Kuran-ı Kerim Bizzat Gavsımı İşaret Etmektedir! İsra Suresindeki “Ben, Elçi Olan Bir İnsandan Başka Neyim” = Sevgilimizin (Said Nursî’nin) Besmele-i Hayatı

I – Maide Suresinde “Temiz Bir Toprağa Yönelip Onunla Yüzlerinizi Ve Ellerinizi Meşhedin” Ayetindeki “Sa‘iden” Kelimesindeki Sad (Toprak), Sin Okunsa Risale-i Nur’un Tercümanını Göstermektedir

II – Madem Ki Kur’an Sana Said (Sîn İle) Demiş… Elbette Sen Saidsin Hem İsmin Ve Hem Resmin Saiddir. Madem Ki, Kur’an Sana Said (Sâd İle) Demiş… Elbette Hem İçin Temiz Ve Tahir, Hem De Dışın

III – İşte Risalet-ün-Nur’un kahramanı, İşte Kur’an’da (Said) Ve Hadiste (Seyyid) Diye Söylenen Mübarek Üstadımız (Said Nursi)

IV – İsra Suresindeki “Ben, Elçi Olan Bir İnsandan Başka Neyim” = Sevgilimizin (Said Nursî’nin) Besmele-i Hayatı

V – Saf Suresindeki “Hidayet Ve Hak Din” = Sa‘îd Bedî‘u’z-zaman

VI – Muzzemmil Suresindeki “Ey Örtüsüne Bürünen” = Kürdî (Said Kürdi)

VII – Abese Suresindeki “Bu Öğüt, Şerefli Ve Tertemiz Elçiler Eliyle Yazılmış, Şerefi Büyük, Yüce Ve Temiz Sahifelerdedir” Ayeti Risale-İ Nur’un Nâşir Ve Kâtiblerine Mânâ-Yı İşarî İle Bakıyor

.

I – Maide Suresinde “Temiz Bir Toprağa Yönelip Onunla Yüzlerinizi Ve Ellerinizi Meşhedin” Ayetindeki “Sa‘iden” Kelimesindeki Sad (Toprak), Sin Okunsa Risale-i Nur’un Tercümanını Göstermektedir
“Ey inananlar, namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın! Başlarınızı meshedin! İki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın! Eğer cünüp iseniz temizlenin! Hasta iseniz, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan geldiyse, yahut kadınlara dokunduysanız ve su da bulamadıysanız, temiz bir toprağa yönelip onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin! Allah, size bir güçlük çıkarmak istemiyor; fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor.”(Mâide, 5/6.)

…”Sin” harfi “Sad” harfinin altında gizlenmesi ve “Sad” görünmesinin iki sebebi var:
…Sad ve sin, birbirine tam kardeş olması ve bir kelimede birbirinin yerine geçmesi münasebetiyle bu âyetteki “sa‘îden” kelimesindeki sad, sin okunsa Risale-i Nur’un tercümanını göstermesi…
(…) lâtif ve kuvvetli bir emaredir ki; âyetin işareti, bu asra ve Risale-i Nur’a bir hususiyeti var ve remzen ona bakar.
Kaynak: Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî, 112-113, Birinci Şua/Otuzbirinci Âyet

.

II – Madem Ki Kur’an Sana Said (Sîn İle) Demiş… Elbette Sen Saidsin Hem İsmin Ve Hem Resmin Saiddir. Madem Ki, Kur’an Sana Said (Sâd İle) Demiş… Elbette Hem İçin Temiz Ve Tahir, Hem De Dışın
Madem ki Kur’an sana Said (sîn ile) demiş… Elbette sen saidsin hem ismin ve hem resmin saiddir.
Madem ki, Kur’an sana Said (sâd ile) demiş… Elbette hem için temiz ve tahir, hem de dışın.
Kaynak: Siracü’n-Nûr, 250-251

.

