I – Kabak Hikayesi: Hizmetçi Ve Eşek Arasında Geçen Aşk: Kabak Hikayesinde Hizmetçi Kadın, Ev Sahibinin Eşeğiyle Cinsel İlişkiye Girer. Bunu Yaparken De Eşeğin Aletinin Hepsi Vajinaya Girmesin Diye Kabağı Ortadan Delip Eşeğin Aletine Takar. Böylece Eşek İle Kendisini Tatmin Eder
Bu hikaye Mesnevi’de şöyle anlatılır.
”O hilebaz halayığın bir kabağı vardı. Eşek kendisine ölçülü yaklaşsın diye kabağı eşeğin aletine takardı. Yakınlaşma zamanında aletin yarısı girsin diye bu işi yapmaktaydı. Çünkü eşeğin aleti tamamı ile girse rahmi de parçalanırdı damarları da. (1340) Onda hiçbir illet görünmedi kimse bunun iç yüzünü haber veremedi. Halayığın efendisi “Kadın” bu işin aslını adamakıllı araştırmaya başladı. Eşeğin haline dikkat edip dururken bir de ne görsün? O halayık eşeğin altına yatmıyor mu? Bunu kapının yarığından gördü bu hale pek şaştı. (1345) Eşek erkekler dişilerine nasıl yakınlaşırsa aynen onun gibi halayığa yakınlaşmış işini becermekteydi. (1350) Sustu, halayığa hiçbir şey söylemedi. Bu işe tamah ettiği için işi gizledi. Halayık bütün fesat aletlerini gizleyip kapıyı açtı. Yüzünü ekşitip gözlerini yaşartarak, dudaklarını oynatmaya başladı, güya oruçluyum demek istiyordu. Eline sapı yıpranmış bir süpürge aldı develerin yatması için ahırı süpürüyor göründü. Elinde süpürge kapıyı açınca kadın; ‘dudak altından seni usta seni dedi’. (1355) Yüzünü ekşittin, eline süpürgeyi aldın iyi. Fakat yemeden içmeden kesilmiş eşeğin hali ne? İşi yarıda kalmış öfkeli aleti oynayıp durmada. Gözleri kapıda seni beklemede. Bunu dudağı altından söyledi, halayıktan gizledi. Kadın anlamamış görünüp, dedi ki: “Tez çarşafını başına al. Filan eve git benden selam söyle. Şunu söyle; ‘böyle yap şöyle et’.” (1380) Kadın kapıyı kapadı, sevine sevine eşeği kendisine çekti cezasını da tattı ya! Eşeği çeke çeke ahırın ortasına getirdi. O erkek eşeğin altına yattı. O kadın da muradına ermek üzere halayığın yattığını gördüğü sekiye yatmıştı. (1385) Eşek ayağını kaldırıp aletini daldırdı. Eşeğin aletinden kadının içine bir ateştir düştü. Alışmış eşek kadına abandı, aletini ta hayalarına kadar sokar sokmaz kadın da geberdi. Eşeğin aletinin hızından ciğeri parçalandı damarları koptu, birbirinden ayrıldı. Soluk bile alamadan derhal can verdi. Seki bir yana düştü o bir yana. Ahırın içi kanla doldu, kadın baş aşağı yıkıldı öldü. Kötü bir ölüm kadının canını aldı.
Kaynak: Mesnevi-Cilt 5 1335-1420. Beyitler s.112-118
II – Kadın Kılığında Camiye Giren Adam: Mesnevide Yeralan Bu Hikayede Kadınlar Meclisine Giren Cuha İsminde Bir Adam, Hutbe Okuyan Kadının Etek Kılları Hakkındaki Sohbeti Üzerine ”Benim Cinsel Bölgemdeki Kılların Uzunluğu Normal Mi? Bakıver” Diyerek Yanındaki Kadına Penisini Elletmiştir.
3325. Sözü kuvvetli cerbezesi yerinde bir vazeden vardı. Mimbere çıkmış vaız ediyordu. Kadın erkek herkes mimberin dibine toplanmıştı. Cuha da bir çarşaf giyip yüzünü örttü kadınlar arasına karıştı.Kimse onu tanımıyordu. Bir kadın vaız edene gizlice sordu:Kasıktaki kıllar namazın bozulmasına sebep olur mu? Vaiz dedi ki: Uzun olursa namaz mekruh olur. Ya hamam otuyla ya ustra ile traş etmen lazım ki namazın tamam olsun kabul edilsin. 3330. Kadın: Ne kadar uzun olursa namazın kabul olmaz dedi. Vaız eden dedi ki:Bir arpa boyu uzun olursa traş etmek farzdır. Cuha hemen kız kardeş dedi bak bakalım benim kasığımın kılı o kadar olmuş mu? Tanrı rızası için elini uzat da bir yokla. Bakalım mekruh olacak kadar uzamış mı? Yanındaki kadın Cuhanın şalvarına el atar atmaz eline aleti geldi. 3335. Derhal şiddetli bir nara attı.Hoca sözüm gönlüne tesir etti dedi. Cuha dedi ki: Hayır gönlüne tesir etmedi eline tesir etti.A akıllı adam gönlüne tesir etseydi vay haline!
Kaynak: Mesnevi Cilt 5 3325-3330. Beyitler s.272-273
III – Adamın Tüğsüz Oğlanla Cinsel İlişkiye Girmesi: Bu Hikayede İri Yarı Bir Adam, Oğlanı Yakalayıp Kendisine Tecavüz Ettiriyor. Eşcinsel Adam Tüğsüz Oğlana İbne Olduğunu Söylüyor.
