I – La Mevcuda İllallah.. Paylaşım Çok Güzel, Allah Razı Olsun Dua İle… Sözlerini İşittik Esma Hocamın Bizlerle Paylaşmış Olduğu Değerli Yazıda. İnşaallah İşittiğimizle Kalmaz; Sükûtun Sırrına Ereriz De Dilimizden Gönlümüze İndiririz !! Lâ Mevcuda İllallâh!!
yelda26:
yaptığımız gösteriş,, söylediğimiz yalan,, yazdığımız sahte,, bu kadar mı nefse teslimiz… tam bir teslimiyet halinde değiliz belkide ibadetlerimizde istenilenin kıyısından bile geçemeyecek kadar aciz kaldığımız oluyor…
ama yinede diyorum yinede biz bu kadar sahte değiliz…
yazmak söylemek kolayda olsa ve uygulamak zor buda nefsin bir oyunu olmasın bize indir maskeni kandırma kendini bilirim seni Allahta biliyor seni içini … asıl bunlar sahte belkide… asıl bunlar aslımıza ulaşmamıza birer engel belkide… yazalım olması gerekeni yazmaya söylemeye devam edelim ki olması gerekn gibi olmaya kapı açalım inşallah…
güzel paylaşım esma …teşekkürler.
gülürana:
paylaşım çok güzel,Allah razı olsun dua ile…
Huzur Sessizliği:
sözlerini işittik Esma hocamın bizlerle paylaşmış olduğu değerli yazıda? İnşaALLAH işittiğimizle kalmaz ; sükûtun sırrına ereriz de dilimizden gönlümüze indiririz “LÂ MEVCUDA İLLALLÂH”
Esma Efnan:
Konoyu güzel yere tasıyan Malim arkadasımız tesekkürler
katkınız ıle konu tamamlanmıs Allah razı olsun
***
yelda,gülürana tesekkürler karsılıklı olsun
***
LÂ MEVCUDA İLLALLÂH !!!
Bunun sırına ermek ne güzel İnş Onlardan Oluruz sözde değil özde deriz unutmazyız inş şerinde hayırında Allah cc den olduğunu
(…)
Kaynak: https://forum.memurlar.net/konu/575743/
II – Kuru Kuruya Kelime-i Tevhidi Tekrarlamak İnsanı Kurtarmaz. Bunun, İçinde Yaşamak Gerekir. Kelime-i Tevhitteki Lâ Ne Demektir? İllâ Nedir? Bunları Bildirmek İçin Muhammeden Resûlullah’a Varmak Ne Demektir? Bu Soruların Cevabını Bilmeden Sözü Tekrarlayıp Durmak, Günlerce “Ekmek” “Ekmek” Demekle Karnın Doymasını Beklemeye Benzer. İnsan Ne Zaman Çalışır, Çabalar, Ekmek Bulur Ve Yerse, Karnı O Zaman Doyar. Bu Çalışıp, Çabalama Da; Ya Bizzat Ekmek Yapmak Veya Hazır Ekmeği Satın Alacak Parayı Kazanmak Demekti
Edfrn:
Allah Razı olsun
—————————–
Tevhit; gerçek anlamıyla; kelime-i tevhidi, yani “Lâ ilâhe illallah muhammeden resûlullah” lafzını yaşayarak: “O her şeyi ihatası altına almıştır” <41-54>, yani “Allah’tan başka bir şey yoktur” demektir.
Ehl-i şeriat nazarında tevhit: “Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah’ın resulüdür” demekle eş anlamlıdır. Bu konudaki telkinler de şeriat düzeninde yapılır ve kelime-i tevhidi tekrarlayanlara: “Sen Müslümansın” denir. Bu sözü tekrarlayan kimse hiç bir şeyden haberdar olmadığı için, tevhit ona erkân üzere namaz kıldırılarak anlatılmaya çalışılır. Peygamberimizin miracı da anlatılınca, eğitimi tamamlanmış sayılır. Ama, sonuçta, kimse bundan istifade edememiş olur.
Gerçek anlamda: “Lâ ilâhe illallah muhammeden resûlullah” demekse; ölüp, yeniden dirilmektir. İnsanın ölüp, dirilmesinde iki devran olduğunu biliyoruz. Bunlardan biri; vücudun toprak olup, toprakta neşrolduktan ve onun ihtiyaçlarını giderdikten sonra, tekrar haşr olarak insan haline gelmesidir ki, buna uzun devran diyoruz. Bu devran bizim büyük kan dolaşımımıza benzer ve kan, beden kâinatımızın tüm ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra yine kalbe, çıkış noktasına döner.