III – İşte Risalet-ün-Nur’un kahramanı, İşte Kur’an’da (Said) Ve Hadiste (Seyyid) Diye Söylenen Mübarek Üstadımız (Said Nursi)
(…) işte Risalet-ün-Nur’un kahramanı, işte Kur’an’da (Said) ve Hadiste (Seyyid) diye söylenen mübarek Üstadımız (Said Nursi)
Kaynak: Siracü’n-Nûr, 255

.

IV – İsra Suresindeki “Ben, Elçi Olan Bir İnsandan Başka Neyim” = Sevgilimizin (Said Nursî’nin) Besmele-i Hayatı
“(…) De ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben, elçi olan bir insandan başka neyim?”( İsrâ, 17/93.)

Kul subhâne rabbî hel kuntu illâ beşeran rasûlen = 1879 Sevgilimizin (Said
Nursî’nin) besmele-i hayatı 1879.
Kaynak: Tılsımlar Mecmûası, 187, Mâîdetü’l-Kur’an

.

V – Saf Suresindeki “Hidayet Ve Hak Din” = Sa‘îd Bedî‘u’z-zaman
“Müşrikler hoş görmeseler de, dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, Resulünü hidayet ve hak dinle gönderen odur.”( Saf, 61/9.)

(…) bi’l-Hudâ ve Dîni’l-Hakki = 359 Sa‘îd Bedî‘u’z-Zaman = 359
Kaynak: Tılsımlar Mecmûası, 187, Mâîdetü’l-Kur’an

.

VI – Muzzemmil Suresindeki “Ey Örtüsüne Bürünen” = Kürdî (Said Kürdi)
“Ey örtüsüne bürünen!”( Muzzemmil, 73/1)

Yâ eyyuhe’l-Muzzemmil = 233 Kürdî = 234
Kaynak: Tılsımlar Mecmûası, 180, Mâîdetü’l-Kur’an

• “Ey bürünüp örtünen!”( Muddessir, 74/1)
Yâ eyyuhe’l-Muddessir = 1316 (…) Nitekim hamule-i envarın kendisine tevdiini ve vazife-i mukaddese ile tavzifi tarihi olan 1316’nın miladi karşılığı bulunan 1900 tarihi; yani, yirminci asrın mebdei, gerek Kur’an-ı Kerim’in gerek Ehadis-i Nebeviye’nin pek ziyade itibarına mazhar olarak birçok yerlerinde mezkurdur.
Kaynak: Tılsımlar Mecmûası, 180-181, Mâîdetü’l-Kur’an

.

VII – Abese Suresindeki “Bu Öğüt, Şerefli Ve Tertemiz Elçiler Eliyle Yazılmış, Şerefi Büyük, Yüce Ve Temiz Sahifelerdedir” Ayeti Risale-İ Nur’un Nâşir Ve Kâtiblerine Mânâ-Yı İşarî İle Bakıyor
“Bu öğüt, şerefli ve tertemiz elçiler eliyle yazılmış, şerefi büyük, yüce ve temiz sahifelerdedir.”( Abese, 80/13-16.)

(…) Risale-i Nur’un nâşir ve kâtiblerine mânâ-yı işarî ile bakıyor.
Kaynak: Kastamonu Lâhikası, 80, Yirmiyedinci Mektubdan/Azîz Kardeşlerim ve Sıddık Arkadaşlarım!

“Allah tarafından (gönderilmiş) tertemiz sahifeler okuyan bir elçidir. Onlarda dosdoğru yazılmış hükümler vardır.( Beyyine, 98/2-3.)

Risale-i Nur’un eczalarına ve suhuflarına ve kitablarına mânâ-yı işarîyle bakıyor. Fakat cifir hesabiyle, bin üçyüz altmış küsurdan sonra bu parlak vaziyeti gösterecekler diye icmâlen fehmettik.
Kaynak: Kastamonu Lâhikası, 80, Yirmiyedinci Mektubdan/Azîz Kardeşlerim ve Sıddık Arkadaşlarım!

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir yanıt yazın