3155. Bir iri adam bir oğlanı ele geçirdi. Bu adam bana kast eder diye çocuğun yüzü sarardı. Adam dedi ki “ Güzelim emin ol.. sen benim üstüme bineceksin. Ben korkunç görünsem de aldırış etme bil ki ben bir ibneyim. Deveye biner gibi bin üstüme sür” İnsanların suretleriyle mânaları da işte böyledir. Dışardan adam görünürler içerden melûn Şeytan! Ey Âd gibi ipiri adam sen rüzgârın tesiriyle dalın vurduğu davula benziyorsun.
Kaynak: Mesnevi Cilt 2 3155-3160. Beyitler s.137-138
IV – Kızın Yatak Odası Zevklerini Babasına Anlatması: Bu Hikayede Bir Baba Kızını Fakir Adama Veriyor. Bu Yüzden Ondan Çocuk Sahibi Olmasını İstemiyor Ve Kızını Sürekli Tembihliyor. Bir Gün Kız Hamile Kalıyor Ve Babası Onu Azarlıyor. Kız Da Kocasıyla Aynı Yatakta Olduğu Halde Nasıl Sakınabileceğini Soruyor. Babası: “Meni Geleceği Zaman Kendini Çekseydin” Deyince Kız Şöyle Diyor: Meni Geldiğini Nerden Bileceğim?” Babası: ”Adamın Gözleri Süzülünce Anlarsın.” Kız: ”Onun Gözlerine Bakamadan Ben Zaten Kör Oluyorum.” Diyor. Ve Babasına Cinsel İlişkiden Nasıl Zevk Aldığını Anlatıyor
3716. Zengin bir adam vardı. Bu adamın da zühre yanaklı ay yüzlü gümüş bedenli bir kızıvardı.Kız kendini bildi babası onu kocaya verdi. Fakat kocası kızın dengi değildi. Kavun karpuz oldu sulandı mı yarmazsan telef olur gider. Babası da kızın baştan çıkmasından korktu da onun için onu dengi olmayan birisine verdi. 3720. Kızına dedi ki: Kendini kocandan koru sakın gebe kalma. Ne yapayım? Bu yoksula seni vermek zorunda kaldım. Bu adamı garip say garipte vefa olmaz. Ansızın her şeyi bırakır kaçıp gider. Çocuğu başına dert olur kalır. Kız dedi ki: Babacığım dediğini tutarım öğüdün pek doğru kabulüm. Babası her iki üç günde bir kere kızına aman ha sakın diye öğüt veriyordu. 3725. Derken kız birdenbire gebe kalıverdi; ikisi de gençti. Kız bunu babasından gizledi. Çocuk karnında beş yahut altı aylık oldu. Artık iyiden iyiye belli oldu. Babası dedi ki: Bu ne? Ben sana ondan kendini koru demedim mi? Öğütlerim yelmiydi ki hiç sana tesir etmedi? Kız baba dedi nasıl tahammül edeyim? Erkekle kadın şüphe yok ki ateşle pamuk. 3730. Pamuk ateşten nasıl çekinebilir? Yahut da ateş nasıl olur da pamuğu yakmaz çekinir? Babası dedi ki: A kızım ben sana onun yanına gitme demedim. Yalnız menisinden kendini koru dedim. Tam zevk anında onun beli gelirken kendini çekmeliydin. Kız peki beli ne vakit gelecek ben ne bileyim? Bu pek gizli bir şey anlaşılmaz ki dedi. Babası gözleri süzüldü mü anla ki beli geliyor deyince 3735. Kız dedi: Onun gözü süzülünceye kadar benim bu iki gözüm de kör oluyor a baba! Her bayağı akıl hırs ve öfke zamanı yerinde durmaz ki!
Kaynak: Mesnevi Cilt 5 3716-3736. Beyitler s. 302-304
V – Mesnevi’de Bir İki Hikâyede Kadının Hislerine Mağlup Oluşunu, Mübalağalı Bir Şekilde Tasvir Edişi, Ne Yazık Ki Mevlânâ’yı Küçük Düşürmek İsteyen, Art Düsünceli Bazıları Tarafından Tenkit Edilmiştir. Mevlânâ’nın Anlaşılması İçin Onun Yaşadıklarına En Azından Benzer Duygu Ve Vecdlerin Yaşanması Gerekir. Bu Anlamda Mevlânâ Gibi Hissetmeden Mevlânâ’yı Gerçekten Anlayabilmek Mümkün Olamaz
Mesnevi’de bu ahlak dışı tabir-i câizse erotik hikâyelerin bulunmasını bir bayan akademisyen de şöyle savunuyor: “Mesnevi’de bir iki hikâyede kadının hislerine mağlup oluşunu, mübalağalı bir şekilde tasvir edişi, ne yazık ki Mevlânâ’yı küçük düşürmek isteyen, art düsünceli bazıları tarafından tenkit edilmiştir. Mevlânâ’nın anlaşılması için onun yaşadıklarına en azından benzer duygu ve vecdlerin yaşanması gerekir. Bu anlamda Mevlânâ gibi hissetmeden Mevlânâ’yı gerçekten anlayabilmek mümkün olamaz. Nitekim Ali Nihat Tarlan’ın tespitleri bunu destekler mahiyettedir: “Mevlânâ anlatılmaz, çünkü anlaşılmaz. O sadece mümkün olduğu derece duyulur. Onu anlatmaya çabalayanlar derece derece onun dış çizgilerine yanaşabilenlerdir.” [6]
Kaynak: Tülay Tokmak, Mevlânâ Düşüncesinde Kadın, Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sivas, 2006
Kaynak: Bu yazı Genç Birikim Dergisinin Ağustos 2014 Sayısında Yayımlanmıştır.
Kaynak: www.muhammedimamoglu.com
Kaynak: http://www.gencbirikim.net/hangi-mevlana-gercek-mevlana-3/