I – İmam Rabbani: Allah-Ü Taâlâ, Teveccühünüzün Bereketi İle Bizleri Kulluk Makamının Hakikatine Ulaştırdı. Yine Bu Teveccühünüzün Bereketi İle Arştan Öteye Yükselmeler Çokça Olmaktadır. Birinci Mertebede Bir Yükselme Oldu. Arştan Öte Makamlara Ulaştım. Hali İle Bu Yükselme, Mesafelerin Dürülmesi Sonucu Meydana Geldi. Huld Cenneti Ve Altındakiler Müşahede Edilir Oldu
II – İkinci Derecede Bir Yükselme Oldu. Böylece Resulüllah Selamun Aleykum Efendimizin Has Makamı; Sair Nebilerin, Şanlı Resullerin Değişik Makamları, Mele-i Âlâ Arşın Fevkinde Görüldü.. Bu Arada, Bir Başka Yükselme Oldu. Ama Arşın Üstünde Bir Yükselme İdi. Yer Merkezinden Arşa Varan Mesafe Mikdarı Veya Az Kısa. Hazret-i Hace Bahaeddin Nakşibend’in Makamında Nihayet Buldu.
III – Arştan Öte Bir Makam Var Ya, İşte Ruhumu Orada Buldum (Yani Melekut Aleminde). Ama, Manevî Bir Yükselme Yolu İle. Bu Makamda, Hace Nakşibend Hz. nin Özel Bir Yeri Vardır. Sonra.. Bu Makamda, Büyük Bir Köşk Peydah Oldu. Ona Merdivenler Kurulmuştu: Çıktım Bunu Takiben, Gerçekten Üstün Bir Makam Zahir Oldu. Orada Dört Nakşibendi Büyüğü Gördüm
IV – Bu Son Ulaştığım Makamın Üstünde Hiç Bir Makam Görülmüyordu; Ancak, Hatem’ün-Nebiyyin Vel-Mürselin Resulüllah Selamun Aleykum. Efendimizin Makamı Müstesna.. Salatların Eksiksizi Ona, Saygıların En Tamamı Ona..
.
I – İmam Rabbani: Allah-Ü Taâlâ, Teveccühünüzün Bereketi İle Bizleri Kulluk Makamının Hakikatine Ulaştırdı. Yine Bu Teveccühünüzün Bereketi İle Arştan Öteye Yükselmeler Çokça Olmaktadır. Birinci Mertebede Bir Yükselme Oldu. Arştan Öte Makamlara Ulaştım. Hali İle Bu Yükselme, Mesafelerin Dürülmesi Sonucu Meydana Geldi. Huld Cenneti Ve Altındakiler Müşahede Edilir Oldu
ALLAH-ü Taâlâ, teveccühünüzün bereketi ile bizleri kulluk makamının hakikatine ulaştırdı. Yine bu teveccühünüzün bereketi ile arştan öteye yükselmeler çokça olmaktadır.
***
Sonra..
Birinci mertebede bir yükselme oldu. Arştan öte makamlara ulaştım. Hali ile bu yükselme, mesafelerin dürülmesi sonucu meydana geldi. Huld cenneti ve altındakiler müşahede edilir oldu. Tam bu anda hatıra geldi:
— Bazı Hak erenlerin makamını göreyim..
Dedim.. O yana teveccüh edince, onların makamlarına göz ilişti. Görmek arzu ettiğim şahısları o yerde gördüm. Hem de: Mekân, mekânet, (yer, yerleşme) zevk ve şevk cihetinden değişik derecelerine göre.
** *
Kaynak: Mektubat-ı Rabbani, Cilt 1-2, Çile Yay.Türdav Ofset, İst.1980, 3. Baskı, Çev.Abdülkadir Akçiçek (S.40)
Kaynak: http://www.dinihaberler.com/imam-i-rabbani/imami-rabbaninin-16-mektubuna-reddiye-h119772.html
Kaynak: https://tr.scribd.com/document/109289091/Mektubat%C4%B1-Rabbani-Abdulkadir-Akcicek
.
II – İkinci Derecede Bir Yükselme Oldu. Böylece Resulüllah Selamun Aleykum Efendimizin Has Makamı; Sair Nebilerin, Şanlı Resullerin Değişik Makamları, Mele-i Âlâ Arşın Fevkinde Görüldü.. Bu Arada, Bir Başka Yükselme Oldu. Ama Arşın Üstünde Bir Yükselme İdi. Yer Merkezinden Arşa Varan Mesafe Mikdarı Veya Az Kısa. Hazret-i Hace Bahaeddin Nakşibend’in Makamında Nihayet Buldu.
