âlemi âhirete teşrif buyurduklarında hilâfete geçince kendi tarîki üzere ashabı kiramdan istidadı bulunanları ir-şâd buyurmuşlardı.
Hazreti Ömer ve Hazreti Osman (R.A.) efendileri-miz, hilâfete geçtiklerinde Hz. Ebû Bekr efendimizin tarîkini arzu edenlere tarif buyurmuşlardır.
Nihayet Hazreti Ali (K.V.) efendimiz halife olunca kendi taikına intisab edenleri irşâd buyurmuşlardı.
Hazreti Ömer ile Hazreti Osman’ın tankları kay- bölmüş olup o tariklardan hiçbir kimse irşad olmadığı için şimdi onların vekilleri tasarruf ve irşâd ile memur değillerdir. Vahdetlerinde bulunurlar.
Sözün kısası. Fahri Kâinat (sallâllahü aleyhi ve selllem) efendimizin vakti saadetlerinden Ebû Müslim zamanına gelinceye kadar tarikat-i aliyye biri gizil ve diğeri açık (cehrî) olmak üzere iki idi.
Asrı saadetten sonra, veniden cehalet vakti geldi çattı ve Ebû Müslim’in ortaya çıkmasına kadar, mü’min ve muvahhid olan kimseler mağaralarında ve hüc-relerinde ibâdet ve tâatle meşgul olmaya ve hallerini kimsye açıklamamaya başladılar. Ebû Müslim’in ortaya çıkması üzerine, kitaplann haber verdiği gibi şe-riatı mutahhara ilerledi, doğuyu ve batıyı tuttu. O za-man fâsıklar. tacirler ve münafıklar birer tarafa dağıldılar ve perişan oldular.
Bundan sonra on iki imamların her birerlerinin tecellisinde bir pîr zuhur etti. Ve 12 tarîk meydana çıktı.
Tariki cehride ilk zuhur eden tarîk. Kadirî’ dir; ki bu tarîk İmâm Hüseyin (radıyallahü anh) hazretleri-nin tarîki olup pederleri Hazreti Ali (K.V.) hazretleri-nin gittikleri yoldur. Kadiri tarîkından yedi tarîk ayrılmıştır.
Tarîk-ı rûhaniyeden ilk zuhur eden, Şâhı Nakşibend’dir. Onun tarîki da îmam Hasan (radıyallahü anh) hazretlerinin tarîkidir ki. Ebû Bekir hazretleri-nin gittiği tarîk idi. Bu sebeple tarîkı rûhânîden zuhûr eden pirler, tarîki Nakşîden sülük görmüştür.
Bu suretle 12 imamın tecellisinde 12 pîr zuhur etmiş ve 12 imamların tarîkları meydana çıkarak ihyâ olunmuştur. Bu 12 imamlar Resûlüllah Efendimizin torunlarıdır. Seyyiddirler. Sözün kısası, hepsi haktır ve hepsinin yolu tarîk-ı vuslattır. Hepsinin maksûdu, varılacak yerleri birdir.
Kaynak: Allah’a ve Resulune En Yakın Yol – Sıddık Naci Eren, Demir Kitabevi, İst-1985 (S.16-17)
II – Nakşibendiliğin İlk Tacı Nur Halkada Ebubekir’in Başında. İlk Tohum Sevr Dağında Atılmış, Asırları Aşarak, Dal Budak, Yedi İklim Dört Köşe, Maneviyat Erlerine Saadeti Sunmuştur
-Ya Ebubekir! Dizlerinin üzerine otur ve gözlerini kapat. Dilini damağına yapıştırıp, sükuneti kalbinde toplayarak “Allah” de… Ve mutmain olan kalp “Allah bizimledir” diyor.
Hicretle beraber, yolun ışıkları yanar. Dosdoğru ilerle ve “Allah” de. Sırların en güzeli, emanetçiye teslim edildi. “Allah” de…
Nakşibendiliğin ilk tacı Nur halkada Ebubekir’in başında. İlk tohum Sevr dağında atılmış, asırları aşarak, dal budak, yedi iklim dört köşe, maneviyat erlerine saadeti sunmuştur.
Kaynak: Seyda – İntizar Erol, Timaş Yayınları, İstanbul 2002 (S.63)
III – Sahabelerde Tasavvuf İle Amel Etmişlerdir: Allah İçin Sadat-ı Kiram Kendilerine Ve Sizlere, Şunu Tavsiye Etmişlerdir. Ölünceye Kadar, Sadat-ı Kiram’ın Tasavvuf Kurallarıyla Amel Yapın. Onların Kural Ve Kaidelerini Tatbik Edip Onların Arkasından Gidin, İnsanın En Büyük Kurtuluş Kapısı Budur
ALLAH için Sadat-ı Kiram kendilerine ve sizlere, şunu tavsiye etmişlerdir. Ölünceye kadar, Sadat-ı Kiram’ın tasavvuf kurallarıyla amel yapın. Onların kural ve kaidelerini tatbik edip onların arkasından gidin, insanın en büyük kurtuluş kapısı budur.
Vicdanlı olarak, İslam tarihine bakarsak, Hz. Peygamber’in ve Ashâb-ı Kiram’ın meşrebi üzerinde olanlar, tasavvuf ehli ve tasavvufla amel yapan şahıslardır. Ancak tasavvur ehlinin hayatı, onlarınkine uymaktadır. Niçin? Çünkü Peygamber (asv) ve Ashab-ı, kendi nefislerini görmemişler, yapıp ettiklerini yeterli görmemişlerdir.
Kaynak: Sohbetler 3 – Şeyh Muhammed Konyevi (S.57)