Kelime-i tevhit ise; küçük dolaşımımızdaki gibi, temizlenme amacı güder ve kısa devrandaki ölüp, dirilmeyi anlatır. Yani, kendini bedenden ibaret sanıp, koca bir kâinat olduğunun bilincinde olmayan insanın, bu bilince ulaşarak, ölüyken tekrar diri hale gelmesini temin eder. İnsan, bu mertebeye ulaşınca, böyle olduğunu da idrak edecektir.
Onun için kuru kuruya kelime-i tevhidi tekrarlamak insanı kurtarmaz. Bunun, içinde yaşamak gerekir. Kelime-i tevhitteki Lâ ne demektir? İllâ nedir? Bunları bildirmek için Muhammeden resûlullah’a varmak ne demektir? Bu soruların cevabını bilmeden sözü tekrarlayıp durmak, günlerce “Ekmek ekmek” demekle karnın doymasını beklemeye benzer. İnsan ne zaman çalışır, çabalar, ekmek bulur ve yerse, karnı o zaman doyar. Bu çalışıp, çabalama da; ya bizzat ekmek yapmak veya hazır ekmeği satın alacak parayı kazanmak demektir.
Kaynak: https://forum.memurlar.net/konu/575743/
III – Kâinatta Da Allah’tan Gayrı Bir Şey Yoktur, Ama Görülen Bir Şeye Allah Denemez. Görülenin Mertebesi Değişmiş Olduğu İçin, Ona Verilen İsim De Değişmiştir. Bu Nedenle “Allah” Değil, Ancak: “Allah’tandır” Denebilir. Tıpkı Masa İçin: “Ağaçtandır” Denebileceği Gibi.
Edfrn:
Tevhidin esası; mertebeleri bilip, her mertebenin hakkını vermektir. Bu nedenle tasavvufta deliliğe yer yoktur. Çünkü, mertebeler bilinirse delilik diye bir şeyin ortaya çıkması mümkün değildir.
Şimdi size: “Şu ağacı getirin” desem, hangi ağacı istiyor diye düşünürsünüz. Ama, “Şu masayı getirin” desem, hemen getirirsiniz. Masa da ağaçtan yapılmıştır ve aslı ağaçtır, ama mertebesi ve mertebesiyle birlikte ismi de değişmiş, ağaçken masa olmuştur.
Aynı şekilde, kâinatta da Allah’tan gayrı bir şey yoktur, ama görülen bir şeye Allah denemez. Görülenin mertebesi değişmiş olduğu için, ona verilen isim de değişmiştir. Bu nedenle “Allah” değil, ancak: “Allah’tandır” denebilir. Tıpkı masa için: “Ağaçtandır” denebileceği gibi…
Kaynak: https://forum.memurlar.net/konu/575743/
IV – Varlıkta Allah’tan Başka Bir Şey Yoktur; Onun Vechinden Başka Her Şey Yok Olucudur. Zira Herhangi Bir Vakitte Helak Olmaktadırlar; Hatta Ezeli Ve Ebedi Olarak Helak Olmuşlardır. Bunu Başka Bir Şekilde Tasavvur Etmek Mümkün Değildir. O Halde Mevcud Olan Yalnız Allah’ın Vechidir. O Halde Allah’tan Ve Onun Vechinden Başka Varlık Yoktur Ve Onun Vechinden Başka Her Şey Ezeli Ve Ebedi Olarak Yok Olucudur
Mhmtdmr:
Varlıkta Allah’tan başka bir şey yoktur; Onun vechinden başka her şey yok olucudur. Zira herhangi bir vakitte helak olmaktadırlar; hatta ezeli ve ebedi olarak helak olmuşlardır. Bunu başka bir şekilde tasavvur etmek mümkün değildir. Çünkü Onun dışındaki her şey zatı itibarıyla değerlendirildiğinde salt yokluktur. Tanrıya bakan yönüyle (Allah’ın vechi) değerlendirildiklerinde ise zatlarından değil gerçek varlıktan kendilerine varlık gelmesi sebebiyle mevcud, Ondan sonra gelen mucidine tabi varlıklardır. O halde mevcud olan yalnız Allah’ın vechidir. Her şeyin nefsine ait ve Rabbine ait olmak üzere iki cephesi (yönü) vardır. O, kendine dönük yüzüyle salt yokluktur; Allah’ın vechi olması itibariyle de mevcuttur. O halde Allah’tan ve Onun vechinden başka varlık yoktur ve Onun vechinden başka her şey ezeli ve ebedi olarak yok olucudur. (Gazzâlî, Mişkâtü’l-envâr)
Kaynak: https://forum.memurlar.net/konu/575743/