“La İlahe İllallah” Avam Takımının Tevhididir, Çünkü Kelime-i Tevhidin İlk Aşamasıdır. Tevhidin Son ve Gerçek Anlamı İse “La Mevcude İllallah’dır!” Ehl-i Sünnet, Bu Tevhid Üzerinedir İşte Akidemiz, İnancımız, İtikadımız Bu Şekildedir

I – İlâh, Öz İtibariyle Kendisine Güvenilen, Yardım Beklenilen, Güçlü, Hâkimiyet Sahibi, Kendisinden Korkulan, Sevilen, Yaranılmak İstenen, Yaklaşılmak İstenen, Arzulanan, İhtiyaçları Giderebileceğine İnanılan, Saygı Duyulan Beşer Ötesi, Yaratılmış Dışında Olan, Yaratan Kutsal Varlıktır.
“İlah nedir, kimdir?” Nedirden ziyade, “Kimdir ve bu kimliği bildiren sıfatları nelerdir?” demek yerindedir.
İlâh, öz itibariyle kendisine güvenilen, yardım beklenilen, güçlü, hâkimiyet sahibi, kendisinden korkulan, sevilen, yaranılmak istenen, yaklaşılmak istenen, arzulanan, ihtiyaçları giderebileceğine inanılan, saygı duyulan beşer ötesi, yaratılmış dışında olan, yaratan kutsal varlıktır.
İlâhın vasıflarını anladıktan sonra kelime-i Tevhidin neleri reddettiğini ve neyi ispat ettiğini inceleyelim.
Bütün bu vasıflara sahip tek bir varlık vardır. O’nu gereği gibi tanımak ve O’na ait olan sıfatları, özellikleri başkalarına vermemek gerekir. Bu sıfatların gerçek sahibinin kim olduğu “Lâ İlâhe İllallâh” kelimesinde bize bildirilmiştir. O sebepten, “Tevhid kelimesi terazinin bir kefesine, diğer âlemler diğer bir kefeye konsa tevhid kelimesi ağır basar.” buyrulmuştur.
Kaynak: http://www.zuhurdergisi.com/yazi_206_Kelime-i-Tevhidde-Bilmemiz-Gerekenler.html


II – La İlahe İllallah Kelime-i Tevhidin İlk Aşamasıdır. Tevhidin Gerçek Anlamı İse La Mevcude İllallah’dır! Ehl-i Sünnet, Bu Tevhid Üzerinedir İşte Akidemiz, İnancımız, İtikadımız Bu Şekildedir.
Kelime-İ Tevhidin Dereceleri
Lâ İlâhe İllallâh
Allah’tan başka bir olarak bilinecek, yaratıcı denilecek, sığınılacak, ikinci bir varlık yoktur. Ancak ve yalnız bir, tek o Allah (c.c) vardır.
Lâ Ma‘bûde İllallâh
Allah’tan başka ibadet edilecek, kulluk yapılacak, Rab olarak bilinecek ikinci bir varlık yoktur, ancak O (c.c) vardır.
Lâ Maksûde İllallâh
Allah’tan başka rızası kast olunacak, maksat olarak arzulanacak ikinci bir varlık yoktur, O (c.c) vardır.
Lâ Matlûbe İllallâh
Allah’tan başka talep edilecek, istenilecek ikinci bir varlık yoktur, ancak O (c.c) vardır.
Lâ Mahbûbe İllallâh
Allah’tan başka sevilecek, sevgili edinilecek ikinci bir varlık yoktur, ancak O (c.c) vardır. Ve O’nun rızası için O’nun sevdiklerini sevmek vardır.
Lâ Fâile İllallâh
Allah’tan başka yaratıcı, fiiller meydana getirici (hayat, ölüm, rızık verme, alçaltma, yükseltme, güldürme, ağlatma vb.) ikinci bir varlık yoktur, ancak O (c.c) vardır.
Lâ Mevsûfe İllallâh
Allah’tan başka güzellik, kudret, azamet, yücelik sıfatlarına sahip ikinci bir varlık yoktur, ancak O Allah (c.c) vardır.
Lâ Gâlibe İllallâh
Allah’tan başka hükmü geçen, kuvvet sahibi ve mutlak surette galip gelebilecek kimse yoktur, ancak Allah (c.c) vardır.
Lâ Mevcûde İllallâh
Allah’tan başka gerçek varlık sahibi, varlığı kendinden, hep var olan ve hep var olacak olan, varlığı başkasına bağlı olmayan, mekân, zamanla kayıtlı olmayan, yönlerden münezzeh, ezelî ve ebedî olarak kemal sıfatlara sahip ikinci bir varlık yoktur. Ancak o Allah (celle şânühû) vardır. Bir ve tektir. Her şey, akla hayale gelen her yaratılmış, yerden göğe, arz ve arş ve içindekiler O’nun (c.c) varlığı ve var etmesi ile vardır. İşte akidemiz, inancımız, itikadımız bu şekildedir. Ehl-i Sünnet, bu tevhid üzerinedir.
Kaynak: http://www.zuhurdergisi.com/yazi_206_Kelime-i-Tevhidde-Bilmemiz-Gerekenler.html

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın