I – Celaleddin Rumi Daha Altı Yaşında Oyun Oynarken Dedi Ki: “Göklere Çıkıp Meleklerle Tanışalım.” Ve, Öyle Dedikten Sonra, Küçük Dostlarının Önünde Yok Oldu. Birkaç Dakika Sonra Yeniden Ortada Belirdiğinde Rengi Atmış Ve Korkmuştu, Ve Dedi Ki: “Sizinle Konuşurken Yeşil Pelerin Giymiş Bir Grup Adam Gökten İnip Beni Yukarı Cennete Doğru Çıkardılar Ve Oralarda Gezdirdiler, Ve Sizlerin En Gidince Kıyameti Kopardığınızı Duydum, Ve Bu Yaratıklar Beni Size Geri Getirdiler.” O Yaşta Dahi, Tüm Diğer Yüce Kişiler Gibi, Üç Dört Günde Veya Haftada Bir Kez Yemek Yiyordu.”
II – Şeyh Abdurrahman Tahi (k.s.) Hazretlerinin “Ben Dünyaya Oyun Oynamaya Gönderilmedim” Diyerek Çocukken Oyun Oynamaktan Kaçınması
(Yorum) Kendisini Eşleştirmeye Çalıştığı Hadis: O Sırada Yanıma Beyaz Elbiseli İki Kişi Geldi. Birinin Elinde İçi Karla Dolu Bir Altın Tas Vardı. Beni Tuttular, Göğsümü Yardılar. Kalbimi De Çıkarıp Yardılar. Ondan Siyah Bir Kan Parçası Çıkarıp Bir Yana Attılar. Göğsümü Ve Kalbimi O Karla Temizlediler
(Yorum) Bunu “Biz Senin Göğsünü Genişletmedik Mi?” Ayetiyle Eşleştiriyor Olabilirmi? Ozaman “Allah Kimi Doğru Yola İletmek İsterse Göğsünü Genişletir”, Ayetine Göre, Herkese Kalp Ameliyatı Yapılması Lazım
.
I – Celaleddin Rumi Daha Altı Yaşında Oyun Oynarken Dedi Ki: “Göklere Çıkıp Meleklerle Tanışalım.” Ve, Öyle Dedikten Sonra, Küçük Dostlarının Önünde Yok Oldu. Birkaç Dakika Sonra Yeniden Ortada Belirdiğinde Rengi Atmış Ve Korkmuştu, Ve Dedi Ki: “Sizinle Konuşurken Yeşil Pelerin Giymiş Bir Grup Adam Gökten İnip Beni Yukarı Cennete Doğru Çıkardılar Ve Oralarda Gezdirdiler, Ve Sizlerin En Gidince Kıyameti Kopardığınızı Duydum, Ve Bu Yaratıklar Beni Size Geri Getirdiler.” O Yaşta Dahi, Tüm Diğer Yüce Kişiler Gibi, Üç Dört Günde Veya Haftada Bir Kez Yemek Yiyordu.”
Şeyh Bedreddin Nakkaş El-Mulavi aktarıyor:
“Sultan Veled’den duyduğuma göre Aziz Bahaeddin Veled’in notları arasında kendi el yazısıyla yazılmış bir yazıya rastlanmış, buna göre Celaleddin Rumi daha altı yaşında iken evinin damında yaşıtlarıyla oyun oynuyordu. Oyun esnasında çocuklardan biri bir damdan ötekine atlamayı teklif etmiş olmalı. Mevlana’nın şöyle dediği söylenir, bu tip oyunlar kedi ve köpeklere göredir, ve böle aşağılık oynaşlara vakit harcamak çok yazıktır. Dedi ki : “Göklere çıkıp meleklerle tanışalım.” Ve, öyle dedikten sonra, küçük dostlarının önünde yok oldu. Şaşkına dönen çocuklar kıyameti koparttı ve böylece olaydan herkesin haberi oldu. Birkaç dakika sonra yeniden ortada belirdiğinde rengi atmış ve korkmuştu, ve dedi ki : “ Sizinle konuşurken yeşil pelerin giymiş bir grup adam gökten inip beni yukarı cennete doğru çıkardılar ve oralarda gezdirdiler, ve sizlerin en gidince kıyameti kopardığınızı duydum, ve bu yaratıklar beni size geri getirdiler.” O yaşta dahi, tüm diğer yüce kişiler gibi, üç dört günde veya haftada bir kez yemek yiyordu.”
