I – Resulullah Mübarek Elleriyle Bana Bir İrşad Belgesi Yazdı Ve Şöyle Buyurdu: ”Böyle Bir Belgeyi Senden Önce Hiç Kimseye Yazmadım. ”Sen Kelam İlminde Müctehid Olanlardansın. Allah Teala Kıyamet Gününde Senin Şefaatinle Binlerce Kişiye Mağfiret Edecek
II – Yine Ramazan-ı Şerifin Son On Gününde Buyurdu Ki: “Bu Gün Son Derece Güzel Bir Hâl Zahir Oldu. Yatağımda Uzanmış Yatıyordum. Gözlerimi Kapamıştım. Yatağımın Üzerine Bir Başkasının Gelip Oturduğunu Hissettim Bir De Ne Göreyim Evvelkilerin Ve Sonrakilerin Seyyidi, Efendisi Peygamberimizdir (s.a.v.). Buyurdu Ki: “Senin İçin İcazet Yazmağa Geldim. Hiç Kimseye Böyle Bir İcazet Yazmadım.” Gördüm ki, O İcazetnamenin Metninde Bu Dünyâya Ait Büyük Lütuflar Yazılı İdi. Arkasında Da Öbür Dünyaya Ait, Çok İnayetler Yazmışlardı
(Bilgi) İrşad Kavramı; Kur’an’da Rüşd, Reşad, Râşid, Reşîd Ve Mürşid Şeklindeki Türevleriyle Geçmektedir. İrşat: İnsanlara Hak Yolu Göstermek, Dünya Ve Âhiretle İlgili Zarar Ve Yararları Anlatmaktır. İrşat Kelimesi, Maddi Mânâda Da “Yol Gösterme” Anlamında Kullanılması Mümkün Olmakla Beraber, Asıl Kullanılışı, Aklî-Manevî Yolu Göstermek İçindir
.
I – Resulullah Mübarek Elleriyle Bana Bir İrşad Belgesi Yazdı Ve Şöyle Buyurdu: ”Böyle Bir Belgeyi Senden Önce Hiç Kimseye Yazmadım. ”Sen Kelam İlminde Müctehid Olanlardansın. Allah Teala Kıyamet Gününde Senin Şefaatinle Binlerce Kişiye Mağfiret Edecek
İmam Rabbani, Resulullah’ın kendisine şöyle bir müjde verdiğini anlatıyor: ”Sen kelam ilminde müctehid olanlardansın. Allah teala kıyamet gününde senin şefaatinle binlerce kişiye mağfiret edecek.” Resulullah mübarek elleriyle bana bir irşad belgesi yazdı ve şöyle buyurdu: ”Böyle bir belgeyi senden önce hiç kimseye yazmadım.”
Kaynak: Abdulmecid hani, hadaikul verdiyye- nakşi şeyhleri, sayfa 643
.
II – Yine Ramazan-ı Şerifin Son On Gününde Buyurdu Ki: “Bu Gün Son Derece Güzel Bir Hâl Zahir Oldu. Yatağımda Uzanmış Yatıyordum. Gözlerimi Kapamıştım. Yatağımın Üzerine Bir Başkasının Gelip Oturduğunu Hissettim Bir De Ne Göreyim Evvelkilerin Ve Sonrakilerin Seyyidi, Efendisi Peygamberimizdir (s.a.v.). Buyurdu Ki: “Senin İçin İcazet Yazmağa Geldim. Hiç Kimseye Böyle Bir İcazet Yazmadım.” Gördüm ki, O İcazetnamenin Metninde Bu Dünyâya Ait Büyük Lütuflar Yazılı İdi. Arkasında Da Öbür Dünyaya Ait, Çok İnayetler Yazmışlardı
Yine Ramazan-ı şerifin son on gününde buyurdu ki: “Bu gün son derece güzel bir hâl zahir oldu. Yatağımda uzanmış yatıyordum. Gözlerimi kapamıştım. Yatağımın üzerine bir başkasının gelip oturduğunu hissettim bir de ne göreyim evvelkilerin ve sonrakilerin seyyidi, efendisi Peygamberimizdir (s.a.v.). Buyurdu ki: ” Senin için icazet yazmağa geldim.Hiç kimseye böyle bir icazet yazmadım.” Gördüm ki , o icazetnamenin metninde bu dünyâya ait büyük lütuflar yazılı idi. Arkasında da öbür dünyaya ait, çok inayetler yazmışlardı.” İmam-ı Rabbani hazretleri bu hususu “Mektubat” ının 3. cilt 106. mektubunda uzun bildirmektedir.
Kaynak: İslam Alimleri Ansiklopedisi c. 15, Türkiye Gazetesi, İhlas Gazetecilik, İstanbul (S.236-237)
Kaynak: http://ihvanforum.org/127694-rabbaninin-mektubatinda-sapkin-inanislar.html
.
(Bilgi) İrşad Kavramı; Kur’an’da Rüşd, Reşad, Râşid, Reşîd Ve Mürşid Şeklindeki Türevleriyle Geçmektedir. İrşat: İnsanlara Hak Yolu Göstermek, Dünya Ve Âhiretle İlgili Zarar Ve Yararları Anlatmaktır. İrşat Kelimesi, Maddi Mânâda Da “Yol Gösterme” Anlamında Kullanılması Mümkün Olmakla Beraber, Asıl Kullanılışı, Aklî-Manevî Yolu Göstermek İçindir
-İrşad kavramı; Kur’an’da rüşd, reşad, râşid, reşîd ve mürşid şeklindeki türevleriyle geçmektedir. İrşat: İnsanlara hak yolu göstermek, dünya ve âhiretle ilgili zarar ve yararları anlatmaktır. Fert ve cemiyet olarak insanlığın yararına olan faydalı ve hayırlı yola “rüşd”, bu doğru yolu kendi şahsında benimseyip gösterenlere “reşîd”, “râşid”; onu başkasına gösterip benimsetmeye çalışan kimseye de “mürşit” adı verilir.
İrşat kelimesi, maddi mânâda da “yol gösterme” anlamında kullanılması mümkün olmakla beraber, asıl kullanılışı, aklî-manevî yolu göstermek içindir. Dolayısıyla irşat, din terminolojisinde hidâyet kavramı ile eş anlamlı olarak kullanılmıştır. Ancak “hidâyet” kavramı genellikle Allah’a nispet edildiği halde, “irşat” kavramı insana da nispet edilmektedir.
Kaynak: https://sorularlaislamiyet.com/teblig-irs-emri-bilmaruf-arasindaki-fark-nedir