Sonra..
İkinci derecede bir yükselme oldu. Böylece: Büyük meşayıhın keremli ehl-i beytin, insanların mürşidi Hulefa-i Raşidin’in makamlarından başka Resulüllah Selamun Aleykum efendimizin has makamı; sair nebilerin, şanlı resullerin değişik makamları, mele-i âlâ arşın fevkinde görüldü..
Bu arada, bir başka yükselme oldu. Ama arşın üstünde bir yükselme idi. Yer merkezinden arşa varan mesafe mikdarı veya az kısa. Hazret-i Hace Bahaeddin Nakşibend’in makamında nihayet buldu. ALLAH sırrını takdis eylesin.
Bu son gördüğüm makamın ötesinde veya az ilerisinde sayılı bazı meşayih vardı. Meselâ: Şeyh Maruf-u Kerhî, Şeyh Ebu Said Harraz..
Kalan meşayihten bazılarının makamı onun altında; bazılarının makamı da onunla birdi.
Makamları altta olanlardan, şunlar vardı: Şeyh Alâüddevle Simnanî ve Şeyh Necmedin-i Kübra..
Üst makamda olanlar ise şunlardı: Ehl-i Beyt imamları..
Daha yukarıda Hulefa-i Raşidin’in makamları vardı. ALLAH onlardan razı olsun..
Sair peygamberlerin makamları, Resulüllah Selamun Aleykum. Efendimize has makamın bir yanında; ulvî meleklere ait makam ise., diğer yanında idi..
Resulüllah Selamun Aleykum. Efendimize has makamın, bütün makamlara nisbetle bir üstünlüğü ve asaleti vardı. ALLAH-ü Taâlâ ona salât ve selâm eylesin.
Kaynak: Mektubat-ı Rabbani, Cilt 1-2, Çile Yay.Türdav Ofset, İst.1980, 3. Baskı, Çev.Abdülkadir Akçiçek (S.40)
Kaynak: http://www.dinihaberler.com/imam-i-rabbani/imami-rabbaninin-16-mektubuna-reddiye-h119772.html
Kaynak: https://tr.scribd.com/document/109289091/Mektubat%C4%B1-Rabbani-Abdulkadir-Akcicek
.
III – Arştan Öte Bir Makam Var Ya, İşte Ruhumu Orada Buldum (Yani Melekut Aleminde). Ama, Manevî Bir Yükselme Yolu İle. Bu Makamda, Hace Nakşibend Hz. nin Özel Bir Yeri Vardır. Sonra.. Bu Makamda, Büyük Bir Köşk Peydah Oldu. Ona Merdivenler Kurulmuştu: Çıktım Bunu Takiben, Gerçekten Üstün Bir Makam Zahir Oldu. Orada Dört Nakşibendi Büyüğü Gördüm
Kulların en küçüğü AHMED’den bir arzuhaldir.
Arştan öte bir makam var ya, işte ruhumu orada buldum. (Yani: Melekût âleminde) Ama, manevî bir yükselme yolu ile.. Bu makamda, Hace Nakşibend Hz. nin özel bir yeri vardır.
ALLAH-ü Taâlâ, onun kudsiyetini artırsın.
Aradan bir süre geçti; bu maddî bedenimi de orada buldum.
Bu sıralarda bana şöyle geldi: Felekiyattan, unsuriyattan alta inen bu âlemden ne bir isim, ne de bir resim var. Hem de tam manası ile..
Bu çıktığım makamda, ancak büyük velîlerden bazıları vardı..
Şu anda, bu âlemin tamamını, mahal ve makam olarak, kendime ortak buluyorum; bunun için de hayret hâsıl oluyor. Şundan ki: Kendimi tam manada yabancıların varlığı ile beraber görüyorum.
Hasılı: Bazan öyle halet zuhura geliyor ki, onda ne ben kalıyorum; ne de bu âlem.. Sonra, daha başka bir şey de zuhura gelmiyor; ne nazarda, ne de ilimde..
Anlattığım hal, şu ana kadar devam edip geldi. Bu âlemin varlığı ı nazardan ve ilimden yana kapalı durmaktadır.
Sonra..
Bu makamda, büyük bir köşk peydah oldu. Ona merdivenler kurulmuştu: çıktım.