Bir başka anlatıya göre Mevlana derdi ki kendisi yedi yaşından itibaren Kuran’dan şu ayeti ezbere okuyordu :
Elbette sana bol miktarda iyilik verdik Biz;
O yüzden, Allah’ına dua et ve bir kurban kes.
Elbette ki iyilikten mahrum kalan düşmanımdır,
Ve, Mevlana bu mısraları tekrarlayınca çok gözyaşı dökerdi, ta ki Allah ışığını kalbine gönderene ve bir Ses bana şöyle diyene kadar : Yüce Allahın adına, Ey Celaleddin, şimdiden sonra kendini gereksiz yere ruhsal bunalıma sokma, zira görkemin kapıları sana zaten açıldı.” Ve ben de sonsuz minnet duyuyorum, ve böylece benimle temasa geçenleri aydınlatabiliyorum.”
Kaynak: http://mevlanahikayeleri.blogspot.com.tr/2009/07/mevlanann-cocuklugu-ve-gencligi.html
.
II – Şeyh Abdurrahman Tahi (k.s.) Hazretlerinin “Ben Dünyaya Oyun Oynamaya Gönderilmedim” Diyerek Çocukken Oyun Oynamaktan Kaçınması
“Şeyh Abdurrahman Tahi (k.s.) hazretleri son hastalığında şunları anlattı: Bir gün bile oyuna katılmazdım. Çünkü annem, başka çocuklara günah olmasa da benim için günah olacağını söylerdi. “O çocuklar cahildir, onlara azap yok, oysa sen alim gibi sayılırsın. Bu yüzden senin için azap da, günah da var.” derdi. Böylece günahtan kaçmaya başladım. Tıpkı Yahya (a.s.) gibi. Oyun oynayan çocuklar Yahya (a.s.)’a niçin oynamadığını sorduklarında: “Ben dünyaya oyun oynamaya gönderilmedim” cevabını verdi.
“12 yaşıma kadar böylece korku ile yetiştim. Bu yaşta bir gaflet eseri mecazi aşka kalkıştım ama çabuk kurtuldum. 13 yaşımda Molla Ziyaüdctin Arvasi’ye başvurdum. Bu zat muhabbetin mecazına yer olmadığını, hakikatına gitmemizin vazife olduğunu ferman ederdi.
Daha sonra Hacı Emin Şirvan i hazretlerine baş vurarak onun tariki ile Rufai tarikatına girdim. Zikirlere ve nafile ibadelere başladım. Cezbe ve muhabbetle ileri gittim. Daha sonra Şeyh Hamza Telvi hazretlerine vararak ona biat ettim Bir süre onun müridi olarak kaldım. Bu arada cezbe ve muhabbet halim daha kuvvetlendi
Kaynak: Tasavvufi Hayat – Mehmet Ildırar, Sey-Taç Yay., 1.Baskı, Ankara 1996(S.114-120)
.
