I – Küfür Ve İsyan Ehli Cehenneme Girseler De, Orada Kendileri İçin Bir Zevk Ve Lezzet Vardır. O Da Onlar İçin Bir Cennettir, Ancak Onların Cennetleri Huld Cennetlerinin Nimetlerine Benzemez. İkisi De Birdir Amma Aralarında Tecelli Farkı Vardır. Onların Cennetine Tatlılığından Dolayı Azab Denir. Bu Azab Sözü Onda Gizli Olan Lezzet İçin Bir Kabuk Gibidir. Kabuk İse Özü Koruyan Bir Şeydir
“Küfür ve isyan ehli cehenneme girse de orada lezzet vardır.”
ŞİİR
Hakk’ın yalnız va’dinde sadık olması tarafı kaldı. Ceza tehdidinde sadık olduğuna dair açık bir alâmet yoktur.
Küfür ve isyan ehli cehenneme girseler de, orada kendileri için bir zevk ve lezzet vardır. O da onlar için bir cennettir.
Ancak onların cennetleri Huld cennetlerinin nimetlerine benzemez. İkisi de birdir amma aralarında tecelli farkı vardır.
– Onların cennetine tatlılığından dolayı azab denir. Bu azab sözü onda gizli olan lezzet için bir kabuk gibidir. Kabuk ise özü koruyan bir şeydir.
Kaynak: Fusus ul-Hikem – Muhyiddin-i Arabi, M.E.B. Yayınları, İst-1992) (S.104)
Kaynak: Fusûs ül-Hikem, Milli Eğitim Bakanlığı 1962 baskısı ve 1992 yılı baskısı, çev. Nuri Gencosman, Fas. VII)
II – Şâyet (Allah, Cehennemdekileri) Cennet’e Çıkarırsa, Onlar Muhakkak Ki (Bundan) Azap Duyarlar Ve Cennet’e Girmek Onlara Zarar Verir. Tıpkı, Gül Kokularının Domuzlan Böceklerine Zarar Vermesi Gibi…
“… Şâyet (Allah, cehennemdekileri) cennet’e çıkarırsa, onlar muhakkak ki (bundan) azap duyarlar ve cennet’e girmek onlara zarar verir. Tıpkı, gül kokularının domuzlan böceklerine zarar vermesi gibi…”
Kaynak: El – Futûhât El – Mekkiyye, Muhyiddin İbn’ül Arabi, sayfa 168.
Kaynak: https://kiziroglu.wordpress.com/2007/06/09/m-arabinin-vahdeti-vucud-iddialari/