Anlatılan makam, âlern misali tedricî bir surette indi; an ben kendimi onda yükselir buldum. Tam olarak, iki rikât şükür namazı kıldım.
Bunu takiben, gerçekten üstün bir makam zahir oldu. Orada DÖRT NAKŞİBENDİ BÜYÜĞÜ GÖRDÜM:
Kaynak: Mektubat-ı Rabbani, Cilt 1-2, Çile Yay.Türdav Ofset, İst.1980, 3. Baskı, Çev.Abdülkadir Akçiçek (S.51)
Kaynak: http://www.dinihaberler.com/imam-i-rabbani/imami-rabbaninin-16-mektubuna-reddiye-h119772.html
Kaynak: https://tr.scribd.com/document/109289091/Mektubat%C4%B1-Rabbani-Abdulkadir-Akcicek
.
IV – Bu Son Ulaştığım Makamın Üstünde Hiç Bir Makam Görülmüyordu; Ancak, Hatem’ün-Nebiyyin Vel-Mürselin Resulüllah Selamun Aleykum. Efendimizin Makamı Müstesna.. Salatların Eksiksizi Ona, Saygıların En Tamamı Ona..
Bu makamı, ikinci kere mülahaza esnasında, bir başka makamlar peydah oldu; onlar birbiri üstündeydi.
inkisarla, iftikar izharı ile teveccühten sonra; bir evvelki makamın üstüne ulaştığım zaman bana ayan beyân belli oldu ki orası: Hazret-i Osman Zinnureyn’in makamıdır. ALLAH ondan razı olsun. Kalan Hülefa-i Raşidin bu makamdan geçip gitmiş.. ALLAH onlardan razı olsun.
İşbu makam, kemale erdirmek ve irşad makamıdır. Bu mertebede böyle olduğu gibi, bundan sonra anlatılacak iki mertebede dahi durum aynıdır. Yani: Onlar da irşad ve tekmil makamıdır.
Daha sonra, bunun üstündeki makama göz ilişti; oraya ulaştığım zaman bana belli oldu ki; Orası Hazret-i Ömer’ül-Faruk’un makamıdır. ALLAH ondan razı olsun.
Kalan iki halife dahi buradan öteye aşmıştır.
Sonra, Hazret i Sıddık-ı Ekber’in makamı zuhur etti. ALLAH ondan razı olsun. Oraya da vâsıl oldum. Hace Bahaeddin Nakşibend Hz. ni, meşayih arasında, bütün makamlarda bana arkadaş buldum. Kalan üç halife dahi buradan geçmiş. Arada; ancak ağmak, makam, mürur ve sebattan başka fark yoktur.
Bu son ulaştığım makamın üstünde hiç bir makam görülmüyordu; ancak, Hatem’ün-Nebiyyin vel-Mürselin Resulüllah Selamun Aleykum. Efendimizin makamı müstesna.. Salatların eksiksizi ona, saygıların en tamamı ona..
Hazret-i Ebu Bekir Sıddık’ın tam makamı hizasında bir başka makam zuhur etti. ALLAH ondan razı olsun. Hem nuranî, hem de cidden yüksek bir makamdı. Onun benzerini hiç görmedim. Bu makama nazaran, onun biraz yüksekliği vardı. Sofanın, yerden biraz yüksekliği gibi.. Bu arada bana belli oldu ki: Burası mahbubiyet makamıdır.
İşbu makam, pek süslü ve nakışlı bir makamdı. Onun bana yansımasından dolayı, kendimi dahi süslü ve nakışlı buldum.
Sonra, bu keyfiyet içinde kendimi lâtif bir şekilde buldum. Kendimi, hava misali, bir parça bulut misali ufuklara yayılmış buldum. O kadar ki: Yerin bazı yanlarını da kapladım.
Hazret-i Hace Nakşibend, Sıddık makamında idi; ben dahi kendimi, aynı hizada, keyfiyeti arz edilen makamda buldum.
Kaynak: Mektubat-ı Rabbani, Cilt 1-2, Çile Yay.Türdav Ofset, İst.1980, 3. Baskı, Çev.Abdülkadir Akçiçek (S.64-65)
Kaynak: http://www.dinihaberler.com/imam-i-rabbani/imami-rabbaninin-16-mektubuna-reddiye-h119772.html
Kaynak: https://tr.scribd.com/document/109289091/Mektubat%C4%B1-Rabbani-Abdulkadir-Akcicek
.
Kaynaklar;
