I – Tevhid İçerisinde Kaybolmuş Ve Onunla Sarhoş Olmuştum. Bir Mektubumda Hace (Hoca)’ya Sekr Hali Ürün Olan Şu İki Beyti Yazdım: “Şeriat, Ah (Alan), Körlerin Yoludur. Bizim Yolumuz Kafirlerin Ve Ateşe Tapanların Yolu. Küfr Ve İman Kilit Ve Güzelliğin Yüzüdür. Bizim Yolumuzda Küfr Ve İman Birdir”. Bu Durum Aylar Ve Yıllarca Devam Etti
Imam-ı Rabbani, tasavvufi gelişmesini bazan kısaca ve bazan da ayrıntılı bir şekilde anlatır. Şu pasaj ilk deneyimi konusunda kısa bir değerlendirmesidir:
“Çocukluğumdan İtibaren tevhid-i vücudiye (yani, vahdet-i vücud) inanmıştım. Babam bu öğretiye inanıyor ve vücudi çizgide manevî uygulamalarını devam ettiriyordu. Buna rağmen derununda {el-ahfa) kararsızlığını (mertebe-i bîkeyf) sürdürdü. Denildiği gibi, hukukçunun oğlu da yarı hukukçudur. Vahdet-i vücud doktrinini çok iyi öğrenmiş beğenmiş ve onunla meşgul olmuştum. Daha sonra, Allah c.c. beni Şeyh Bakibillah’la karşılaştırıp da o bana Nakşibendî tarikatını öğretip benim ilerlememe nezaret edince kısa süre içinde tevhid-i vücudi (varlığın birliği), Nakşibendi tarikatının özellikleri içinde bana malum oldu (keşif yoluyla). Tümüyle bu tecrübe ve sağanak halinde gelmeye başlayan ilgili fikirler içine daldım. Keşfime konu olmamış bir gerçek bulmak zordu. Şeyh Muhyiddini Arabi’nin derin fikirlerine vakıftım ve tecelliyi zatî ilahi lütfuna nail olmuştum. Füsus yazarı bu lütfa nailiyetin manevi yükselişin sonu olduğunu ve bunun ötesinde saf yokluğun dışında hiç birşey bulunmadığını söylüyordu. Şeyhin ‘Velilerin Mührü”nün hakkı olduğunu iddia ettiği tecelli gerçeğinin detaylarını da bildim. Tevhid içerisinde kaybolmuş ve onunla sarhoş olmuştum. Bir mektubumda Hace (Hoca)’ya sekr hali ürün olan şu iki beyti .yazdım:
“Şeriat, ah (alan), körlerin yoludur
Bizim yolumuz kafirlerin ve ateşe tapanların yolu
Küfr ve iman kilit ve güzelliğin yüzüdür
Bizim yolumuzda küfr ve iman birdir.”
Bu durum aylar ve yıllarca devam etti.
Kaynak: Şeriat ve tasavvuf, Prof Dr. Abdülhak Ensari, Rehber Yay. 19, Ankara 1991 (S.23-24)
Site Hakkında:
Copyright ( © ) 2017-2019
Bu Web Sitesi Herhangi Bir Ticari Kar Gütme Amacı İle Yapılmamıştır. Sitede Yerlana Düşünce, Fikir ve Yazılar BANA AİT DEĞİL, KAYNAK GÖSTERİLEN SAHİPLERİNE AİTTİR. Ben Sadece Bir Gözlemciyim ve 2002 Yılında Sorduğum Bir Sorunun Cevabını Bulmak Amacıyla Konuları Kendi Anladığım Başlıklar Altında Siteme Eklemekteyim. Objektif Olmadığını Düşündüğünüz Makalelerin Geliştirilmesi yada Hukuken Suç Teşkil Ettiğini Düşündüğünüz Bir İçeriğin Siteden Kaldırılması İçin Lütfen İletişime Geçin. e-mail: gavsnedir@gmail.comArşivler
-
Son Yazılar
- İddia: “Facir Ve Zalim Bir Kimse Olsa Allah’a İsyanı Emretmediği Müddetçe Müslüman Yöneticiye İtaat Farzdır”: Firevun Rablık İddiası Sadece “Ben Allah’ım” Demesi Değildi: Halkına Zulmetmesi ve “Bu Ülkenin Sahibi Benim. Tüm Emir Ve Yasakların Çıkış Kaynağı Ben Kabul Edilebilirim. Benden Başka Hiç Kimse Emir Vermede Yetkili Değildir” İddiasıydı
- (Yorum) “Nevar Bunda, İsyan Etsinde Ülkede İçsavaş mı Çıksın?” Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri Padişah Üzerinde Çok Ciddi Nüfuza Sahip Olmasına Rağmen, Padişahın “Vergi Veremeyen” 120.000 Vatandaşı Öldürülmesine Bile Karşı Çıkmamıştır
- İddia: “Tanrı Moğolları Seçti Ve Şöyle Dedi: Her Nereye Gidersen, Muzaffer Ol!”: Bu Adamlar Hz Musa’yı Görseler, Reddiye Yazmak İçin Birbirleriyle Yarışırlardı: Bak Musa Kardeş.. Firevun Tanrının Yeryüzündeki Gölgesidir. Firevun, Enel Hak Makamında Kaybolmuş Bir Allah Dostu Olduğu İçin Allah-u Teala Ona, Tıpkı Hz Süleyman’a Verdiği Gibi Kudreti Bahşetmiştir. Ayrıca Bizim Dinmizde Kafir Bile Olsa Yöneticiye İtaat Farzdır. Peygamber Efendimiz Buyuruyor Ki: Sırtına Vurup Malını Alsa Da, Âmirine İtaat Et!
