I – Nur Talebeleri Kur’an-ı Kerimdeki 33 Ayetin Risale-i Nur’a, Müellifine Ve Nur Talebelerine İşaret Etmesini Nazar-ı İtibara Alarak Ahir Zamanda Beklenen Mürşid-i Azamın Bediüzzaman Hazretleri Olduğuna Kanaat Getirmişlerdir.
II – Bediüzzaman Mehdîliği Kabullenmiş Midir? Mehdî’nin, “Ben Mehdî’yim” Diye Ortaya Çıkması, Mevdûdî’nin De Belirttiği Gibi Sırr-ı İmtihana Ters Düşer. O, “Ben Mehdî’yim” Demeyecek, Ancak Îman Ve Ferasetle, Verdiği Hizmetler Ve Eserlerine Bakılarak Mehdî Olduğu Anlaşılacaktır. İnsanın, Hizmetleri Ve Eserleri Sebebiyle Lâyık Gördüğü Bir Kimseye Mehdî Deme Hakkı Olabileceği Gibi, Kendine Göre Haklı Gerekçelerle Mehdî Kabul Etmemesinde De Dinen Bir Sakınca Yoktur.
.
I – Nur Talebeleri Kur’an-ı Kerimdeki 33 Ayetin Risale-i Nur’a, Müellifine Ve Nur Talebelerine İşaret Etmesini Nazar-ı İtibara Alarak Ahir Zamanda Beklenen Mürşid-i Azamın Bediüzzaman Hazretleri Olduğuna Kanaat Getirmişlerdir.
Üstad Hazretleri bu mektubunda Nur’daki ihlâsın zedelenmemesi, ehl-i siyasetin evhama düşmemesi ve bir kısım hocaların itirazına yol açılmaması için Nur Talebelerinin kendine mehdi demek yerine, müceddid yahut mehdinin pişdarı demelerini tavsiye etmiştir. Mektub dikkatle okunursa bu tavsiyenin bir tedbir için olduğu anlaşılır. Yoksa bu ifadeleri mehdinin daha sonra geleceği şeklinde anlamak doğru olmaz. Nur Talebeleri Kur’an-ı Kerimdeki 33 ayetin Risale-i Nur’a, müellifine ve Nur Talebelerine işaret etmesini nazar-ı itibara alarak ahir zamanda beklenen mürşid-i azamın Bediüzzaman Hazretleri olduğuna kanaat getirmişlerdir.
Kaynak: https://www.fetvameclisi.com/fetva-kuranda-risalelere-isaret-var-mi-10995.html
.
II – Bediüzzaman Mehdîliği Kabullenmiş Midir? Mehdî’nin, “Ben Mehdî’yim” Diye Ortaya Çıkması, Mevdûdî’nin De Belirttiği Gibi Sırr-ı İmtihana Ters Düşer. O, “Ben Mehdî’yim” Demeyecek, Ancak Îman Ve Ferasetle, Verdiği Hizmetler Ve Eserlerine Bakılarak Mehdî Olduğu Anlaşılacaktır. İnsanın, Hizmetleri Ve Eserleri Sebebiyle Lâyık Gördüğü Bir Kimseye Mehdî Deme Hakkı Olabileceği Gibi, Kendine Göre Haklı Gerekçelerle Mehdî Kabul Etmemesinde De Dinen Bir Sakınca Yoktur.
Bediüzzaman Mehdîliği Kabullenmiş midir?
Birçok evliyanın müjdelediği, hayatındayken de birçok Nur Talebelerinin çeşitli vesilelerle dile getirdikleri mehdîlikle ilgili kanaatlerini Bediüzzaman niçin kabul etmemiş, niçin her şeyi şahs-ı mânevîye vermiştir?
Mehdî’nin, “Ben Mehdî’yim” diye ortaya çıkması, Mevdûdî’nin de belirttiği gibi sırr-ı imtihana ters düşer. O, “Ben Mehdî’yim” demeyecek, ancak îman ve ferasetle, verdiği hizmetler ve eserlerine bakılarak Mehdî olduğu anlaşılacaktır.
İnsanın, hizmetleri ve eserleri sebebiyle lâyık gördüğü bir kimseye Mehdî deme hakkı olabileceği gibi, kendine göre haklı gerekçelerle Mehdî kabul etmemesinde de dinen bir sakınca yoktur. Çünkü bu, peygambere îman veya inkâr gibi îmanî bir mesele değildir. Peygamber peygamberliğini ilân etmek mecburiyetindeyken, Mehdî mehdiliğini ilâna mecbur, hatta memur değildir. O üstlendiği vazifeyi hakkıyla yapmak, insanları irşad etmekle görevlidir.
Kaynak: http://www.bediuzzamansaidnursi.org/merakedilenler/bediuezzaman-hazretleri-mehdi-mi