(Yorum) Kendisini Eşleştirmeye Çalıştığı Hadis: O Sırada Yanıma Beyaz Elbiseli İki Kişi Geldi. Birinin Elinde İçi Karla Dolu Bir Altın Tas Vardı. Beni Tuttular, Göğsümü Yardılar. Kalbimi De Çıkarıp Yardılar. Ondan Siyah Bir Kan Parçası Çıkarıp Bir Yana Attılar. Göğsümü Ve Kalbimi O Karla Temizlediler
“Ben, Sa’d bin Bekroğulları yanında emzirilip büyütüldüm. Birgün süt kardeşimle birlikte evlerimizin arkasında kuzuları otlatıyorduk. O sırada yanıma beyaz elbiseli iki kişi geldi. Birinin elinde içi karla dolu bir altın tas vardı. Beni tuttular, göğsümü yardılar. Kalbimi de çıkarıp yardılar. Ondan siyah bir kan parçası çıkarıp bir yana attılar. Göğsümü ve kalbimi o karla temizlediler.”
Kaynak: Sîre, 1/175; Taberî, 2/128
Kaynak: https://sorularlaislamiyet.com/peygamberimizin-kucukken-gogsu-yarilip-kalbinin-cikarilarak-temizlendigi-ve-tekrar-yerine
.
(Yorum) Bunu “Biz Senin Göğsünü Genişletmedik Mi?” Ayetiyle Eşleştiriyor Olabilirmi? Ozaman “Allah Kimi Doğru Yola İletmek İsterse Göğsünü Genişletir”, Ayetine Göre, Herkese Kalp Ameliyatı Yapılması Lazım
Bazıları söz konusu iddianın Kuran’daki İnşirah Suresi’nin birinci ayetinde geçtiğini iddia etmişlerdir. İnşirah Suresi’nin ilk dört ayeti şöyledir:
1. Biz senin göğsünü genişletmedik mi?
2. İndirmedik mi üzerinden ağır yükünü!
3. Ki o, belini çatırdatmıştı senin.
4. Ve yüceltmedik mi senin şanını. (94-İnşirah suresi 1-4)
Ancak bu ayetten Peygamberimiz’in kalbinin ameliyat edilip fiziksel olarak temizlendiği sonucu çıkarılamaz. Bu ayeti, bahsedilen hadislerin şartlanmasıyla okumayan herhangi bir kişinin, böyle bir anlam çıkarmasının en ufak bir olasılığı bile yoktur. Bunu şu ayetten görebiliriz:
Allah kimi doğru yola iletmek isterse göğsünü genişletir. (6-Enam 125)
Şüphesiz ki her doğru yola iletilen kişinin kalbinin operasyonla temizlendiği iddiası gülünçtür. Dolayısıyla “göğsün genişletilmesi”nden kalbin fiziksel olarak temizlendiği sonucu çıkarılamaz. Nitekim benzer ifadeler, Kuran’daki başka ayetlerde de geçmektedir:
Mûsa dedi: “Rabbim, göğsümü açıp genişlet.” (20-TaHa 25)
Her kim imanından sonra Allah’a karşı kafir olursa -kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan başka- ve kim kafirliğe göğsünü açarsa, onların üstüne kesinkes Allah’tan bir gazap iner ve onlara büyük bir azap vardır. (16-Nahl 106)
Sonuç olarak Peygamberimiz’in kalbinin fiziksel olarak temizlendiği iddiası Kuran’dan çıkmadığı gibi Kuran’a aykırıdır.“Göğsün genişletilmesi-açılması” ifadesinin Kuran’daki kullanılış şekline baktığımız zaman, fiziksel bir temizlikten ziyade, bir çeşit manevi “göğüs açılmasından” bahsedildiği apaçıktır. “Göğsün açılması” kişinin sıkıntı ve zorluklara karşı dayanıklı hale getirilmesi, yani umutsuzluk ve çaresizlik hissinin giderilmesi olarak anlaşılmaktadır. Nitekim biz dilimizde de bu deyimi benzer manada kullanmaktayız. Üstelik bu ifadelerden Peygamberimiz’e özel bir ameliyatın uygulandığını anlamaya hiç imkan yoktur.
Kaynak: http://www.dinicevaplar.com/hz-muhammedin-kalbi-ameliyatla-temizlendi-mi/