- İddia: “Biz Dervişleriz. Bizim Nazarımız Allah’ın İradesine Bağlıdır”: Moğollar Kayseri’ye Girip Bu Katliamı Gerçekleştirdikleri Sırada Cevlaki (Kalenderi) Dervişler Maalesef Moğollarla Birlikte Hareket Ediyorlardı. Şems-i Tebriz Sohbetlerinde Anadolu İnsanını Moğollara İtaat Etmeye Ve Moğol Yönetiminden Razı Olmaya Çağırırdı
- (Yorum) İddia Ettikleri Gibi Dünya’nın Yönetimi Şayet Şeyh’lerinin Elinde Olsaydı Ne Olurdu? Elimde Olsa Sizi (Kadınları) Erkekler Görmesin Diye Yer Altından Tünel Kazar Da Sizi Gideceğiniz Yerlere Oradan Gönderirdim
- İddia: “Divan-ı Kebir’in Tabii Başkanı Rasûlullâh (a.s)’dir. Onun Gelmediği Toplantılarda İse, Şayet Var İse O Devrin “İnsan-ı Kâmil”i, Yoksa Zamanın “Gavs”ı Başkanlık Görevini İfşa Eder. “İnsan-ı Kâmil” Her Asırda Bulunmaz. “Gavs” İse Her Asırda Vardır Ve Kıyamete Kadar Sürekli, Bir Kişi, O Görevi İfa Eder. Müceddid-i Zaman” Yüz Yılda Bir Gelir”. Peki Sorum Şu: Kim Bu Asrın, Hatta Son 400 Yılın Müceddidi? Tabiki Benim Gavsım. Bu Vasfı Bir İnsana Verirken, Allah Katında Da Sorumlu Olunacağınızı Düşündüğümüzden Bilmenizi İstedik..
- Fatih Nurullah Efendi’den Cübbeli Ahmet Hoca’ya Cevap: Hasetten Böyle Karınları Böyle Dağ Gibi Şişiyor. Ne İstiyorsunuz Ooolum İşinize Bakın Lan Siz…Siz Callcenterlarda Ümmeti Yolmaya Bakın. Sohbetlerimizi Dinleyin Belki Tarikat Öğrenirsiniz Lan! Belki Hakikat Öğrenirsiniz, İnsanlıktan Nasibiniz Olur. Biraz Sohbet Dinleyin Ooolum
- (Yorum) Geçen Gün Bir Köprüden Geçerken, Aşağı Atlamaya Hazırlanan Bir Adam Gördüm Ve Bağırdım: Sen Hangi Dindensin? Şii Misin, Sünni Mi? Peki, Hanefi Misin? Şafii Mi? Peki Hangi Cemaate Mensupsun, Tasavvufi Mi İtikadi Mi? Hangi Tarikat Nakşi, Cerrahi, Kadiri, Halveti? Halidi Kolu Mu? Menzil Mi?
- İddia: “Dünyayı ve Kainatı Gavs Yönetiyor”: Bırak Kainatı, Bunlara Bakkal Emanet Etsen Bakkalı Yönetemezler, Batırırlar. Daha “Ortak Değerler” Üzerine Yaşayan Bu Gruplar Kendi Aralarında Anlaşamıyorlar, Bırakın “Evlilayar Konseyi”’nde Ortak Karar Almayı, Bunların 3 Tanesini Bir Odaya Koysak “Dünyevi İtibar” Uğruna Birbirini Bıçaklarlarlar,
- İddia: “Sadece Alemlerin Yönetimi Değil, Ülkelerin Yönetimide Divan Ehlinin Elindedir ve Gavsımda Bu Divanın Başında Bulunur!”: Ey Müslümanlar! Bir Karar Verin Artık; Dünya’yı Şeytanlar İllumunati Vasıtasıyla mı Yönetiyor, Yoksa Senin Şeyhin mi Yönetiyor da Dünya Bugün Buhalde?